“2023’e kadar ne yapıp edip tapuyu alın!”
Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz ile Gebze Yavuz Selim ve Hürriyet Mahallelerinde yıllardır süre gelen tapu sorunu ile ilgili özel bir röportaj gerçekleştirdik. Yavuz Selim ve Hürriyet Mahallelerinde tapu sorunu olmadığını söyleyen Büyükgöz, “Kanuni haklarını kaybetmek istemeyenler ne yapıp edip, 2023’e kadar tapusunu alsın.” dedi.
Gebze Yavuz Selim ve Hürriyet Mahalleleri’nde yaşanan tapu sorunu ile ilgili bilgi kirliliğine, Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, gazetemiz aracılığıyla son verdi. Gazete Gebze’ye çok özel açıklamalarda bulunan Başkan Büyükgöz, “ Gebze Yavuz Selim ve Hürriyet Mahallelerinde tapu sorunu kalmamıştır” dedi.
TAPU SORUNU BULUNMUYOR
Başkan Büyükgöz, gazetemize yaptığı açıklamalarda şu ifadelere yer verdi:
“Özünde Yavuz Selim ve Hürriyet Mahallelerinde tapu sorunu var mı? diye bir soru soralım. Sorun olması için, olayların işlemlerin yürümüyor olması lazım. Yürümeyen bir yerde sorun vardır. İlerlemeyen bir işte sorun vardır. Dolayısı ile Yavuz Selim Hürriyet Mahallesinde tapu sorunu yoktur. Nasıl oluyor diyeceksiniz. Müracaat eden vatandaşlarımız eğer tapu tahsis belgesi varsa, tamamını yatırmışsa, hiç bedel ödemeden alım satım harçları hariç bedel ödemeden tapusunu alıyor. Eksik yatırmış olanlar, eksik yatırdıkları kısımları tamamladıktan sonra alıyor. Hiç yatırmamış olanlar tamamını yatırıp alıyor. Bir kısmı peşin yatırıyor alıyor, bir kısmı taksitli yatırıyor ve borç bitince de alıyor. Dolayısı ile sorun yoktur.
MÜRACAAT EDEN TAPUSUNU ALABİLİYOR
Vatandaş müracaat ettiği takdirde, kendi durumuna göre şartlarını belirledikten sonra her vatandaşımız tapusunu alabiliyor. Tapusu alınabilen yerde sorun yok demektir. Şu ana kadar da sorunun en bariz örneği olarak da rakamlar önümüzde.18 aydır görevdeyiz. Göreve geldiğimizde bu mahallede bir tane tapu verilmiş bir gerçek yoktu. Tapu verilme sorunu vardı. Bizden önce tapu sorunu vardı. Çünkü verilemiyordu. Çünkü hukuki ve diğer nedenlerden dolayı verilemez durumdaydı. Biz çok yoğun bir diplomasi, yoğun bir girişimlerden sonra tapu verilebilir hale getirdik ve vermeye başladık.
YÜZDE 52’LİK KISIM TAPU BAŞVURUSU YAPTI
Şu anda bu alan içerisinde 3300 tane kadastro parseli var, işlem gören nitelikte. Bunlarında bugün itibariyle 1670 civarında vatandaşımız müracaat etmiş, işlemleri yürüyor, tapusunu almış, encümenden geçmiş, meclisten geçmiş yani bir işlem trafiği devam ediyor. Hatta geçtiğimiz cuma günü itibariyle 255 vatandaşımız bizzat bedelini ödeyerek, tapusunu almış ve cebine koymuş. Yani şu anda orada 255 tane vatandaşımız ki aşağı yukarı % 10 civarında kişi tapusuna kavuşmuş durumda. Burada işlem başlatıp işlemleri yürütenlerin oranı %52. Yani her 100 vatandaştan 52 tanesi işlemlerini başlatmış ve yürütüyor. Bir kısmı meclisten geçmiş, bir kısmı geçmeyi bekliyor, bir kısmı ön evrak incelemesinde, bir kısmı encümenden geçmiş, bir kısmı encümeni bekliyor, bir kısmı sözleşme aşamasında, bir kısmı da ödemesini taksitli modelle yapmış, taksitlerinin bitmesini bekliyor. Dolayısı ile burada sorun yok, sistem işliyor. 18 ay içerisinde takdir edersiniz ki böyle büyük devasa bir konunun %52 oranında çözülmüş olması demektir.
