‘’Bizden biri olduklarını hissettirelim!’’
10 - 16 Mayıs tarihleri arası Birleşmiş Milletler’e üye ülkelerde Engelliler Haftası olarak kutlanmaya devam ediyor. Engelli bireylere karşı olan bilinçlendirme ve etkinlik çalışmalarının yapıldığı haftada farkındalık oluşturulması amaçlanıyor.
Gökyüzü Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi Müdürü Muzaffer Karsavran, Dil ve Konuşma Terapisti Kübra Nur Ayar ve Psikolog Tuba Kamış bu özel hafta kapsamında farkındalık oluşturma çalışmalarına katkı sunmak amacıyla gazetemize özel bir röportaj verdiler.
BİLİNÇLİ VE DUYARLI DAVRANMAK ZORUNDAYIZ
Engellilerin meselelerinin, sıkıntılarını hatırlamanın, başarılarının farkına varmanın sadece bir haftaya hapsedilmeyecek kadar önemli olduğunu vurgulayan Kurum Müdürü Muzaffer Karsavran, ‘’Engelliler Haftası vatandaşlarımızın topluma kazandırılması, haklarının tam ve eşit şekilde sağlanması noktasında ciddi bir farkındalık oluşturuyor. Bize düşen, engelli kardeşlerimizi teşvik etmek, onlara içtenlikle davranmak, onların bizden biri olduğunu hissetmek ve hissettirmektir. Engelli bireye sahip bütün ailelerimiz özel çocuklarıyla birlikte yaşamın her alanında aktif olarak hayat sürmelidirler. Özel çocuklarımızın her alanda sergiledikleri başarıların önümüzdeki yıllarda da artarak devam edecektir. Engelliler haftası dolayısıyla, engellilik konusu karşısında daha sorumlu, bilinçli ve duyarlı davranmak zorunda olduğumuzu belirtmek istiyorum. Ülkemizde Engelliler Haftası münasebetiyle düzenlenen etkinliklerin, oluşan hassasiyetin özel çocuklarımızın ve ailelerinin hayatlarını daha da kolaylaştıracak, adımların atılmasına vesile olmasını diliyorum’’ dedi.
ENGELLER KAPATILABİLİR VE DESTEKLENEBİLİR
Engelliler Haftası kapsamında toplumda engelli bireye sahip olan ailelerin yaşadığı sorunlardan bahseden kurum Psikoloğu Tuba Kamış, ‘’Öncelikle aileler engelli bireye sahip olduklarını anladıkları andan itibaren belli sorunlar yaşıyorlar. Bu sorunların ilki şok aşaması oluyor, aileler böyle bir çocuğa sahip olduklarını duydukları an da bir şok yaşıyorlar. Bu durumu kabul edemiyor ve reddediyorlar. Uzmanlara giderek bu duruma bir çare aramaya başlıyorlar. Aynı zamanda annelere eşlik eden duygu depresyon oluyor. Durumla baş etmek aileler açısından gerçekten çok zor ama toplumsal olarak biz bilinçli olursa anne ve babalar bu süreci daha kolay atlatabilirler. Aileler şok aşamasından sonra kabul aşaması, eğitimin başladığı aşamaya geçiyorlar. Bizim toplum olarak engelli bir bireye sahip ailenin de normal bir yaşam sürebileceğine inanmamız ve bunu onlara göstermemiz gerekiyor. Engellerin kapatılabilir ve desteklenebilir olduğunu kabul etmemiz gerekiyor. Öncelikli görev aileye değil de ailenin yaşadığı çevreye düşüyor. Toplum olarak öncelikli görevimiz ailelerin ve engelli çocuklarının sosyal yaşama katılabilmelerini sağlamak’’ diye konuştu.
EĞİTİME ERKEN BAŞLAMAK ÇOK ÖNEMLİ
Engelliler Haftası kapsamında dil ve konuşma bozukluklarının öneminden bahseden kurumun Dil ve Konuşma Terapisti Kübra Nur Ayar, ‘’Çocuklar bize ne kadar erken getirilirse bizde o kadar fazla yardımcı olabiliyoruz. Dil edinimi her yaşta olacak bit şey değil kritik yaş dediğimiz 4 yaş öncesi bir eğitim gerekli. Kritik yaş döneminde bize gelen çocuklar kendi yaşıtları ile hiç fark olmayacak bir şekilde konuşabiliyor. Dil ve konuşma eğitimleri dışında yutma problemleri içinde çalışıyoruz, bu çalışmadan en iyi sonucu almak içinde yine erken tedavi çok önemli. Bir çocuğun konuşmasındansa dili öğrenmesi bizim için daha önemli, bir çocuğa harf öğretmektense biz çocuğa dili öğretiriz. Engelli bir çocuğunuz varsa öncelikle ona farklı olduğunu hissettirmeden yaklaşmanız gerekiyor. Ayrıca onunla dil ve konuşma anlamında çok iyi bir iletişim kurmanız gerekiyor. Çünkü çocuk en iyi iletişimi aileden alır. Engelli bir çocuğa sahip olmak sizin umudunuzu kırmasın, tedaviler ve eğitimlerle engel alanında gelişme gösterecektir’’ şeklinde konuştu. Çağla YILMAZ- Kübra OĞURLU



