ESTONYADAN BELGESEL TADINDA CANLI YAYIN
Baltık ülkeleri Türk – islam medeniyeti tarihinde çok önemlidir Baltık ülkelerinden ilk Türk göçü Bu günkü Tataristan bölgesinden İdil bolgar Türkleri tarafından 1200 lü yıllarda gerçekleşmiştir
922 tarihinde Abbasiler döneminde İslamiyet’i kabul eden İdil bolgar krallığı 1200 lü yıllarda Cengizin oğlu tarafından yıkılıp işgal edilmiş İdil bolgar Türkleri akınlar halinde Baltık ülkeleri Estonya Letonya Litvanya ve Finlandiya’ya sığınmışlar ve 800 yıl önce bu ülkelere sığınmışlar
Gazeteci ve belgeselci olarak baltık bu i üç lekelerde daha önce çektiğim belgeselle sizleri baş başa bırakıyoruz
https://www.youtube.com/watch?v=5hZ3DMPmCPc
BALTIK ÜLKESİ ESTONYADAN CANLI YAYIN
https://www.facebook.com/share/vwY13wM/?mibextid=wwXIfr
Baltıkların Sessiz Tanığı: Estonya’da Türk İzleri
https://www.facebook.com/share/c8pyiX/?mibextid=wwXIfr
Baltık Denizi’nin kuzey kıyısında yer alan Estonya, ilk bakışta sessiz, sakin ve modern bir Avrupa ülkesi olarak görülür. Oysa bu topraklar, Vikinglerden Töton Şövalyelerine, İsveç Krallığı’ndan Rus İmparatorluğu’na kadar pek çok medeniyetin izlerini taşımaktadır. Bugün dijital devlet uygulamalarıyla dünyanın en gelişmiş ülkelerinden biri olarak gösterilen Estonya’nın geçmişi ise savaşların, göçlerin ve kültürlerin buluştuğu uzun bir tarih yolculuğudur.
Bir belgeselci olarak Tallinn sokaklarında yürürken insan, sadece Orta Çağ surlarını değil, aynı zamanda Baltık tarihinin derin katmanlarını da hisseder. Dar taş sokaklar, eski kiliseler ve liman şehirleri, asırların sessiz tanıklarıdır.
Estonya, tarih boyunca Livonya adı verilen bölgenin önemli bir parçasıydı. XIII. yüzyılda Alman şövalyelerinin hâkimiyetine giren ülke, daha sonra Danimarka, İsveç ve Rusya arasında el değiştirdi. Nihayet 1918 yılında bağımsızlığını ilan etti. Ancak II. Dünya Savaşı sırasında Sovyetler Birliği ve Almanya’nın işgallerini yaşadı. 1991 yılında yeniden bağımsızlığına kavuşarak Avrupa’nın en başarılı demokratik dönüşüm örneklerinden biri hâline geldi.
İdil Bulgar Türkleri ve Tatarların Baltık Yolculuğu
Estonya’nın Türk tarihiyle ilişkisi doğrudan Osmanlı fetihleri üzerinden değil, daha çok İdil-Ural bölgesinden gelen Müslüman Tatar toplulukları üzerinden şekillenmiştir. Bugünkü Estonya’daki Müslüman toplumun önemli bölümünü, XIX. yüzyıl sonlarında ve XX. yüzyıl başlarında yerleşen Mişer ve Kazan Tatarları oluşturmuştur. Bu topluluklar ticaret, zanaat ve eğitim alanlarında önemli katkılar sağlamış, Tallinn ve Narva gibi şehirlerde kültürel hayatlarını yaşatmışlardır.
İdil Bulgar Devleti’nin tarihî mirası, Tatar toplumunun kültürel hafızasında yaşamaya devam etmiş; bu nedenle Estonya’daki Müslüman topluluklar, Türk-İslam medeniyetinin Baltıklar’daki önemli temsilcileri arasında yer almıştır.
Plevne’den Baltıklara Uzanan Hüzünlü Yol
1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı, yani 93 Harbi, Osmanlı tarihinin en acı sayfalarından biridir. Gazi Osman Paşa’nın destansı Plevne Müdafaası, Türk milletinin hafızasında bağımsızlık ve direniş sembolü olmuştur. Savaşın ardından binlerce Osmanlı askeri Rus ordusu tarafından esir alındı ve Rus İmparatorluğu’nun farklı bölgelerine sevk edildi. Bunların bir kısmının Baltık coğrafyasındaki kamplara gönderildiğine dair tarihî kayıtlar bulunmaktadır. Ancak Estonya’daki esir sayısı ve yerleri konusunda araştırmalar hâlen sürmektedir; buna karşılık Letonya’daki Cēsis gibi bölgelerde Osmanlı asker mezarlıkları daha iyi belgelenmiştir.
Belgeselci gözüyle bakıldığında, Baltık topraklarında rastlanan her Osmanlı mezarı yalnızca bir taş değildir; Anadolu’dan binlerce kilometre uzakta vatan hasretiyle toprağa düşen Mehmetçiğin sessiz hatırasıdır.
Coğrafyanın Gücü
Yaklaşık 45 bin kilometrekare yüzölçümüne sahip Estonya, Finlandiya Körfezi ile Baltık Denizi arasında stratejik bir konumdadır. Binlerce gölü, yoğun ormanları ve iki binden fazla adasıyla Kuzey Avrupa’nın en dikkat çekici doğal coğrafyalarından biridir.