TAPU VERMEYE BAŞLADIĞIMIZA ZOR İNANDILAR
Burada yaşayanlar 35 yılın handikaplarından sonra tapu almaya başladılar ve başlangıçta da biraz zor inandılar. ‘’Tapu alabiliyor muyuz? Gerçekten alabiliyor muyuz?’’ diye sorular sormaya başladılar. Hatta bir vatandaşımız bana sordu; “Tapuyu nerden alacağım? “ diye. Dedim ki ‘’bakkaldan almayacaksın tapuyu gideceksin tapu dairesinden alacaksın’’ dedim. ‘’Sahte tapu değil dimi?’’ diyor. ‘’Gerçek tapu dimi?’’ diyor.
İNSANLARI ÇOK YORMUŞLAR
Bakın insanların kafasını beynini o kadar yormuşlar ve çarpıtmışlar ki vatandaş gidip tapu dairesinde tapu müdürünün elinden alacağı tapuya bile güvensizlikle bakıyor. Yaşanan tüm bu olumsuzluklara rağmen, vatandaşımız bize olan güvenini tazeledi ve geldi müracaat etti. Şu an itibariyle vatandaşlarımızın %52 si başvurmuş tapusunu alıyor.
DURUMDAN ÇIKAR SAĞLAYANLAR VAR
Uzun yıllar sorun olarak yaşanan bu meseleden bir kısım insanlar, değişik vesilelerle bazıları statü bazıları siyasi, bazıları ekonomik, değişik şekilde bu konudan menfaatlenmek isteyenler olabilir. Kimseyi zan altında bırakmak istemiyorum ama bir realite var. Bu sorun çözülmüş, parasını ödeyen vatandaşımız tapusunu alıyor. Böyle bir durum karşısında hala tapu verilmiyor, sorun var derseniz bunun arkasında başka bir niyet çıkar ortaya. Sorun çözüldükçe bakın %52’ lere gelmişiz, belki birkaç ay sonra bu % 60-70 lere çıkacak. Şimdi burada da bu mesele üzerinden menfaat sağlamak niyetiyle bu işin peşinde koşanlar var. Çember daraldıkça hırçınlaşıyorlar. Yani veriliyor denen şeye önce ne diyorlardı tapu vermiyorsunuz, verilmiyor diyorlardı. Vermeye başlayınca da bu defa da bakın bir buçuk sene önce, 18 ay önce vatandaşımız diyelim ki sözleşme yaparak alıyor, aynı sözleşme o günde yapılıyordu, o gün böyle bir sorundan bahsedilmiyordu. Ama şimdi ne diyor, vatandaşa sözleşmenin ıslak imzalı suretini vermiyorsunuz? Şimdi dönelim bu tarafa. Bunu en basit muhasebeci, mali müşavir de bilir. Hukuku bilen hukukçular da bilir. Diğer taraftan ticaretle uğraşan vatandaşlar da bilir ki, bedel içerikli her hangi bir sözleşme yapıldığı zaman asıl ıslak imzalı kaç suret varsa o kadar damga vergisi yatırılır.1 tane ıslak imzalı varsa 1 tane damga vergisi yatırılır.2 tane varsa 2, 3 tane varsa 3 damga vergisi yatırılması lazım. Yani hangi tarafların elinde bir ıslak imzalı varsa onun damga vergisini yatırması gerekir. Biz burada ne yapmışız, normal ıslak imzalı 1 suret imzalanıyor ve bununda damga vergisini belediye yatırıyor. Çünkü bizim elimizde kalıyor ama hukuki manada Türk Ticaret Kanunu’nda, sözleşmeler kanununda hiçbir şekilde problem olmayan bir durum var.
Ekstradan 1500 TL ile 2500 TL arasında bir bedel tutuyor, bunun damga vergisi miktara bağlı olarak. Bu bedeli ekstradan yatırmasın insanlar. Niye çift damga vergisi yatırsın, o düşünceyle o madde konmuştur sözleşmeye. Dolayısı ile burada sorun yok.
