Anasayfa > Asayiş  >  Kocaeli Kartepe’de Otizmli Çocuğa Markette Şiddet Kamerada! Uzmanlar Uyarıyor: Şiddet Kalıcı Travma Yaratıyor

Kocaeli Kartepe’de Otizmli Çocuğa Markette Şiddet Kamerada! Uzmanlar Uyarıyor: Şiddet Kalıcı Travma Yaratıyor



Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde vicdanları yaralayan bir olay yaşandı. Bir markette otizmli olabileceği değerlendirilen küçük bir çocuğun darp edildiği anlar güvenlik kameralarına yansırken, uzmanlar bu tür şiddetin çocuklar üzerindeki yıkıcı etkileri konusunda önemli uyarılarda bulundu.

MARKETTE DEHŞET ANLARI KAMERADA

Olay, Kartepe’deki bir markette meydana geldi. Yanındaki iki çocukla birlikte markete giren bir şahıs, reyonların arasında bir çocuğun elini tutarken, yanındaki diğer kız çocuğuna aniden tekme attı. Şiddet karşısında korkarak kasaya doğru kaçan küçük kızın peşinden giden şahıs, burada da çocuğa tekme ve tokat atmaya devam etti. Yaşanan bu korku dolu anlar marketin güvenlik kameralarına saniye saniye yansıdı. Mağdur çocuğun otizmli olabileceği ihtimali üzerinde durulurken, bu travmatik olayın çocuklar üzerindeki kalıcı etkileri uzmanlar tarafından bir kez daha gündeme getirildi.

UZMANINDAN KRİTİK UYARILAR

Ebeveynlerin çocuklara yönelik tutumlarını değerlendiren Psikolog Elif Gül, toplum içinde uygulanan sert müdahalelerin çocuklar üzerinde derin ve uzun vadeli zararlar bıraktığını ifade etti. Gül, bu tür davranışların çocuklarda değersizlik hissi, özgüven kaybı ve iletişim kopukluğuna yol açabileceğini, ilerleyen süreçte ise daha ciddi psikolojik sorunlara zemin hazırlayabileceğini belirtti. Çocukların gördüklerini model alarak büyüdüğünü ve şiddetin bu yolla nesilden nesile aktarılabileceğini vurgulayan Gül, disiplinin ceza ve korku yerine sevgi, tutarlılık ve rehberlikle sağlanması gerektiğinin altını çizerek, ebeveynlere daha bilinçli bir yaklaşım çağrısında bulundu.

“ÇOCUKLARIMIZA SÖYLEDİĞİMİZDEN ÇOK YAPTIĞIMIZLA ÖRNEK OLUYORUZ”

Psikolog Elif Gül, çocukların ebeveynlerinin sözlerinden çok davranışlarından etkilendiğini belirterek şunları söyledi: “Çocuklarımıza daha çok onlara söylediklerimizden ziyade yaptığımız davranışlarla örnek oluyoruz. Bu yüzden öğütlerden ziyade davranışlarımızla disiplin sağlayabiliriz. Bizim bu ebeveynlik dediğimiz aslında bir rehberliktir, onlara yol göstermek noktasında kıymetlidir. Öncelikle çocuklarımızın birer birey olduklarını kabul etmemiz gerekiyor. Genel olarak toplumda oluşan bir yanlış durum var; disiplini ceza olarak vermek noktasında bazı hatalar yapılabiliyor. Bizim burada amacımız çocukları korkutmak değil, onlara rehberlik etmek, yol göstermek ve örnek olmak. Çocuklarımıza disiplini cezayla ya da şiddetle verdiğimiz zaman aslında onları korkutarak daha da uzaklaştırıyoruz.”

“ÖZEL ÇOCUKLARDA DAHA DERİN İZ BIRAKIYOR”

Şiddetin özel ihtiyaç sahibi çocuklarda çok daha derin izler bıraktığını vurgulayan Gül, konuya ilişkin şöyle konuştu: “Özellikle özel ihtiyaçlı çocuklarımızda bu daha derin izler bırakabiliyor. Onlar çünkü kendilerini ifade etmekte zaten zorluk yaşıyorlar. Bir şiddete maruz kaldığı zaman, bir cezaya maruz kaldığı zaman biz onları daha da bastırıyoruz, daha da öfkelendiriyoruz; bu da gelişimlerini geriletmiş oluyor. Özel çocuklarda baskı, normal çocuklara göre daha derin izler bırakabiliyor. Çünkü onlar kendilerini ifade edemiyorlar. Bizim şiddetimiz ve baskımız onları bireysel olarak köreltiyor; değersiz hissediyorlar, özgüvenleri düşüyor. Bu da gelişimlerinin geriye gitmesine sebep olabiliyor.”

“ŞİDDET GÖREN ÇOCUK BUNU ÖĞRENİR”

Çocuklar üzerinde oluşan travmaların uzun vadeli etkilerine de değinen Psikolog Elif Gül, şu bilgileri paylaştı: “Çocuğumuza öğreteceğimiz şeyi davranışlarımızla öğrettiğimiz için onlar da bu şekilde davranmayı öğrenecekler. Yarın öbür gün toplumda suça meyilli çocuklarla karşılaşabiliyoruz; bunlar zaten zamanında ebeveynleri tarafından öğrenerek bu noktalara gelmiş örnekler. İlerleyen süreçte depresyon, madde kullanımına yönelme gibi durumlarla kendini gösterme çabalarına girebiliyorlar. Çocuklarımızla iletişimimizde göz teması kurarak, neler anladığını ve neler hissettiğini sorarak yaklaşmak onların kendini değerli hissetmesini sağlar. Davranışlarımızda ve sözlerimizde tutarlı, net sınırlar olduğu zaman çocuğun sağlıklı gelişimini desteklemiş oluyoruz. Önemli olan çocuğumuzun korktuğu değil, güvendiği ebeveynler olmak. Biz çocuklarımızın birer birey olduğunu unutmamalıyız. Davranışlarımızla örnek olarak onları geleceğe hazırlamamız gerekiyor. Onları korkutarak değil, rehberlik ederek bu süreci yönetmemiz çok daha kıymetli.”


Sıradaki Habere Kaydır