UZMANINDAN SAĞLIKLI YAŞLANMANIN 10 ALTIN KURALI
GENETİK KADER DEĞİL
Yaşlanma sürecinin yalnızca takvim yaşıyla değil, yaşam boyu sürdürülen alışkanlıklarla şekillendiği gerçeği, tıbbın en önemli gündem maddelerinden biri olmaya devam ediyor. 1 Ekim Dünya Yaşlılar Günü kapsamında açıklamalarda bulunan İç Hastalıkları ve Geriatri Uzmanı Prof. Dr. Berrin Karadağ, sağlıklı yaşlanmanın ve biyolojik saati yavaşlatmanın şifrelerini paylaştı.
Toplumda sıkça karşılaşılan “Ailemde hastalıklar var, genetik kaderim bu” düşüncesinin yanlışlığına dikkat çeken Prof. Dr. Karadağ, durumu Japonya’nın deprem gerçeğiyle örneklendirdi. Karadağ, “Japonya coğrafi yapısı gereği sürekli deprem riski altındadır ancak doğru mühendislikle en şiddetli sarsıntılara bile meydan okurlar. Vücudumuz da böyledir; genetik mirasınız riskli bir zemin sunabilir ancak sağlam yaşam alışkanlıkları bu risklerin etkilerini en aza indirir” diyerek genç ve orta yaşlardan itibaren alınması gereken 10 temel önlemi sıraladı.
HÜCRESEL YAKITI AYARLAMAK
Sürekli yüksek kalorili, işlenmiş ve şekerli ürünlerin hücre yaşlanmasını hızlandırdığına dikkat çeken uzmanlar, antioksidan bakımından zengin, zeytinyağı, sebze, meyve ve tam tahıl ağırlıklı Akdeniz tipi beslenmenin benimsenmesi gerektiğini belirtiyor. İdeal kilonun korunması, hücresel yaşlanmayı yavaşlatan en önemli adımların başında geliyor.
KAS REZERVİNİ KORUMAK
Sadece yürümenin kasları korumaya yetmeyeceğini ifade eden Prof. Dr. Karadağ, haftada en az iki gün kasları zorlayan hafif ağırlık veya direnç egzersizleri yapılması gerektiğini vurguladı. Güçlü bir iskelet ve kas yapısının, ileri yaşlarda kimseye bağımlı olmadan yaşamanın ve kronik ağrıları engellemenin temel anahtarı olduğu belirtildi.
GECE MESAİSİ
Uykunun vücudun en önemli bakım seansı olduğu hatırlatılırken, anti-aging (yaşlanma karşıtı) hormonların derin uykuda salgılandığına dikkat çekildi. Bilişsel sağlığın korunması ve beyindeki protein atıklarının temizlenmesi için her gece 7-8 saat kesintisiz, tamamen karanlık ve serin bir odada uyunması gerektiği ifade edildi.
BEYNİ ANTRENMANSIZ BIRAKMAMAK
Emeklilik döneminin zihinsel bir duraklama olmaması gerektiğinin altını çizen uzmanlar, yeni bir dil öğrenmek veya bulmaca çözmek gibi aktivitelerin beyindeki nöronal ağları canlı tuttuğunu belirtiyor. Ayrıca güçlü sosyal ilişkiler kurmanın, mutluluk hormonu salgılatarak bilişsel gerilemeyi yavaşlattığı tıbben kanıtlanmış durumda.
İKİNCİ BEYNİ BESLEMEK
Bağırsaklardaki yararlı bakterilerin bağışıklık sisteminden ruh haline kadar pek çok işlevi bulunduğunu belirten Prof. Dr. Karadağ, yoğurt, kefir ve bol lifli gıdalarla bu mikrobiyotanın desteklenmesi gerektiğini aktardı. Sağlıklı bir bağırsak florasının, yaşlılıkta pozitif bir ruh hali için kritik öneme sahip olduğu vurgulandı.
KRONİK STRES YÖNETİMİ
Sürekli stresin, hücrelerin enerji santrali olan mitokondrilere zarar verdiği ve iç yangı oluşturduğu ifade edildi. Doğada zaman geçirmek, meditasyon ve nefes egzersizleri yaparak kortizol seviyelerini dengelemenin, hücresel yaşlanmayı yavaşlatan en doğal yöntem olduğu hatırlatıldı.
HİDRASYON VE SU DENGESİ
İleri yaşlarda azalan susuzluk hissine karşı dikkatli olunması çağrısında bulunuldu. Yeterli su içilmediğinde kanın koyulaştığı ve kalbin daha fazla yorulduğu belirtilirken, eklem sıvılarını korumak ve böbrek fonksiyonlarını desteklemek için düzenli su tüketiminin yaşamsal bir alışkanlık olması gerektiği ifade edildi.
KEMİK GÜCÜ VE HORMONAL DENGE
Kulaktan dolma bilgilerle vitamin kullanmanın yanlışlığına dikkat çekilirken, D vitamini, magnezyum ve B12 gibi değerlerin hekim kontrolünde, kan analizlerine göre takviye edilmesi gerektiği vurgulandı. Bu adımın, kemik erimesine karşı en güçlü önlem olduğu belirtildi.
DAMAR YAŞINI KORUMAK
Sigara, alkol ve aşırı tuz gibi damar düşmanlarından uzak durulması gerektiğinin altı çizildi. Tempolu yürüyüş, yüzme ve bisiklet gibi kardiyo egzersizlerinin damar esnekliğini artırdığı, bunun da kalp krizi riskini düşürerek organ yaşlanmasını geciktirdiği ifade edildi.
PROAKTİF TIP
Hastalıklar kapıyı çalmadan önlem almanın modern geriatrinin temel yasası olduğunu belirten Prof. Dr. Berrin Karadağ, tansiyon, kan şekeri ve kolesterol takiplerinin ihmal edilmemesi gerektiğini vurguladı. “Tıpta en ucuz ve en etkili tedavi, hastalıktan korunmaktır” diyen Karadağ, düzenli uzman hekim kontrollerinin hayati önem taşıdığını belirterek sözlerini tamamladı.
Basın Bülteni