MECLİSTE PROVEKE AMAÇLI KONUŞULDU
Mecliste yaşanan olayla ilgili olarak, çok özür dilerim ama sözcü olarak seçtikleri vatandaş, İŞKUR’da çalışıp, FETÖ’den atılmış bir personel. Şimdi ben onu anlarım, içinde öfke vardır ama onunla beraber yürüyen siyasi partilerin temsilcileri var, onun arkasında yoldaş olarak, sırdaş olarak. Bu nasıl iştir yani. Bu adamın içinde belki öfke var belki başka bir şey var, ben onu da her şeye rağmen zan altında bırakmak istemiyorum. Ama çıkışı bir normal vatandaş çıkışı değil, tutumu normal vatandaş tutumu değil, meclis salonunda normal sivil vatandaşın söz alıp konuşma hakkı yok, meclis üyelerinin konuşma hakkı var ama bizden söz alma gibi bir talepte de bulunmadı. Kalkıp direkt provoke amaçlı bir konuşma başlattı. Susturma ricasında bulunduk ama dinlemeyip provoke şekilde konuşmasına devam etti. Daha sonra ben, madem bu kadar doluysa, varsın içini döksün dedim. Ama gördüm ki tek başına değildi. Bir ara döndü kendilerine akıl veren, bir siyasi partinin adayına avukat kimliği olan bir adayına böyle değil mi? diye sorular sormaya başlayınca onlarda deşifre olmuş oldu. Yani falanca işte böyle değil miydi?, böyle konuşmamış mıydık? diye ona sormaya başladı. Üsluptan da anlaşılıyor ki, burada organize bir işlem hazırlığı yapılmış oldu. Bize bir provokatör seçilmiş ve arka planda akıl vererek o konuşturuluyor. Biz bunu yaşamış olduk.
MÜLKİYET BEDELİ AFFI ÇIKMADI
Mülkiyet bedelleriyle alakalı af çıkmadı bugüne kadar. Mülkiyetin bedeline karşı af gelmiş olmaz, o zaman medeni kanuna tamamen aykırı bir işlem olur. Sonuçta bu mülkiyet hakkı anayasa içerisinde 5 tane temel haktan birisi. Bundan dolayı bir af çıkma söz konusu değil, anayasaya aykırı olacağından. Ama bu tür durumda olan 8-10 tane vatandaşımız var. Yani 3300 kişinin içerisinde bize başvuranlardan veya bir kısmı da başvurmamış gelmiş hesap ettirmiş gitmiş. 8-10 kişilik bir grup. Bunlarında her birinin farklı durumları var. Hikâyeler görünüşte birbirine benziyor gibi ama çok farklı durumlar var. Bir kısmı yarım yatırmış bir kısmı tam yatırmış bir kısmı da taksit düzeninde yatırmamış, diyelim ki, 2000 lira taksiti varken 500 TL şimdi yatırmış, 1500 TL iki yıl sonra yatırmış.İşte böyle çok dağınık bir yapısı var. Bu durumdakileri arkadaşlar tepeden tırnağa süzüyorlar. Medeni kanundaki işlem tarifine göre de bir şey çıkıyor. Orada da bir başka realite daha var. Hukuki durumlar var. Yine biz vatandaşa iyi niyetleri hukukun inisiyatif kullanılan niteliğini uyguluyoruz. Vatandaşa biz yine yüzde 80 oranla inisiyatif kullanıyoruz. Biz bunları belki bundan sonra olmazsa vatandaşa tane tane anlatacağız. Normal şartlarda bir vatandaşa yine inisiyatif kullanılıyor.Örnek veriyorum, 30 bin lira fark çıkarılıyor dense de eğer gerçekten hukukun bütün maddeleri çalıştırılmış olsa o vatandaşa 150 bin lira çıkar. Kanun açık tarifini koyuyor ve o kanuna göre de mevcutların yüzde 98’i uymuyor. Uymayınca da bizim arkadaşlar yine hani hiçbir işlem yapılmadı denmemesi adına bir işlem yapıyorlar. Vatandaşın en büyük ölçüde lehine olan maddeleri çalıştırıyorlar.
