Tarih Boyu Türk Rus Savaşları ve Erdoğan Putin Zirvesi
Tarihi günler ve olaylar yaşıyoruz.
Ordumuz İdlib ‘de destanlar yazıyor.
36 Mehmetçiğimizin şahadeti ciğerlerimizi yaktı.
Rus destekli Esed kendi halkını bombalıyor.
Türkiye tüm dünyaya insanlık dersi veriyor.
Bugün Moskova da Erdoğan ve Putin Zirvesi var.
Arzumuz ve isteğimiz, Moskova da yapılacak bu günlü tarihi zirveden ateşkes ve barış çıkar ve zalim Esad, halkına karşı başlattığı soykırıma son verir. Suriye’de barış rüzgarları eser.
Türkiye gerçekten zor günler yaşıyor. Rusya ve Amerika’nın, Suriye’deki petrol savaşlarının bedelini Türkiye ödüyor, bu zor günleri aşmanın yolu birlik ve beraberlikten geçiyor. Suriye ve Irak’ta yaşananlar Türkiye için gerçekten çok önemli bir beka sorunu. Devletin ve milletimizin bu sorunu aşacağına inanıyor, tarihten ders ve ibret alınmasını istiyorum.
Tarih Boyu Türk Rus Savaşları
Tarih boyu Ruslar hep yayılma ve ele geçirme siyaseti gütmüş. 1552 yılında Tatar kazan hanlığını işgal eden Ruslar, Kafkaslar ve Tüm Türkistan coğrafyasını işgal edip milyonlarca insanı vahşice katledip öldürmüşlerdir.
Türkistan coğrafyasındaki birçok toplu şehitlik de belgesel çekmiş birisi olarak Rusların yaptığı vahşet ve mezalim karşısında dehşete düştüm. Değişik kaynaklardan derlediğim tarih boyu Türk Rus savaşları araştırma yazısını sizlerle paylaşıyorum.
Tarihten Ders ve İbret Almalıyız
Osmanlı imparatorluğu, tarihi içinde 1677-1918 yılları arasında on üç defa savaşmak zorunda kalınmıştır. Bu on üç savaşın yapıldığı yıllar sırasıyla şunlardır: 1) 1677- 1681 2)1686- 1699; 3) 1711; 4)1712; 5)1713; 6)1736- 1739; 7) 1768- 1774; 8)1787- 1792; 9) 1807- 1812; 10); 1828- 1829; 11) 1853- 1855; 12) 1877- 1878; 13) 1914 – 1918.
Bu duruma göre Rusya, 1677’den 1918 yılına kadar geçen 241 yıldan 57 yılı Türkiye ile savaşmakla geçirmiştir. 57’nin 241’e oranı dörtte birden fazladır. Ortalama olarak on sekiz yılda bir bize savaş açmıştır. Osmanlı donanması, tarihte yaptığı dört büyük felaketli muharebeden üçünü Ruslarla yapmıştır: 1) Çeşme (1770) İngilizlerin elbirliği ile; 2) Navarin (1827) Ruslarla birlikte İngiliz ve Fransız donanmalar; 3) Sinop (1853); 4) İnebahtı (1870) Birleşik Hıristiyan filosu ile on üç savaşın kısaca sebep ve sonuçları şunlardır:
1677- 1681 savaşı: Rusya, 1677’den 1681’e kadar imparatorlukla Polonya’dan (Lehistan dedikleri ülke) ayrı olarak savaş yaptı. Sonunda Rusya ile yirmi yıllık bir mütareke imzalandı ve Ruslara, Polonya’dan aldıkları Ukrayna toprakları bırakıldı.
1686- 1699 savaşı: Avusturya, Polonya, Venedik ve Malta ile Osmanlı İmparatorluğu arasında 1684’ten beri devam eden savaşa Rusya da katıldı. 1700’de İstanbul ‘da imzalanan barış antlaşması ile Azak kalesi Ruslara geçti.
1711 savaşı: Prut Savaşı diye anılır. Rusya’nın, Kırım sınırlarımızda kaleler yaptırması üzerine İmparatorluk 20 Kasım 1710’da savaş açtı. Askeri hareket ertesi yıl başladı. Baltacı Mehmet Paşa, Çar Petro’yu Prut ırmağında Falci ’de kuşattı. Bütün ordusu ile imha veya esir edeceği sırada karısı Katerina bir taraftan Petro’yu sulh görüşmelerine girmeye teşvik etti, bir taraftan da Baltacı’ya altın ve elmaslar gönderdi. Petro ve ordusu kurtuldu. Prut Antlaşması ile Azak kalesi sağlam olarak imparatorluğa verilecek; sınırlarımızda bazı Rus kaleleri yıkılacak; Çar, Polonya ve Kazakların işine karışmayacak; Çar İstanbul’da bir elçi bulundurmak hakkından vazgeçecekti.
1712 savaşı; Rusya, Prut antlaşmasını yerine getirmediğinden İmparatorluk 28 Aralık 1711’de Rusya’ya yeniden savaş açtı. Askerî harekât başlamadan çevikler Rusya’da iktidara geçince savaşa son verdiler. Brest- Litovsk Barış Antlaşması ile Batum, Kars ve Ardahan 1712 İstanbul Barış Antlaşması ile Prut şartları yenilendi.
1713 savaşı: Rusya, 1712 Antlaşmasını da yerine getirmediğinden 12 Kasım
1712’de yine savaş açıldı. 24 Haziran 1713’te Edirne’de imzalanan barış antlaşması, İstanbul Antlaşmasını Ruslar için biraz daha ağırlaştırdı.
