BALIKESİR ZAĞNOS PAŞA CAMİSİNDEN BELGESEL TADIND CANLI YAYINVE 37 YILLIK GAZETECİLİK HATIRALARIM

https://www.facebook.com/share/ksBdEaL/?mibextid=wwXIfr
BALIKESİR’İN TARİHİ HAFIZASI: ZAĞNOS PAŞA CAMİİSİNE İLK KEZ 1989 DA GELMİŞ 38 YIL ÖNCE BALIKESİR DE VAKIF MEDENİYETİ ÜZERİNE ARAŞTIRMA YAPMIŞTIM
Gazeteci ve Belgeselci İsmail Kahraman olarak Balıkesir de tarih ve kültür yolculuğu
Balıkesir’in şehir merkezinde, bugün Zağnos Paşa Meydanı’nda yükselen bir Osmanlı eseri vardır. Şehrin hafızasında asırlardır yerini koruyan bu yapı, sadece ibadet edilen bir cami değil; eğitimden sosyal yardımlaşmaya, ticaretten şehir ekonomisine kadar birçok alanı içine alan büyük bir vakıf medeniyeti projesinin merkezidir: Zağnos Paşa Camii ve Külliyesi.
Fatih Sultan Mehmed döneminin önemli devlet adamlarından, vezîriâzam ve kumandan Zağnos Mehmed Paşa tarafından yaptırılan külliyenin kuruluşu 1460-1461 yıllarına kadar uzanır. Kültür ve Turizm Bakanlığı kaynaklarında caminin 1461 yılında yaptırıldığı belirtilirken, TDV İslâm Ansiklopedisi külliyenin 865/1460-61 yılında inşa edildiğini kaydetmektedir.
Bir camiden daha fazlası: Külliye
Osmanlı şehirlerinde camiler çoğu zaman tek başına düşünülmezdi. Cami merkezli külliyeler, toplumun ihtiyaçlarını karşılayan çok yönlü sosyal yapılardı.
Zağnos Paşa Külliyesi’nin ilk döneminde caminin yanında imaret, hamam, bedesten, çarşı ve eğitim yapıları bulunuyordu. Daha sonraki dönemlerde muvakkithâne ve başka birimler de külliye bünyesinde yer aldı. Zağnos Paşa’nın oğlu Mehmed Bey’in cami avlusunda yaptırdığı mektep de bu sosyal yapının eğitim boyutunu gösteriyordu.
Bugün bu büyük külliyenin bütün unsurları ayakta değildir. İlk külliyeden günümüze orijinal haliyle ulaşabilen en önemli yapı hamamdır. 1897 depreminde cami, türbe ve mektep büyük zarar görmüş; cami ve türbenin yeniden yapılması gerekmiştir.
1462 tarihli vakfiye: Şehrin ekonomik ve sosyal haritası
Zağnos Paşa Külliyesi’ni anlamanın en önemli anahtarlarından biri vakfiyesidir.
Külliyeye ait evâil-i Cemâziyelevvel 866 / Şubat 1462 tarihli bir vakfiye bulunmaktadır. Bu vakfiye, Zağnos Paşa’nın Balıkesir’de kurduğu vakıf düzeninin sadece caminin giderlerini karşılamakla sınırlı olmadığını göstermektedir.
Vakıf sistemi içerisinde imaretin ihtiyaçlarını karşılamak üzere çeşitli gelir kaynakları tahsis edilmişti. Akademik bir çalışmada, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün 581 numaralı defterinde kayıtlı vakfiyenin Ali Himmet Berki tarafından yayımlandığı; vakfiyede Balıkesir ve çevresindeki çeşitli gayrimenkul ve gelir kaynaklarına ilişkin kayıtların bulunduğu belirtilmektedir.
Kaynaklarda vakfa bağlı gelirler arasında değirmenler, dükkânlar, başçı dükkânı ve farklı çarşılardaki ticari işletmeler gibi taşınmazlar zikredilmektedir. Böylece vakıf gelirleri üzerinden caminin ve imaretin ihtiyaçlarının karşılanması amaçlanmıştır.
Burada Osmanlı vakıf medeniyetinin önemli bir özelliğini görüyoruz:
Bir hayır eseri kuruluyor, ardından bu eserin sürekli yaşayabilmesi için ekonomik kaynaklar oluşturuluyor.
Yani cami yalnızca ibadet mekânı değildir; çevresindeki ekonomik hayatla birlikte yaşayan bir kurumdur.
Depremler ve yeniden doğuş
Zağnos Paşa Külliyesi yüzyıllar boyunca doğal afetlerle de mücadele etti.
1577 tarihli bir belge, külliyenin daha önce meydana gelen bir depremde önemli zarar gördüğünü ortaya koymaktadır. Caminin üst örtüsü ve taş destekleri, imaretin ahırı ve türbenin kubbesi hasar görmüş; daha sonra İstanbul’dan gönderilen Mahmud Ağa’nın çalışmalarıyla onarım gerçekleştirilmiştir.
Asıl büyük yıkım ise 1897 depreminde yaşandı.