VATANDAŞIN LEHİNE BİR DURUM
Gebze’nin merkezde 22 tane mahallesi var.20 tane mahallesinde sistem şöyle çalışıyor. Siz bir bina parselinizin üzerinde eski binanızı yıkıp yenisini yapmak istediğiniz zaman önce geliyorsunuz belediyeden yıkım ruhsatı alıyorsunuz, binayı tahliye ediyorsunuz boşaltıyorsunuz, sağa sola kiracı olarak taşıyorsunuz, binayı yıkıyorsunuz. Ondan sonra ruhsat alıyorsunuz ve ruhsat aldıktan sonrada binayı başlıyorsunuz. Bitiriyorsunuz sonra sağda solda kiracılar durumda iken geriye taşınıyorsunuz. Biz burada pozitif bir ayrımcılık yapmış oluyoruz ve vatandaşlara bir şey tanıyoruz. Diyoruz ki ister bugün, ister yarın ne zaman inşaat yapmaya karar verdiysen gelirsin bize, kendi parselinde değil de yeşil alanda kaldı yolda kaldı camide okul yerinde kaldı. Yarıda kalan binan var. Önce kendi parselin üzerindeki inşaat ruhsatını al. Yık da gel demiyoruz. Sana 18 ay da inşaat yapma süresi hakkı veriyoruz. Bu arada da kendi evinde hiçbir yere kira mira ödemeden taşınmadan çile çekmeden otur. Bu evde inşaatı bitirdikten sonra oradan kendi evine taşın o binayı da yık diyoruz. Peki diğer bütün mahallelerde o eski binayı kim yıkıyor vatandaş kendi yıkıyor. Ya da anlaştığın müteahhit yıkıyor. Burada da aynı sistem ama büyük bir fark var arada. Diyoruz ki yıkma otur, inşaatını bitir sonra taşın ondan sonra da yık. Bu tamamen o vatandaş lehine.
İMAR KANUNUNDAKİ BÜTÜN HAKLAR MÜESSESTİR, DEĞİŞKENDİR.
Bunun ötesinde diyelim ki yeri yeşil alanda kaldı, devletinde çok çok acil orada okul yapması lazım. Bu defa devlet onun enkaz bedelini verir ve yıkar. Okul yerindeyse milli eğitim öder, yeşil alandaysa belediye öder. Kanun bu. Burada vatandaşın mağdur olmakla ilgili bir durumla karşı karşıya kalması söz konusu değil. Kaldı ki bırak Yavuz Selim Hürriyeti, Sultan Orhan’da Osman Yılmazda diyelim ki, devlet şuyulandırmadan hafif raylı metro geçireceğim, yer üstünden dedi, şu hatlar üzerindeki binaları komple yıkıyorum dedi. İzmit merkezde yaşamadık mı bir sürü bina yıkıldı. Peki şimdi genelde insanlara şöyle güzel söz söyleyerek, kafalarında bir ön şart oluşturuyorlar. Bu senin müktesep hakkın. Halbuki imar kanununda müktesep hak yoktur. İmar kanunundaki bütün haklar müessestir, değişkendir. Şimdi bu meselelerde iki tane tabaka var. Birisi medeni kanun birisi 3194 sayılı imar kanunu. Şimdi medeni kanundaki haklar mükteseptir. Yani müktesep olan vatandaşın imar kanununda müktesep hak yoktur. Devlet istediği zaman oradan yol geçirir, yeşil alan yapar. Hastane yapacağım der, okul yapacağım der. Orayı kamulaştırır bedelini öder ve yapar.
TAPUYU ALIP CEBİNİZE KOYUN
Dolayısıyla vatandaşa orada bazen de şu eleştiriyi yapıyorlar. Tarla tapusu veriyorlar diyorlar. Kardeşim medeni kanuna göre, vatandaşın elinde olan bir değeri veriyoruz. Bu tarihten sonra vatandaşa kimse dokunamaz. Değer itibariyle dokunamaz. Herhangi bir işlem yapmak istediğin zaman o vatandaşın değerini korumak zorundasın. Ben şu anda hani zalim yönetici olsa, oradaki birçok tapu tahsis belgesi olmayan vatandaşı 775 sayılı işgal maddesinden girer yıkar geçersin. Ama biz diyoruz ki tapunu al, cebine koy medeni kanuna göre değerini korur hale gel. İşte bu mukteseplik orada başlıyor. Vatandaşın değer hakkı mükteseptir. Medeni kanundan doğan hakları ama imar kanunundan doğan hakları müktesep değildir. Değişkendir, onun doğurduğu değer hakları mukteseptir. Dolayısı ile burada da vatandaş hiçbir şekilde zarar görmez. Tapusunu alır cebine koyar ondan sonrada değer hakkının muktesepliğine kavuşur.
