12 KASIM UZMAN ÇAVUŞLAR GÜNÜ
Bir uzman kardeşimden gelen istek üzerine bugün köşemi canımız ciğerimiz ordumuzun bel kemiği uzman çavuşlara ayırdım.
Gerek sınır ötesi gerek kendi topraklarımızda mavi beresiyle dosta güven düşmana korku salan bu yiğitlerin hikayesi çok başka. Öyle bir günle kutlanacak bir şey değil. Ama biz dünya olarak en kutsal değerleri günleştirip bir iki yazı yayınlayıp sonra unutmaya fazlaca alıştık.
Geçenlerde bir uzman kardeşim ev sahibinden dert yandı. Yasal hakkı %25 iken daha fazla zam yapan ev sahibine çıkışınca adam da “git bütçene göre ev bul o zaman” demiş. Bakın bunu canını, malını, vatanını emanet ettiği adama diyor. Niye? Çünkü artık kimsenin umrunda değil. Ölüyor musun? Öl. Aç mı kaldın? İstersen ağaç ye istersen ot. Bana ne? Kazandığın harcadığına yetmiyor mu? Yaşama o zaman. Çok acımasızca ama böyle.
Fazla değil bundan 15 sene önce her şey daha farklıydı. Öğretmene saygı vardı, askere, polise her kim ki bu devlet için hakkıyla bir şey yapıyorsa ona saygı vardı. Doktor dendiği zaman ceket iliklerdik önünde, asker dendiği zaman gözyaşımızı tutamazdık, öğretmen dendiğinde elini öpmek bir şerefti. Şimdi bu değerleri görmüyor eğer parası varsa işi gücü şamata olan isimlere hayran oluyor, önünde eğiliyor hakiki insanları görmezden geliyoruz.
Bugün gününü kutlayıp geçtiğimiz bu adamlar olası tehditleri önlemek için en önde kendini feda ediyor. Kızını, oğlunu, eşini yalnız bırakıp sana zarar vermeye niyetli terör örgütü üyesinden senden benden daha hırslı bir şekilde intikam alıyor.
Terörün askerle polisle işi olmaz aslında. Terörün tek emeli sivil halka zarar vermek, halk arasında korku salmak, hayatı yaşanmaz kılmaktır. İşte zammı kabul etmedi diye gider yaptığın o yiğit şu an elinde silahıyla senin hayatını daha yaşanabilir hale getirmek ile görevli.
Ve eğer onlar bunu seve seve yapıyorsa bizler de onlara minnet, teşekkür, iltifat ve saygıda zorunluyuz.
Üniformasının hakkını veren, tertemiz, sağlam yiğit kardeşlerim gününüz kutlu, hayatınız uzun, sonunuz şehadet olsun.
Hüda Hafız