Mızrak çuvala sığmıyor!


Gebze’nin tanınmış ailelerinden Başaran ailesinin son fertlerinden Ömer Faruk Başaran’la ticaret, siyaset , Gebze ve STK’lar üzerine bir söyleşi yaptık.


Mızrak çuvala sığmıyor!

Gelecek Partisi kurucusu olarak siyasete aktif olarak atılan ve İl Başkanı olarak görevlendirilen Ömer Faruk Başaran, partiye katılış ve neler yapacağını da Gazete Gebze okurları için anlattı. İşte o söyleşi;

Sayın Başaran, Gelecek Partisi’ne davet alışınız ve partide yaşadığınız gelişmelerden ve Kocaeli teşkilat çalışmalarından  bahsedermisiniz?

Ahmet Davutoğlu hocamın kuracağı partiyi biliyordum. Katılmayı aslında düşünmüyordum.  Partinin kurucularından ve sözcüsü  Selim Temurci beyle bu konuda görüşmelerimiz oldu. Görüşmeler sonrasında ‘seni hocamla görüştüreyim’ dedi. Bizimde Türkiye için, neler yapılmalı anlamında bir çalışmamız vardı. Büyük Türkiye Hareketi ‘nin faaliyetlerini biliyorlar dı. Tabi böyle görüşmeler olunca, o çalışmayı askıya aldık. Hareketine devam edebilirsin, sorun yok dediler ama bir koltuğa iki karpuz sığmayacağı için şu anda o çalışmalarımız askıda. Sayın Davutoğlu aradı, parti kurucusu olmamı istedi, bende teklifi kabul ettim ve 152 kurucudan birisi oldum. Sonrasında hocamız beni yönetim kuruluna aldı ve  yönetim kurulu üyesi oldum. Daha sonra, Gelecek Partisi’nde muhtelif komitelerde görevlendirildim. Son olarak da Kocaeli İl Başkanlığı görevini üstlendim. Kocaeli’deki kurucular olarak, il ile ilgili çalışmalarımızı Genel Başkan Yardımcımız Doğan Demir ile birlikte çalışıyorduk. O çalışmalar esnasında, il başkanı ile ilgili arayışlarımız oldu. Bu minvalde farklı kişiler ile görüşmelerimiz oldu. Ben aslında çokta düşünmüyordum, Doğan Bey bana şakayla karışık takılırdı, bizim il başkanımız burada, hazır diye. Genel başkanımızla kendi aralarında görüşmüşler. Sayın Davutoğlu aradı beni telefonla, Kocaeli İl Başkanlığı’na seni düşünüyoruz dedi. Siz nasıl takdir ederseniz dedim. Kolay bir görev değil ama yaparız, hazırız dedim. Açıklayacağı 5 il başkanının yanında, beni de yakınen tanıdığı ve parti kurucusu olduğum için senide açıklayalım dedi.”  

Teşkilat çalışmaları ve görev alacak isimler tamam mı? Beklediğiniz ilgiyi görüyormusunuz?

Kocaeli ile ilgili olarak Doğan Demir beyin görevi çok ağır. Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olduğu için sürekli Kocaeli’de bulunma imkanı yok, Türkiye’nin her yerini geziyor, eski Alevi Dernekleri Federasyon Başkanı. Sürekli değişik yerlere gidiyor. Meclis üyeleri, transferler, görüşmeler, belediye başkanları ile ilgili çalışmaları var. Yerel yönetimlerle ilgili, önümüzdeki günlerde transferler olacak. Üstlendiği görev ağır bir görev, dolayısı ile bizde son derece uyumluyuz. O da bana destek oluyor sağ olsun. Vakti müsait olmasa da ben ne zaman düşüncesini sorsam, danışsam programını iptal edip gelmiştir.  Kocaeli için son noktaya geldik. İl yönetimi için iki kişi eksiğimiz kaldı. Partimizde bayan eksiğimiz var. Onun için çalışmalarımız biraz yavaşladı. Bayan sayısını henüz istediğimiz noktaya getiremedik. Parti, Genel Merkez’de teşkilatlarda bayan üye olsun anlamında telkinde bulunuyor. Aslında bayanlarımızın siyasete ilgileri bir hayli az. Bence biraz daha öne çıkmalılar, yönetimlerde yer almalılar.

Gebze’nin il olması için çalışan bir ailenin mensubusunuz, yeni partide de bu çalışmalar devam edecek mi?

Gebze’nin İl olması davamız. Bu konuda geri durmak olmaz. İnşallah partimiz iktidar olduğu ya da  iktidar ortağı olduğu noktada ben elimden gelen her şeyi ortaya koyarım. Gebze il olmalı. Mızrak artık çuvala sığmıyor.  Gebze’nin problemleri çok büyük. Yakından yönetilmeli, uzaktan yönetilmeyle gitmiyor. Çünkü sürekli göç alan bir yer. Gebze bölünmeden önce Kocaeli, İzmit Merkez’i geçmişti nüfusu, geçince hemen Gebze parçalandı dörde bölündü.  Dörde bölünen Gebze yine şu an İzmit Merkez’i geçmiş durumda. Burası ciddi anlamda göç alıyor. Diğer yerlerden fazla alıyor. Yapılanması konusunda elimizden geldiği kadar bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Elinden geleni yapsan da yine yetişemiyorsun. İnsanın bir gücü var, Gebze’nin belli bir potansiyeli var. Her yıl göç alırsan, nüfusun artarsa, üç beş senede bir neredeyse yeni bir şehir olacak şekilde olursa sıkıntı var demektir. Onun için tekrardan ele alıp, revize edip, il olarak Şile’yi de içine katıp, bana göre Tuzla Bölgesi bile dahil olabilir.  Geçmişte zaten Gebze, Tuzla’dan başlıyordu, Aydınlı Köyü Tuzla sınırından başlıyor, Tütünçiftlik’e kadar olan çok geniş bir alan Gebze Bölgesiydi. Şimdi Gebze ne oldu, kırpıla kırpıla bu hale geldi. Bu haliyle bile Gebze nüfus olarak Kocaeli’nin en büyük ilçesi durumunda. Gebze’den ayırdıkları 3 ilçe sorunlarına çözüm için ilçe yapılmıştı. Ancak geçen zaman gösterdi ki sorunlar çözülmedi artarak devam etti. Bu sorunları henüz bitirebilmiş değiliz ama inşallah iyi olacak diyoruz. “

Gelecek Partisi olarak nasıl bir parti olacaksınız? Kendinizi nasıl tarif ediyorsunuz?

