Belgesel Tadında Malatya da Devri Alem



Kaysının başkenti Tarihi İpek yolunun kavşak noktası Battalgazi Gazi diyarı, İslam medeniyeti ile asırlar önce tanışan, Türkler tarafından Malazgirt zaferinden önce fethedilen, İsmet Paşa ve Turgut Özal gibi devlet adamları yetiştiren Malatya’dayız.

Anavatan Partisi’nin kurucularından Milli Eğitim, Gençlik Spor ve Çalışma bakanlarından Malatya Arapgir doğumlu Değerli kültür Adamı kıymetli arkadaşım Metin Emiroğlu’nun daveti ile Hacıemiroğulları belgeselinin Malatya bölümünü çekmek üzere Malatya’dayız.

Malatya’ya ilk kez 1998 yılında gitmiştim bir kaç kez daha gidip, İKTAV Belgesel Yayıncılık www.iktav.com olarak belgesel çekmiştik. Belgesel çekimlerimizde bir çok insan tanımıştım. Battalgazi Belediye başkanı olduğu yıllarda. Selahattin Gürkan ile Eski Malatya’da belgesel çekip söyleşi yapmıştık. Selahattin bey şimdi Büyükşehir belediye başkanı.

Malatya’da 41 yıl önce İstanbul’da birlikte okuduğumuz Malatyalı İşadamı arkadaşım Mustafa Çetiner ile görüşüp, Büyük tasavvuf alimlerinden Gönül sultanı Abdülhalık-ı Gücdivani’nin babası Abdülcemil efendinin Buhara’ya gittiği. Kuşdoğan Köyüne giderek araştırma yapıp belgesel çektik. Malatya kitap fuarını gezdim Kültür Müdürlüğü ve İnönü Üniversitesi de tarihçilerle görüştüm.

Devri Alem belgesel programı www.devrialem.tv olarak çektiğimiz Belgeselimiz bir çok TV kanalında yayınlanmakta büyük ilgi ve beğeni ile izlenen Malatya Belgeselimizi sizlerle paylaşıyorum

https://youtu.be/AA-zyyF6L90

MALATYA TARİHİ

Başta Malatya Valilği Kaynakları olmak üzere değişik kaynaklardan derlediğimiz Malatya tarihi ile ilgili araştırma yazısını sizlerle paylaşıyorum

Malatya, Doğal, tarihi ve kültürel bereketi ile yıllar boyunca tarih sayfalarında önemli bir yer edinen Kayısı Diyarı Malatya, Doğu Anadolu Bölgesi’nin Yukarı Fırat Havzası’nda yer almaktadır. Güneydoğu Torosların yüksek batı kısmını oluşturan sıradağlar, ilin güneyinde geniş yer kaplar. Bu dağ sıralarının kuzeyinde Malatya Ovası uzanır. Bu büyük ovayı Tohma Suyu ikiye böler. Fırat, Tohma, Söğütlü, Sultansuyu, Beylerderesi, Derme Suyu, Kuru Çay, Sürgü ve Şiro Çayı Malatya’nın belli başlı akarsularıdır. Malatya sınırlarında plato ve ovalar geniş yer tutar. Başlıca ovalar Malatya, Doğanşehir, İzollu, Akçadağ, Yazıhan, Mandıra, Distrik, Erkenek, Mığdı, Sürgü ve Çaplı Ovalarıdır.

Üç kıta arasındaki ticaret ve kültür alışverişlerinin yapıldığı yolların kavşak noktasında bulunması, Malatya’nın tarihi ve kültürel önemini artırmıştır. Bu özelliği Malatya‘yı tarihin her döneminde önemli kılmış ve dikkatleri hep üzerine çekmiştir. Kültepe vesikalarında “Melitae”, Hitit vesikalarında “Maldia”, Asur vesikalarında “Meliddu , Melide, Melid, Milidia”, Urartu kaynaklarında “Melitea”, Roma ve Bizans kaynaklarında “Melitene”, Arap kaynaklarında “Malatiyye” olarak ifade edilen şehir Türkler tarafından “Malatya” olarak adlandırılmıştır. Hititçe’nin çözülmesinde büyük katkıları bulunan Çek bilgin Bedrich Hrozny, şehrin adının Hititçe’de ” bal ve meyve bahçesi” anlamına geldiğini söylemiştir. Hitit hiyeroglif metinlerinde Malatya, dana başı veya boğa ayağı ile gösterilmektedir.

KÖKLÜ GEÇMİŞE SAHİP

Malatya’nın tarihi Hititlere dayanır. Merkez ilçenin 4 km yakınında Aslantepe Höyüğü’nde M.Ö. 8. asra ait Hitit Sarayı çıkmıştır. Hititlerden sonra bu bölgeye Hitit asıllı Kargamış Krallığı, Mitanniler, Hurriler, Sami Babilleri, Asurlular, Medler ve M.Ö. 6. asırda Persler, daha sonra Kommagene Krallığı, Pontus Krallığı, Patlar, Sasaniler ve Romalılar hâkim olmuştur. M.S. 395’te Roma İmparatorluğu ikiye bölününce Malatya, Doğu Roma’nın (Bizans) payına düşmüş, Bizanslılar Malatya’yı eyalet merkezi yapmıştır. Habib İbn-i Mesleme komutasındaki İslâm ordularının Malatya’yı fethetmesinin ardından kent 655-712 ve 735-757 arasında 79 sene İslâm Devletinin sınır şehri olmuştur. İslâm Devletindeki iç çekişmeleri fırsat bilen Bizanslılar, Malatya’yı işgal etmişlerse de 1071 Malazgirt Savaşı’ndan sonra 1085’te Selçuklular Malatya’yı fethetmiştir. Malatya, 1135-1175 seneleri arasında 40 sene boyunca Selçuklulara bağlı Danişmendoğulları’nın başkenti olmuştur. Kent, Selçuklulardan sonra İlhanlılara ve daha sonra Memlûklulara geçmiş, 1516’da Yavuz Sultan Selim Han Memlûk Devletine son verince Malatya, kesin olarak Osmanlı Devleti’ne katılmıştır.

Osmanlı Dönemi’nde Malatya, merkezi Maraş olan Dulkadir Beylerbeyliğinin (eyaletinin) beş sancağından biri olmuş, 18. yy ortalarında iç ayaklanmalar sebebiyle Kahramanmaraş’tan ayrılarak Diyarbakır Eyaleti’ne bağlanmıştır. Tanzimat’a kadar sönük bir devre geçiren Malatya Tanzimat’tan sonra Mâmûretü’l-Aziz Eyaleti’nin üç sancağından birinin merkezi olmuştur. Birinci Dünya Savaşı başında İç Anadolu’nun merkez şehirlerinin büyüklerinden biri hâline gelmiş ve Cumhuriyet Dönemi’nde il olmuştur. 1931’de demiryolunun Malatya’ya varması ve 1937’de şehrin demiryolu ile Sivas’a bağlanması kalkınmasının yolunu açmıştır.

Kayısının Başkenti Malatya’mızın ekonomisi sürekli büyümekte, ilimiz turizm, sağlık, sanayi, eğitim başta olmak üzere pek çok alanda pozitif gelişme göstererek her geçen gün daha cazip, daha yaşanabilir bir şehir olarak parlamaya devam etmektedir