1736- 1730 savaşı: Ruslar, Kırım’ı istila ederek her tarafı yıkıp yaktılar. Fransa’nın aracılığı ile Belgrat Barış Antlaşması imzalandı. Bu antlaşmada Ruslar, Azak kalesini yakmayı, Karadeniz’de savaş ve ticaret gemileri bulundurmamayı taahhüt ettiler.
1768- 1774 savaşı: İkinci Katerina’nın, Polonya işlerine karışmasından çıktı. Osmanlı ordusu karada yenildiği gibi Avrupa’yı dolaşarak, Akdeniz’e gelen donanması da Çeşme’de Osmanlı donanmasını gafil avlayarak yaktı (1770). 1774’te Küçük Kaynarca Barış Antlaşması ile Kırım İmparatorluğa tabi olmaktan çıktı ve istiklal kazandı. Ruslar, Karadeniz ve Akdeniz
‘de donanma bulundurmak ve Boğazlardan savaş gemileri geçirmek haklarını aldılar.
1787- 1792 savaşı: İkinci Katerina’nın düşmanca gösterileri üzerine Osmanlı devleti, 1787’de Rusya’ya savaş açtı. 1792’de Rusya ile Yaş Antlaşması yapıldı. Bu antlaşmaya göre Kırım Rusya’ya kalmakla beraber, Besarabya, Bender, Akkerman, Kilia ve İsmail kaleleri Osmanlılara geçiyordu.
1807- 1812 savaşı: Rusya, 1806 yılında bazı kalelerimize saldırdı ve 27 Aralık 1806’da Bükreş’e girdi. 7 Ocak 1807’de Babıali, Rusya’ya savaş açtı. İmparatorluk orduları Romanya’da yenildi ve barış yapmak zorunda kaldı. 1812 Bükreş Antlaşması ile Türk – Rus sınırı Prut’a geriledi; Sırbistan’da umumi af ilan edildi.
1828- 1829 savaşı: Yunanistan’ın, imparatorluğa tabi muhtar bir devlet ilan edilmesini Babıâli kabul etmeyince Rusya, 1828’de imparatorluğa savaş açtı, imparatorluk orduları Anadolu ve Rumeli’de gerilediklerinden, 1829 Edirne Barış Antlaşması yapıldı. Bu antlaşma ile Yunanistan bağımsız oldu; Romanya muhtariyeti genişletildi; Sırbistan muhtar bir prenslik oldu.
1853- 1866 savaşı: Rusya’nın memleketimizde Ortodoks Osmanlı tebaasının koruyucusu olarak tanınmasını istemesi, Babıali tarafından reddedildi. Rus orduları Eflak ve Buğdan’ı istilaya başlayınca, imparatorluk 1853’te Rusya’ya savaş açtı. Ruslar, Sinop’ta Türk donanmasını yaktılar (1853). İngiltere – Fransa, 1854’te Türkiye ile ittifak ettiler. Sivastopol’ü kuşattılar. Ruslar, Eflak ve Boğdan ‘dan çekilmek zorunda kaldılar. 1855 Eylül’ü sonlarında Sivastopol düştü. Barış istedi. 1856’da imzalanan Paris Antlaşması ile Osmanlı devletinin mülki tamamlığı ve istiklali İngiltere, Fransa, Avusturya, Prusya ve Rusya’nın müşterek kefaleti altına girdi.
1877 – 1878 savaşı: Halk dilinde 93 Harbi diye ünlüdür. Ruslar 1877’de savaş ilan etmeden saldırdılar. Bu savaşta Gazi Osman Paşa Plevne, Kafkasya’daki diğer kuvvetler de Zivrim ve Erzurum destanlarını yarattılar. Fakat sonunda savaş talihi Ruslara güldü. Ruslar, Ayastefanos ’a dayandılar. Ayastefanos Antlaşması ile büyük Bulgaristan kuruluyor; Sırbistan ve Karadağ genişliyor, Romanya müstakil bir prenslik oluyordu.
1914- 1918 savaşı; Birinci Dünya Savaşı’nda Türk orduları Ruslara karşı, tek başlarına olarak Kafkasya cephesinde; Almanlar, Avusturyalılar ve Macarlarla birlikte Galiçya cephesinde; Bulgar ve Almanlarla birlikte Romanya cephesinde çarpışmışlardır. Kafkasya’da Enver Paşa ‘nın giriştiği Sarıkamış taarruzu bir bozguna uğradı, dokuz ilimiz Rus işgali altında kaldı. 1917 Ekim’inde Boleski sahibi Türkiye’ye veriliyordu.(kaynak http://www.pau.edu.tr/zyilmaz/tr/sayfa/osmanli-rus-savaslari)
Evet hem Amerika ve hem de Rusya hep savaş, soykırım ve sömürme yaparak insanlığa karşı savaş suçu işlemişlerdir. Rusya’nın, Afganistan ve Çeçenistan da yaptıkları unutulmadı. Kırım ve Abhazya’yı dünyanın gözü önünde işgal etti.
Amerika’nın, dünya ülkelerinde yaptığı vahşet, zulüm ve soykırımı hiçbir zaman unutmamak gerekiyor. Irak ve Suriye gerçeği Amerika tarihi için yüz karası.
Çin, İngiliz ve Avrupa ülkeleri ekonomik çıkar uğruna birçok ülkede sömürüler yapmışlar. Çin, Uygur Türklerine karşı insanlık suçu işliyor, bir gün bu vahşet ve soykırımlar son bulur.