2023’E KADAR TAPULARINI ALMALARI GEREKİYOR
Prensipler itibariyle hukuki bir konuyu teknik manada çözülebilir görülse dahi benim için önemli olan hukuki zeminidir. Yani bir konu hukuken çözülmüş bir noktaya gelmişse çözülmüştür yoksa hukuken çözülmüş noktaya gelmemişse teknik olarak dosyasını ne kadar hazırlarsanız hazırlayın benim için bitmiş iş anlamına gelmiyor. Burada şu anda yüzde yüz çözülmüş olan bir tapu sorunu var. Bedelini yatıran taksitini yatıran tapusunu alıyor. Tapu sorunu bitmiştir. Öyle bir sorun yok. Bir başka şeyi daha sizin aracılığınızla hatırlatayım vatandaşlarımıza ilk defa söylemiş olacağım. Kanunu hatırlatmış olacağım. Tapu tahsis belgesine dayalı olarak tapuya dönüştürme işlemlerinin kanunun öngördüğü süre 2017 de bitti. Devlet 2020 ye kadar uzatmıştı. Şimdi 2023 e kadar uzattı dolayısı ile bu vatandaşlarımızın ne yapıp ne edip 2023 e kadar bu tapularını almaları gerekiyor. Kanuni haklarını kaybetmemeleri için. Bunu, bana da sormasınlar gitsinler bir hukukçuya sorsunlar. Gitsinler defterdarlığa sorsunlar, gitsinler hukuku bilen hukukçulara sorsunlar.2023 yılına kadar vatandaşlarımızın burada tapularını almaları gerekiyor. Alamayan bütün haklarını kaybediyor. Tapu tahsise dayalı haklarını kaybediyor. Dolayısıyla normal sıfırdan bir vatandaşmış gibi almakla karşı karşıya kalır.
2021’DE EKSİK KALAN YERLERE DOĞALGAZ GELECEK
Seçim döneminde de erkeklerin talebi tapu, bayanların talebi doğalgazdı. Erkek kardeşlerimizin meramını çözdük ve devam ediyor. Bayan kardeşlerimiz için de, normal şartlarda benim 2020 ile ilgili kesin bir sözüm yoktu. Ama size sürpriz yapmak için gayret ve çaba göstereceğim demiştim. Ve nihayetinde de 2020 yılında sürpriz bir şekilde sahaya inildi, şu anda her iki mahallemizde 13 km’lik bir hat döşendi. Bunu söylerken de çok açık cümlelerle ifade ettik. Dedik ki biz şu anda birinci kuşak çelik hattı yatırımını yaptıracağız, bu hat üzerinden besleyebileceğimiz kılcal damarları besleyeceğiz. İkinci kuşak çelik hattının döşenmesi işi 2021 yılında yapılacak ve hala sözümüz geçerli, biz her ortamda da o ikinci kuşağın içerisinde olan hemşerilerimize tekraren hatırlatıyoruz. Benim tamamını 2020 de yapacağım diye bir sözüm yok ki, 2020 de gaz getireceğime dair de sözüm yok. Ama sürpriz yapmak için gayret göstereceğime dair sözüm var ve onu da gerçekleştirdim. Geriye kalan bölümde de 2021 çelik hattı ve diğer ara hatları döşenmiş olacak.2021 sezonunda inşallah çok çok ekonomik çalkantılar yaşanmazsa, 2021 de bu mahallelerimizin eksik kalan kısımları da döşenmiş olacak.
HALK MECLİSLERİ VE BULUŞMALARI TEKRAR BAŞLAYACAK
Seçimlerden sonra hızlı ve düzenli bir şekilde her mahallede halk meclisleri yapıyorduk. Pandemi dönemine kadar hiç aksatmadan bunu yaptık ve her mahallede halk meclislerini periyodik olarak yaptığımız gibi her Çarşamba günü de halk buluşmaları yapıyorduk. Tabi pandemi nedeniyle buna ara verdik. Şu anda geldiğimiz noktada yeniden bu kararımızı gözden geçirdik, inşallah önümüzdeki süreçte fazla bir zaman kaybetmeden mahallelerdeki halk meclislerini yeniden başlatacağız. Pandemi kurallarına uygun bir şekilde yapmak kaydıyla ve keza halk buluşmalarımızı da yine her Çarşamba olacak şekilde başlatacağız. Bizim her Cuma da esnaf ziyaretimiz oluyordu. Ben bunu şu anda da periyodik olarak yapıyorum. Pandemiden kaynaklı bir takım sıkıntılar olunca bu dönemler de ara veriyorum ama önümüzdeki günlerde yine halk meclislerini halk buluşmalarını başlatacağız. Bu serzenişlerde dolayısı ile bitmiş olacak. Ben vatandaşın içinden uzak kalmayı doğru bulmayan bir insanım. Bu yüzden halk meclislerini ve halk buluşmalarını yeniden hayata geçireceğiz.”