Başkent Tallinn ise UNESCO Dünya Mirası listesindeki tarihî şehir merkeziyle Avrupa’nın en iyi korunmuş Orta Çağ kentlerinden biridir.
Türkiye ile Estonya Arasında Dostluk Köprüsü
Türkiye, Estonya’nın bağımsızlığını tanıyan ilk ülkeler arasında yer almıştır. Günümüzde iki ülke NATO müttefiki olarak güvenlik alanında iş birliği yapmakta; ticaret, eğitim, turizm ve dijital teknoloji alanlarında ilişkilerini geliştirmektedir. Estonya’nın e-devlet ve dijital dönüşüm alanındaki deneyimi, Türkiye açısından da dikkatle takip edilmektedir.
Baltık rüzgârları arasında dolaşırken insan, Estonya’nın yalnızca modern Avrupa’nın dijital ülkesi olmadığını fark ediyor. Bu topraklar; Tatar tüccarlarının, Müslüman mezarlıklarının, Osmanlı esirlerinin ve tarihin sessiz tanıklıklarının da coğrafyasıdır.
Belgeselci olarak inanıyorum ki; Estonya’nın taş sokaklarında yürürken sadece Baltık tarihini değil, Türk milletinin Avrupa’nın kuzeyine uzanan izlerini de görmek mümkündür. Her eski liman, her tarihî bina ve her mezar taşı bize aynı gerçeği fısıldıyor:
“Tarih, yalnızca kazananların değil; kilometrelerce uzakta unutulmuş kahramanların da ortak hafızasıdır.”
Devr-i Âlem Belgesel Programı olarak, vatan topraklarından binlerce kilometre uzakta, Baltık coğrafyasının en hüzünlü tarihi miraslarından biri olan Estonya’nın Rakvere şehrindeki Türk Şehitliği’nden gerçekleştirdiğimiz canlı yayınla huzurlarınızdayız.
Tarihimizin en çetin mücadelelerinden biri olan 1877-1878 Osmanlı-Rus Harbi’nde, Plevne cephesinde kahramanca çarpışarak Rus ordusuna esir düşen on binlerce Mehmetçiğimizin izini sürmeye devam ediyoruz. Bu şanlı savaşta esir alınan askerlerimizden yüzlercesi, o dönem Rus İmparatorluğu sınırları içerisinde yer alan bu topraklara, Estonya’ya getirilmişlerdir.
Zaten yaralı olan vatan evlatları, buradaki kamplarda dondurucu Baltık kışı ve salgın hastalıklar gibi son derece zorlu şartlar altında çalışmaya zorlanmışlardır. Yaşadıkları ağır esaret koşullarına ve yaralarına yenik düşen Mehmetçiklerimiz, sılaya hasret bir şekilde bu topraklarda şehadet şerbetini içmişlerdir.
Bugün bulunduğumuz Rakvere Türk Şehitliği, esaret altındayken inançlarından ve gururlarından ödün vermeden canlarını teslim eden aziz şehitlerimizin anısını yaşatmak için inşa edilmiştir. Devr-i Âlem ekibi olarak, bu sessiz coğrafyada vatan hasretiyle yatan kahramanlarımızı sizler adına ziyaret ediyor, canlı yayınımızla aziz hatıralarını yad ederek ruhlarına Fatihalar gönderiyoruz. Ruhları şad, mekanları cennet olsun.
Estonya’daki bu hüzünlü tarihi ve şehitlerimizin aziz hatırasını tüm detaylarıyla ele aldığımız belgesel yayınlarımızı takip etmek, görüş ve önerilerinizi paylaşmak için profilimizde yer alan YouTube kanalımızı ziyaret edebilirsiniz.
YouTube: youtube.com/@TVDevriAlem
—-
RAKVERE TÜRK ŞEHİTLİĞİ
93 Harbi olarak da bilinen 1877–78 Osmanlı – Rus Savaşı sırasında esir düşen askerlerimizin 150 kadarı o dönem Rus Çarlığı yönetiminde bulunan Estonya’ya getirilmiş ve kısa bir süre Rakvere şehrinde iskan edilmişti. Rakvere’deki yaşam koşulları ve sağlık sorunları nedeniyle hastaneye kaldırılan erlerden 2 Türk askerinin (Hasan Süleyman ve Mehmet Ödemiş) tifüs nedeniyle vefat ettiği tespit edilebilmiştir. Sözkonusu iki şehidimiz ve Estonya’nın diğer yerlerinde soğuk ve hastalık gibi nedenlerle şehit düşmüş ancak isimleri bilinmeyen askerlerimiz için bir anıt mezar 2008 yılında törenle açılmıştır.
Şehitliğin bulunduğu Rakvere şehri Tallin’e 98 km mesafede olup, karayolu ile gidiş-dönüş 3 saat sürmektedir. Şehitlik Rakvere Belediyesi yetki alanında bulunan Tõrma Mezarlığı’ndadır. Şehitlik alanı yaklaşık 26m2’dir. Şehitliğin bulunduğu alanın mülkiyeti Rakvere Belediyesi’ne aittir.
Her yıl 18 Mart Şehitleri Anma Günü Töreni Rakvere Şehitliğimizde Büyükelçiliğimiz çalışanları ve Estonya’da yaşayan vatandaşlarımızın katılımıyla düzenlemektedir. Kamuya açık alan olması sebebiyle Şehitlik her zaman ziyaret edilebilmektedir. ( kaynak Türkiye cumhuriyeti Estonya Talinn büyükelçiliği tarafından verilen bilgi notu )






