Profiterolü atölyeye soktular
Biri Gıda Mühendisi, diğeri finans uzmanı olan Gebzeli iki kardeş girişimci, 6 yıl önce tesadüfen adım attıkları profiterol imalatı ile kendi markalarını ortaya koydular. Okan ve Vedat Değirmenci kardeşler, Gebze Tatlıkuyu mahallesinde Profiterol Atölyesi adını verdikleri işletmelerinde profiterol ve tatlı çeşitleri ile birbirinden lezzetli tatları Gebzelilere sunmakta.
Firma aralarında Gebze Plastikçiler OSB Cafe olmak üzere 8 ayrı noktada da franchising vererek markalarını geniş bir kesime yaymış durumdalar. Gazete Gebze olarak , profiterole yeni bir hayat veren Vedat ve Okan kardeşlerle çarpıcı bir röportaj gerçekleştirdik;
Profiterol Atölyesi nasıl doğdu? 6 yıl gibi sürede markanızı tanıtma imkanı bulabildiniz mi?
V.D : Bu işe 2014 yılında başladık. Profiterol üretip satma fikri de bir gün evde yaptığımız profiterolü yerken evde çıkan bir sohbet üzerine oldu. Bu ürünün aslında güzel yapılırsa ticarileştirilebileceğini fark ettik. Gıda mühendisi olduğum için bunu hayata geçirmeye, Gebzelilere unutulmaz bir tat sunmaya karar verdik. Kardeşimle birlikte kolları sıvadık ve bu işi başlattık. Tatlıkuyu’da hem imalat hem de ilk pastanemizi açtık. Sonra bayilikler ili devam etti. Şu an kendimiz şube açmıyoruz, franchising vererek ilerliyoruz. Daha yolun başında olduğumuzu ve yapacak çok işimiz olduğunu biliyoruz. Bizden bayilik isteyen çok insan oluyor. İşimizi büyütmek istiyoruz ama çok fazla bayilik vererek orantısız bir büyüme düşünmüyoruz. daha sağlıklı daha organik bir şekilde büyümek istiyoruz.
Hedeflediğiniz noktaya gelebildiniz mi? Bundan sonraki hedefiniz nedir?
O.D : İlk şubemizi açtığımızda fiyatlarımız uygundu. Markamızı pazarda tutundurabilmek için sonrasında hak ettiği rakama ulaştırmamız gerekiyordu. Hak ettiğinden kastım ürünün maliyetlerine istinaden. Bu fiyatlara çıktığımızda yavaş yavaş insanlardan olumsuz tepkiler aldık tabi fiyat konusunda ama ürünün kalitesini tattıktan sonra müşteriler fiyatına neredeyse bakmaz oldular. Bu artık bizim doğru yolda olduğumuzu gösteriyordu yani ürünün kalitesi önemli bizim için. Bizde zaten fiyatımızı her daim minimum kar olarak hedefledik yani amacımız buradan çok kar elde etmek değil, bir marka oluşturduk, tescil ettirdik. Bu markamızı korumak, markamızı Gebze’ye özel bir marka yapmak ki biz Gebze’nin bir markasıyız, burada ekmek yedik, buranın hak ettiğini düşündük. O yüzden merkezimiz burası oldu. Sonrasında İzmit, İstanbul diye yavaş yavaş büyümeye başladık. Biz Gebze’nin markasıyız. Halkımız sağ olsun bizi takdir ettiler, bizi buraya onlar getirdi. Onlar için en iyi en kaliteli ürünü sunmayı istiyoruz. Buradan büyüyerek Gebze’nin kaliteli markası olma yolunda ilerlemek istiyoruz.”
Profetirol Atölyesi olarak Gebzelilere bir mesajınız olacak mı?
V.D : “Öncelikle ürünün kalite ve temizlik anlamında, üretim anlamında bize tamamen güvenebileceklerini belirtmek istiyorum. İçeride içimize sinmeyen tek bir kâse ürün bile dışarı satışa gitmiyor. Her ne kadar küçük bir üretim alanımız olsa da, benim sektörden tecrübe edindiğim bütün iyi gıda olumlamalarını burada uygulamaktayız o anlamda müsterih olsunlar. Elimizden gelen, en kaliteli malzeme ile ve en katkısız şekilde ürünleri reçetelendirmeye çalışıyoruz. Tamamen katkısız olan ürünlerimiz var bunun yanı sıra sektöre göre, piyasaya göre çok daha az katkı içeren zararsız maddeleri arttırabildiğimiz kadar arttırdığımız bir reçetelendirmemiz var. Örneğin hiçbir ürünümüzde glikoz şurubu yok. Onu gönül rahatlığı ile söyleyebilirim. Hepsi pancar şekerinden yapılıyor, bol miktarda süt içeriyor. Bu anlamda bize güvenmekte en ufak bir tereddüt etmelerini istemeyiz.
Profiterol dışında ürünleriniz var mı? franchising çalışmalarınız ne durumda?
V.D : Ürün grubumuzun neredeyse tamamı kendi imalatımız. Sadece makaron ve donutları dışarıdan alıyoruz. Onun dışında triliçe, ekler, tiramisu, magnolya, sütlaç, San Sebastian ve dondurmalarımızın hepsi kendi imalatımız. Geçtiğimiz hafta 7. şubemiz Kurtköy’de açıldı Franchising çalışmalarımızda öncelikle şuna bakıyoruz, uzun soluklu bir ticaret yapacağımız için öncelikle muhatabımızı doğru seçmeye çalışıyoruz yani her gelenle çalışmak gibi bir derdimiz yok. Düzgün muhataplarla ticaret yapma derdindeyiz. Hedef olarak rakamsal bir şey söylemekten ziyade amacımız İstanbul’a yayılmak. İstanbul’un her iki yakasında da yeterli aralıklarla kendimize yer edinebilmek birinci hedefimiz bu. Daha sonra Türkiye için diğer bölgelere, Marmara Bölgesi dışında diğer bölgelere ürün götürebilmek içinse üretim merkezleri kurmamız gerekiyor bu da sondaki planlarımızın içinde. Kamil Uzunmehmet