Kurucumuz, hocamız Ahmet Davutoğlu, partiyi kurduğunda ‘biz her konuya açığız’ dedi. Sınırlama istemiyoruz, modern bir dünyada yaşıyoruz. Kendimizi nasıl tanımlıyoruz? Serbest ekonomiye gerçekten inanmış, serbest ekonomi düzeni içerisinde meselelerin çözülmesi gerektiğine inanan, ileri derecede demokrat, serbest piyasacı bir partiyiz diye tanımlayabiliriz. Dolayısı ile sol görüşlü bir kişide bizim görüşlerimizi benimseyebilir veya farklı görüşte olan muhafazakâr, liberal kişilerde olabilir aramızda. Yani kalıplara sığdırmak istemiyoruz bu durumu. Biz Türkiye partisiyiz. Kurulurken de hocamızın önem verdiği bir konu, özellikle her kesimden insanlar olsun. Her alt gruptan, yani farklı kimliklere sahip, aramızda bulunan farklı etnik kimliklere sahip kişilerin bir araya gelmesi bir risktir ama hocamız bu riski alarak herkesi bir araya getireceğim dedi ve getirdi. Meselelere geniş bakan bir insan dolayısı ile bu perspektiften bakmakta Türkiye’yi büyütür. Davutoğlu’nun amacı, Türkiye’nin büyümesi.

Sanayi ve ekonomiyi iyi bilen bir insansınız, Gebze’de bir sanayi doygunluğu var mı, teknoloji ve sanayi anlamında daha fazla şeyler yapılabilir mi?

Marmara’da ve Türkiye’de en büyük hareketliliğin olduğu bölge burası. Bu bölgede onlarca OSB,  bu kadar liman ,demir yolu, havayolu, karayolu gibi her şeyin entegre olduğu bir başka bölge yok. Sanayinin doygunluğu ve bazı kuruluşların kaldırılması gündeme gelmişti, bu bugün olmaz. Geçmişte doğru planlama yapmak gerekirdi. Örnek olarak Nuh Çimento Fabrikası, denizin önünde, liman, demiryolu ve karayolu etrafında, her türlü imkanı var. Dünyada bu şekilde iki tane fabrika var. Daha başka ne isteyebilirsin ki, her türlü ulaşım senin kapına gelmiş. Bu sayede istediğin gibi iş yapabiliyorsun. Şimdi onu oradan kalkma şansı yok, oraya kurulmuş, bu tesisler buralarda yer almış. Şimdi belki içerilerde kaldı ama o günün şartlarında şehrin dışına kurulmuş. Bu sadece Türkiye’de değil yurt dışında da böyle. Bizde böyle devam etmek durumundayız. Her türlü güvenlik ve insan sağlığı için öncelikler dikkate alınarak ona göre üretim devam edecek.

Ortaya çıkan ihracat rakamları yeterli mi? Verilen destekler, istihdam yeterli mi? Türkiye’nin son 18 yılını nasıl değerlendirirsiniz?

Türkiye’de üretim ve ekonomi anlamında baktığınız zaman, ATV’yi seyrettiğiniz veya Sabah Gazetesi’ni okuduğunuzda her şey mükemmel gözüküyor ama ben bir de tersten bakıyorum. Dünyanın diğer ülkelerine bakalım diyorum. Şu an dünyada enflasyon diye bir şey kalmamış ki! Enflasyon konjonktürü ortadan kalkmış Burada bir enflasyon başarısından söz edemezsiniz. Dünyada ihracat, bütün ülkelerde artmış. Diğer artanlarla mukayese etmek lazım. Türkiye bu alanda bir şeyler yapmıştır ama bir şeyler yaparken yeterli şeyler yapmış mı?. Yani dünyada diğer ülkelerin yaptığı ölçekte işler yapmıştır. Diğer ülkelerin ötesine geçerek fazla bir şeyler yapmış değil.  Ülkeyi 18 yıldır Ak Parti hükümetleri yönetti. Hükümetlere kıyaslamak için 18 yıl iktidar olmuş başka bir hükümetle kıyas yapmak lazım. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı değerlendiriyorsunuz. Erbakan gelmiş bir yıl başbakanlık yapmış, diğeri 18 sene memleketi yönetmiş. 18 sene ile 1 yılı karşılaştırabilir misiniz? Bir yılda yapılanı ancak bir yılda yapılanla karşılaştırırsınız. Şimdi kalkar derse ki, ben Erbakan dönemine göre çok büyük işler yaptım, doğru olur mu, haksız olur. Bu ölçekten bakarsanız çokta başarılı olmadığını göreceksiniz. Davutoğlu 2 sene başbakanlık yapmış, 2 senede yaptığı işler var. 15 sene başbakanlık yapanla mukayese edemezsiniz.”

Mızrak çuvala sığmıyor!

Mızrak çuvala sığmıyor!

Mızrak çuvala sığmıyor!

Mızrak çuvala sığmıyor!

Mızrak çuvala sığmıyor!