Devletimizin Kıymetini Bilelim, Tarihten Ders Alalım
Devlet ebed, müddettir. Devlet olmadan hiç bir şey olmaz. Bugün Doğu Türkistan’da Çin zulmü altında inleyen Uygur Türklerinin hali içler acısı. Türkiye üzerinde büyük oyunlar oynanıyor. Dün sabah Uydudan yayın yapan Kocaeli TV’de 12 yıl önce çektiğim Hatay belgeselimiz yayınlandı. Belgeselde Hatay Antakya Cumhuriyeti kuruluşu ve Türkiye’ye katılması ile ilgili çok önemli bilgilerde yer aldı. Belgeseli izlerken devletin önemini bir kez daha anladım. Türkiye’nin her bakımdan güçlü olması halinde ne büyük işler yaptığını gördüm. Belgeseli izlerken Uygur Türklerinin yaşadığı acı duruma üzüldüm.
İşin en acısı akşam bir TV kanalında bir siyasi partinin Genel Başkanı’nın Çin Büyükelçisi tarafından ziyareti esnasında Doğu Türkistan ve Uygur Türkleri ile ilgili parti liderinin Çin’i savunan konuşmalarına üzülüp kahroldum. Çin, bugün Türkiye’nin için de bulunduğu sorunlardan yararlanarak, Doğu Türkistan’da soykırım yapıyor. Geçmiş de Türkiye’nin güçlü olduğu dönemlerde Türkiye Devleti yöneticilerinin Doğu Türkistan’a kadar gidip Uygur Türklerine sahip çıkması, Çin baskısını hafifletip, Türkiye’den Doğu Türkistan’ın başkenti Urumçi’ye direkt uçak seferlerini başlatmıştı. Doğu Türkistan’dan en son uçak seferi 15 Temmuz hain darbe girişiminden bir gün önce, 14 Temmuz’da olması her bakımdan düşündürücü.
DEVLET EBED MÜDDETTİR
Hatay belgeselini izlerken tarihi geçmiş bir kez daha gözümde canlandı. Türkiye’nin yaşadığı sorunlar, Çin zulmü, sözde stratejik ortak Amerika ve Avrupa Birliği ülkelerinin ihaneti başta Suudi Arabistan olmak üzere İslam ülkelerinin İslam coğrafyasında yaşanan savaşlara çanak tutması üzücü ve düşündürücü. Devletin ebet müddet olduğunu bilelim, Devletimize sahip çıkalım birlik ve beraberliğimizi koruyalım
Sosyal medya hesabımda bir kısmını paylaştığım 12 yıl önce www.devrialem.com olarak çektiğimiz Hatay Belgeselimizi izlemenizi istiyor, Hatayla ilgili derlediğimiz bilgi notu ile sizleri baş başa bırakıyorum.
HATAY HAKKINDA GENEL BİLGİ
Hatay İli ülkemizin güneyinde, İskenderun körfezinin doğu kıyılarında yer alır. İl sınırları içerisinde Alt Paleozoyik’ten günümüze kadar bütün jeolojik devirlere ait birimleri görmek mümkündür. Güney Amanoslarda Mesozoyik yaşlı ofiyolitler yoğunlukta iken, orta Amanoslar’da Paleozoyik ve Mesozoyik yaşlı kalkerler yüzeylenmektedir. İlin güney ve güneydoğu kesimlerinde ise Tersiyer yaşlı kalkerler hâkimdir. Amik Ovası, akarsu vadileri ve kıyı ovaları Kuvaterner yaşlı alüvyal dolgularla kaplıdır. Bu dolgular Hassa yakınlarında genç bazalt akıntıları ile örtülmüştür.
Hatay ve çevresi yoğun tektonizmaya maruz kaldığından yeryüzü şekilleri açısından çeşitlilik gösterir. Başlıca yüzey şekilleri; dağ, plato ve ovalardan oluşur. En önemli dağlık alan, Amik ovasının içinde yer aldığı graben alanı ile Akdeniz arasında adeta bir set gibi yükselen ve kuzeydoğu-güneybatı yönünde uzanış gösteren Amanos Dağları’dır. Bu dağların il içindeki en yüksek noktasını Hassa’nın batısındaki Mığır Tepe (2240 m) oluşturur.
İlde yazları sıcak ve kurak, kışları ise ılık ve yağışlı karakteristik Akdeniz biklimi egemendir. Yıllık sıcaklık ortalamalarının 15.1 – 20 °C dereceler arasında değiştiği Hatay’da aylık sıcaklık ortalamaları yaz aylarında en fazla,kış aylarında ise en düşük değerlere ulaşır.
Hatay ilinin en önemli akarsuyu, kaynağını Lübnan’daki Bekaa Vadisi’nden alan Asi Nehri’dir. Nehrin toplam uzunluğu 556 km olup, üç ülkeye yayılmış bulunan(Türkiye, Suriye, Lübnan) su toplama alanı ise 20.847 km²’dir. Diğer önemli akarsular ise; Asi Nehri’nin kolları olan Küçükkaraçay, Büyükkaraçay Afrin ve Karasu çaylarıdır. Amik Gölü kurutulduktan sonra ilde büyük doğal göl kalmamıştır. Balık (Gölbaşı) Gölü ve Yenişehir Gölü gibi küçük göller günümüzde de varlıklarını sürdürmektedirler. Ayrıca Yarseli ve Yayladağı baraj gölleri bulunur.
İlde birçok şifalı su kaynağı yer alır. İçlerinde en çok Erzin içme ve kaplıcası ile Reyhanlı Hamamat kaplıcası dikkat çeker. Bunların dışında debisi düşük olan ve işletme tesisleri bulunmayan çok sayıda şifalı su kaynağı mevcuttur.
Hatay, toprak türleri bakımından da çeşitlilik arz eder. İl sınırları içerisinde en yaygın olanlar; kırmızı-kahverengi Akdeniz toprakları, kırmızı Akdeniz toprakları, kahverengi orman toprakları, kolüvyal topraklar ile alüvyal topraklardır. Kırmızı-kahverengi Akdeniz toprakları ile kırmızı Akdeniz toprakları ortalama 400-1000 mm’ler arasında yağış alan zemininde kalkerli kayaçların yoğun olduğu maki ve orman alanlarında görülür. Kahverengi orman toprakları bitki örtüsünün gür, yağış değerlerinin de yüksek olduğu kesimlerde yoğundur. Kolüvyal topraklar eğimli yamaçların eteklerinde, alüvyal topraklar ise ova ve vadi tabanlarında yaygındır.
İklim özelliklerine paralel olarak ilin doğal bitki örtüsü ormanlardan oluşsa da günümüzde birçok bölgede ormanlar tahrip edilmiş, yerlerini makitürleri almıştır. Bunlar mersin, defne, keçiboynuzu, zakkum, delice ve katır tırnağı gibi bodur bitki türlerinden oluşur. Makilerin de tahribata uğradığı alanlarda ise odunsu bitkilerden oluşan garig toplulukları ortaya çıkmıştır. Bugün insan tahribatından uzak ve korunan alanlarda kızılçam, karaçam, göknar, meşe ve ardıç gibi türlerden oluşan karışık ormanlar yer alır.Ayrıca Amanos Dağları’nın Dörtyol’un doğusuna denk gelen kısmında kayın, fındık ve ıhlamur gibi Karadeniz bitki örtüsüne ait türler görülür.
Kaynak. Hatay Valiliği