YÜZ KASLARINIZI ÖZGÜR BIRAKIN :)
Hatıraları anımsarken, yüzümüze bir duygunun ifadesi yerleşir.Yüreğinizi ısıtan,buram buram özlem kokan bir olay ya da kişi ise; tatlı bir tebessüm, dolan gözler…Kırılıp üzüldüğünüz bir an ya da kişi ise,acıyan kalbin yansıması gözlerden süzülür bazen.Bu duygulara bir koku eşlik edebilir;ortamın kokusu ya da o kişinin parfümü gibi…Unutulmaz anların görüntüleri süsler zihnimizi.
Ben de geriye dönüp bakınca, iki çift göz görüyorum…Ve ikisinin de o güzel kokuları!Dedemin minik bir koleksiyonu vardı âdeta, alkolsüz kokulardan oluşan…Dolabını açınca kokular mest ederdi.Babamın sevdiği,vazgeçemediği birkaç kokusu vardı.Sürünce gelir,”kızım sever bu kokuyu” der sarılırdı.Dün gibi aklımda…Sevgiyle ışıldayan, tebessümün göz kenarlarını kaz ayaği denilen çizgilerin süslediği iki ayrı adamdan bahsediyorum;babam ve dedem…”Mü’minin hüznü kalbinde,tebessümü yüzündedir hadisinin vücut bulmuş haliydi onlar.
Yıllar akıp geçtikçe, ömrüm varsa ben de aynen onlar gibi olmayı tercih ediyorum.Yaş alıp karışacaksa yüzüm, çatık kaşlarım sebebi ile değil, yüzümün bir uzvu gibi hep var olan tebessümüm nedeni ile kaz ayaklarım olsun…Herkes tercihlerini yaşar öyle değil mi?
Bazı seminerlerde ; “insan insanın cinneti de olur,cenneti de!’Cennetin olmaya geldim,cennetim olur musun?’ diyebilmeli hâl dilimiz” diyorum. Bunun ilk adımı da samimi bir tebessüm şüphesiz.
“Altın, gümüş, pırlanta
Zümrüt, sedef, yakutla
Kim mutlu olmuş dünyada
Bir tek içten gülüş
Bir tatlı söz, bir öpüş
Sevdalı bir tek bakış yeter bana…” diye bir şarkı vardı hatırlar mısınız? Manevî zenginliğin ne kadar önemli olduğunu hatırlatıyor âdeta. Zenginlik cepteki parada değil, yürekteki güzel duyguların varlığında gizlidir.Güleryüze hayranım…Samimi tebessümü olan her insan bende +1 …
Duyguların deformasyona uğradığı zahmetli bir dönemdeyiz. Kalbi parlatacak duygular zafiyet gösterince,yüz mimikleri harekete geçmiyor, geçemiyor anlaşılan. Mutlu olmakta zorlanan,mutluluğu çok büyük sebeplerde arayanlar tebessümden mahrum kalıyor.
Annesinin kucağında uyuyakalmış masum bir bebek,yolda gelip ayaklarınıza sürünüp “sev beni” diye sırnaşan bir kedi,dalında yeni açmış bir çiçek, biraz yağmur sesi,dostla içilen kahvenin kokusu,anneye sımsıkı sarılmak,evlâtla kucaklaşmak…Her biri en güzel tebessüm sebebi değil de nedir ya ?
Tabi ki tebessümün de bir adabı vardır. Mevlânâ Hz. şöyle der;
“İnsanın nasıl güldüğünden edebini, neye güldüğünden aklını anlarım.”
Ve maalesef bunu hatırlayınca yine günümüz nesli adına acıyor canım. Devamlı gelip geçtiği yoldaki esnaf amcaya selâm verip tebessüm edemeyen genç, sözde eğlence programının hadsizliğine kocaman kahkahalar atıyor yazık ki!Espri anlayışından uzak,hakaret niteliğindeki cümlelere bu tepki,edep ve akıl dengesinin nasıl zarar gördüğünün göstergesi!
Hâris el-Muhâsibî -kuddise sirruh- şöyle buyurur:
“Güzel huyluluk dört şey iledir:
– Gâfillerin eziyetlerine sabretmek,
– Fazla kızmamak (kendini bilmezlerin câhilce sataşmalarına karşı «selâmetle» deyip geçebilmek),
– İslâm’ın güler yüzünü gösterebilmek,
– Ferahlatıcı ve huzur verici bir lisâna sahip olmak.”
Hâl dilinin başlangıcıdır tebessüm dostlar…Ahlâkın,kalbin,ruhun dışa vurumudur.İslâm ahlâkını anlatmakla değil, bizzat uygulayıcısı olarak örnek olma çabası ile yürekler fethedilir.
“Şeyh Sâdî, Bostan adlı eserinde bir kıssa nakleder:
“Güzel ahlâklı bir adam vardı. Bu zat, (kendisine) fenâlık yapanlar hakkında dâimâ iyi söyler, onlara iyi muâmele ederdi. Vefât ettikten bir müddet sonra birisi onu rüyâsında gördü ve:
«–Öldükten sonra başına ne geldi, bana anlat!..» dedi.
Vefât etmiş olan zât, ağzını gül gibi tebessüm ederek açtı ve bülbül gibi güzel bir sesle dedi ki:
«–Ben hayatımda kimseye sert ve fenâ muâmele etmedim, sert yüz göstermedim. (Herkese güler yüz gösterdim.) Onun için bana da sert ve fenâ muâmelede bulunmadılar.»””
Ne büyük müjde, nasıl bir umut kapısı değil mi?
Kul Allah rızası için huyunu,bakışını,tavrını düzeltene, düzeltmek için çaba gösterene merhamet ediyor. Dünyanın zahmetli imtihanları arasında, tüm üzüntülerine rağmen tebessüm edip gönüllere süzülmekte büyük bir başarı ve nimettir.
Yüzümüzde tebessümü , kalbimizde nurunu ,hayatımızda istikamette olma çabasını daim eyle Allah’ım…(Amin)
Öyleyse güzeller güzelinin (S.A.V) tavsiyesi ile tamamlayalım;
“Tebessüm sadakadır”
Sadakanız bol olsun cânım dostlar 🙂