Cami ağır hasar gördü ve bir süre ibadete kapandı. Eski caminin temelleri üzerinde yeni yapı için çalışmalar başladı. Bugünkü caminin inşası 1900’lü yılların başında gerçekleştirildi; kaynaklarda 1904 ve 1908 tarihleriyle karşılaşılmaktadır. Kültür ve Turizm Bakanlığı, cami ve türbenin 1908’de Balıkesir Mutasarrıfı Ömer Ali Bey tarafından yeniden yaptırıldığını belirtmektedir. TDV İslâm Ansiklopedisi ise bugünkü caminin 1904’te eski temeller üzerine inşa ettirildiğini kaydeder.
Bu farklı tarihler, yapının inşa sürecinin arşiv belgeleri üzerinden ayrıca incelenmesinin ne kadar önemli olduğunu göstermektedir.
Bugünkü caminin mimarisi
Bugünkü Zağnos Paşa Camii kare planlıdır ve Balıkesir’in en büyük tarihî camilerinden biridir.
Yapının merkezinde dört ayağın taşıdığı büyük kubbe bulunur. Bunun çevresinde dört köşe kubbesi yer alır. Düzgün yontma ve kesme taş kullanılan yapıda kuzey, doğu ve batı yönlerinde girişler bulunmaktadır.
Caminin kuzeybatı köşesinde yer alan minare ise Balıkesir eşrafından Arabacıoğulları’ndan Hacı Hafız Efendi tarafından yaptırılmıştır. Barok özellikler taşıyan kesme taş minare, yapının mimari karakterine farklı bir dönem izi kazandırmaktadır. (Balıkesir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü)
Avluda türbe, hazire ve şadırvanlar bulunmaktadır. Ayrıca avlunun güney tarafındaki güneş saati, geçmişte zamanın ve ibadet vakitlerinin belirlenmesinde kullanılan geleneksel yöntemleri hatırlatan önemli bir ayrıntıdır.
Atatürk’ün tarihi hutbesi
Zağnos Paşa Camii’nin Balıkesir tarihinde özel bir yeri daha vardır.
Mustafa Kemal Atatürk, 7 Şubat 1923 tarihinde bu camide halka hitap etmiş ve Millî Mücadele döneminin önemli konuşmalarından birini gerçekleştirmiştir. Bu nedenle cami, yalnızca Osmanlı döneminin değil, Millî Mücadele tarihinin de önemli mekânlarından biridir. (Balıkesir İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü)
Bir belgeselci gözüyle bakıldığında, bu olay caminin tarihini üç büyük dönem arasında bir köprü haline getirir:
Osmanlı’nın kuruluş ve vakıf medeniyeti, deprem ve yeniden inşa süreci, Millî Mücadele ve Cumhuriyet’e geçiş.
Vakıf medeniyetinin Balıkesir’deki simgesi
Zağnos Paşa’nın Balıkesir’deki vakıflarına baktığımızda karşımıza sadece bir cami çıkmaz.
Bir imaret, ticari işletmeler, değirmenler, dükkânlar, eğitim mekânları ve sosyal hizmet anlayışıyla bütünleşmiş bir şehir modeli çıkar.
Bu modelde caminin çevresi şehrin ekonomik ve sosyal hayatının da merkezidir. Çarşıdaki dükkânlardan elde edilen gelirler hayır hizmetlerine aktarılır; vakıf gelirleriyle imaret yaşatılır; eğitim ve ibadet hizmetleri sürdürülebilir hale getirilir.
Bugünün dünyasında “sosyal devlet”, “sosyal yardım” ve “sürdürülebilir kamu hizmeti” olarak tanımladığımız bazı uygulamaların Osmanlı dönemindeki karşılıklarından biri işte bu vakıf sistemidir.
Sonuç: Taşın hafızası, vakfın ruhu
Bugün Zağnos Paşa Meydanı’nda camiye baktığımızda yalnızca taş, kubbe ve minare görmemeliyiz.
O kubbenin altında beş asrı aşan bir şehir hafızası vardır.
1460’lı yıllarda başlayan bir vakıf projesi; camisiyle, imaretiyle, çarşısıyla, hamamıyla, eğitim kurumlarıyla Balıkesir’in sosyal hayatına damga vurmuştur. Depremler külliyeyi sarsmış, bazı yapılar ortadan kalkmış, cami yeniden inşa edilmiş; fakat Zağnos Paşa’nın vakıf anlayışı ve şehrin hafızasındaki yeri yaşamaya devam etmiştir.
Bugün yapının bakımından sorumlu kuruluş Vakıflar Genel Müdürlüğüdür; Zağnos Paşa Camii de kültür varlığı olarak tescilli durumdadır. (Kültür Portali)
Bir belgeselci için Zağnos Paşa Camii’nin hikâyesi aslında şu soruyla başlar:
“Bir insan öldükten sonra geride ne bırakır?”
Zağnos Paşa’nın bıraktığı cevap, yalnızca bir cami değildir.
Bir şehirde yüzyıllarca yaşayabilecek bir vakıf medeniyetidir.
Ve Balıkesir’in kalbinde bugün hâlâ yükselen kubbe, bize şu gerçeği hatırlatmaktadır:
Bazı eserler taşla yapılır; fakat asıl ömrünü insanlara hizmet ederek sürdürür.