Can kurtarırken Can çekişiyoruz!
Sağlık Endüstrileri Platformu, Türkiye’de hastaların uzun ve sağlıklı bir hayat sürmelerini sağlamak için hastalıkların tanısı, tedavisi, izlenmesi, yönetimi ve iyileştirilmesi amacıyla kullanılan medikal ürünleri, teknolojileri, ilgili hizmetleri geliştiren, üreten ve kullanıma sunan tıbbi cihaz üretici, ithalatçı ve tedarikçi dernekleri temsil eden Sağlık Endüstrileri Platformu, sektörde satın alınan tıbbi ve medikal cihazların ödemelerinin gecikmesi ile ilgili bir açıklama yaptı.
ÖDEMELERİNİ 2 YILDIR ALAMIYORLAR
Kamu ve üniversite hastanelerinde satın alınan tıbbi cihazların ödeme vadelerinin makul süreleri aştığı belirtilen açıklamada, bu ödemelerin Sağlık Bakanlığı’na bağlı hastanelerde 9 ayı, üniversite hastanelerinde ise 24 ayı bulmaktadır. Bu hastanelerde tıbbi cihaz ödemeleri diğer tüm alacaklılara ödemeler yapıldıktan sonra gerçekleştirildiği, aldıkları yan hizmetlerin (bakım-onarım, temizlik, yemek vb.) ödemelerinin daha önce yapıldığı belirtildi. Açıklamada ayrıca, hem ödemedeki gecikmeler hem de finansal araçlara ulaşma imkanlarının kalmaması sektörü çıkılmaz bir darboğaza soktuğu belirtildi.
Açıklamada şunlar gündeme getirildi;
SUT FİYATLARI DÜZENLİ GÜNCELLENMELİ
“Geçen 12 yıl içinde hastanelerin diğer masraf kalemlerine (elektrik, su, doğalgaz ödemeleri; personel ücretleri ve SGK primleri; temizlik, ulaşım, yemek giderleri, mefruşat ve bakım-onarım vb.) bakıldığında kur, enflasyon, asgari ücret artışları oranında fiyat düzenlemesine gidilmeyen tek satın alma kalemini tıbbi cihazlar oluşturmaktadır. Satın alınan tıbbi cihaz fiyatları Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) ile belirlenmektedir. SUT’un ilk kez yayınlandığı 2007 yılında tıbbi cihaz fiyatları belirlenirken dolar kuru 1,32 TL idi. O günden bugüne dolar kuru 4.5 kat artarken, kümülatif enflasyon %196 olarak gerçekleşmiştir. Ve o günden bugüne tıbbi cihaz ve hizmet ödemelerinde sistematik bir düzenleme, güncelleme yapılmamıştır.
Sonuç olarak güncellenmeyen SUT fiyatları ve hastanelerin ödeme vadelerinde yaşanan gecikmeler sebebiyle;
· Düşük fiyatlar ve geç ödeme politikası dolayısıyla küçülen ya da faaliyetlerini durdurmak zorunda kalan firma sayısı her geçen gün artmakta ve uzun eğitimlerden geçerek yetişen, konusunda deneyimli ve yetkin sektör çalışanları işsiz kalmakta,
· Bayilik sisteminin sürdürülmesi mümkün olmadığından bazı ürün gruplarında büyük şehirler dışında hizmet götürülememekte,
· Satılan ürünler ya yerine konulamamakta ya da üretilememekte,
· Oluşan tıbbi cihaz açığını kapatmak için hastaneler ve sağlık çalışanları, kalitesinden emin olunmayan veya klinik açıdan yeterince deneyimlenmemiş tıbbi cihazları kullanma yoluna gitmeye mecbur kalmakta,
· Yaşanan tedarik sıkıntıları nedeniyle hastalara tanı konulamamakta, tedavileri tam ve zamanında yapılamamakta,
· Bulunabilen ürünlerde bedellerinin tamamı Kurum tarafından karşılanması gerekirken, hastalar ancak cepten ödeme yaparak ürün temin etmek zorunda kalmaktadır.
Bu durum sağlık çalışanı-hasta, hastane-hasta iletişimine de zarar vererek hastaların tanı ve tedavilere mümkün olan en kısa sürede erişimine engel olmakta ve giderek daha büyük bir halk sağlığı sorunu haline gelmektedir.
SEKTÖR, HAYATTA KALMA MÜCADELESİ VERİYOR!
Tıbbi Cihaz Sektörü, 11. Kalkınma Planı’nda imalat sanayii sektörlerinin ticaret, üretim, katma değer, istihdam ve teknoloji düzeylerinin karşılaştırılması ve sektörler arası ileri ve geri bağlantılarının analizi sonucunda belirlenen öncelikli sektörler arasındadır. Tıbbi Cihaz Sektörü, sorunlarının kalıcı çözümünde, bu önceliklendirmeye dair somut adımları görmeyi beklemektedir. Bugüne kadar halk sağlığının etkilenmemesi adına azami dikkat ve özeni göstermiş olan Tıbbi Cihaz Sektörü hayatta kalma mücadelesi vermektedir. Son yıllarda ülkemizin sağlık alanında yaptığı atılımlarla elde etmiş olduğu kazanımların sürdürülebilir olması, sektördeki tüm paydaşların ayakta kalabilmelerine bağlıdır.
Saygılarımızla.
