BİR



BİR

Bir yığın üzüntümle, beni hiç eğlendirmemiş olan bir çocuk parkında hafif hafif sallanıyorum.
Kulağımda; ruhuma dokunan, çenemi titreten naif bir müzik var. Etrafımda koca gövdeli, ince dallarında bir yığın yaprak barındıran ağaçlar..
Ben hiç barınamadım, kimsenin yüreğinde o titreyen yaprak olamadım.
Yerlerde en sevdiğim mevsimin izleri, barınamamış onlarca soluk yaprak var. Barınamayan her şey solar mı ? İçimden bir sürü düşünce geçiyor. İnsanın susması, içine içine bağırması demekmiş meğer. Defalarca yaşadım, anlatamadım.
En kalabalık muhitin ücra sokağıyım ben. İçimde çocuklar koşturur, şen şakrak saklambaçlar oynanır. Ama gece kimse cesaret edemez sokağıma girmeye.
Birden yaşadığım her olaya kızıyorum. Beni güçlü yapıp, güçsüzlüğümü çalmasına sinirleniyorum.
Güneş vuruyor arkamdan, önüme gölgem düşüyor. Kendi karanlığımı görmüş gibi hissediyorum.
Bacaklarım ağrıyor. Salıncak ne ara hızlı hızlı sallanmaya başladı?
Durdum. Beklemem lazım biraz. Güç toplayıp sakince sallanmak için durmam lazım.
Müzik canımı yakıyor.
Bunu söylerken bile gülmek güçsüzlüğümden saklanmak demek değil midir ?
İrili ufaklı kozalaklar dikkatimi çekiyor. Kimisi ağır gelmiş dala, dal ise atmış onu üzerinden. Dertlerimi atabilsem… Kozalak küsmüş müdür?
Kedi var parkta, o da yalnız dolanıyor yemek arıyor etrafta.
Ağzıma aldığım bonibon var, karga uçuyor gökyüzünde. O da yalnız.
Parkın etrafındaki beyaz yuvarlak sokak lambaları yanmaya başlıyor. Yanımdan üç kız arkadaş geçti şimdi de. Gülüyorlar.
Bundan iki saat önce dolu bir taşıtta ağlayacak raddedeydim.
Dertlerim… Beni boğuyorsunuz.
Salıncak mavi. Gökyüzü mavisi.
Keşke pamuk şekerim olsaydı elimde bir de. Ha bir de mor balonum. Ne kadar çok severim mor balonları ve pamuk şekerleri.
Çocukluğumdan kalma yaşayamadıklarımı bana geri veriyorlar sanki.
Kulaklığımdan ruhuma dolan müzik iyi ki var. Yalnızken, sanki benim dertlerimi bana güzel bir tınıyla söylüyor. Biraz da olsun yatışıyor acım.
Aklımı başıma toplamam lazım.
Karşı bankın üstünü örten bir söğüt ağacı gördüm.
En sevdiğim ağaçtır söğüt ağacı. Diğer tüm ağaçlar böbürlenmiş derece uzun ve gururlular. Söğüt ise çektiği ağırlıklarından dolayı içine kapanmış. Bana göre diğer tüm ağaçlardan asil.
Acılarını sahiplenmiş şeyleri severim hep.
Acılarımdan kaçmaya çalışırım oysaki ben.
Gülüşlerim ağırdır gözyaşlarımdan benim. Daha çok güçlüdür dertlerimden. Daha koruyucudur bir anneden. Gülüşlerim benim ağrı kesicimdir. Hep yanımda taşırım bu yüzden. Gülüşlerimi alamaz kimse. Bir müddet gülüşlerimi de susturmuştum. Kapanmıştım yüreğime.
Rüzgar ne güzelsin. Acılarıma üflüyorsun.
Şimdi kalkma vakti, uğurluyorum beni hiç eğlendirmemiş olan bir çocuk parkından kendimi.
En iyi ağrı kesicimi kullandım ruhuma.
Gülüyorum ve gidiyorum.