Muhsin Yazıcıoğlu'nun Vefat Yıl Dönümü ve Gazetecilik Hatıram
Dünyayı kasıp kavuran ve ülkemizide tehdit eden Korona virüsü felaketi dolayısı ile günlerdir eve kapandık dışarı çıkmıyoruz.
Dünyayı gezip dolaşan gazeteci ve belgeselci olarak tam bir haftadır çıkmıyorum. Eve kapanmak çok zor ancak yaş atmış, yetkililer evden çıkmayın diyor. Bizde evde boş oturmuyor, gazetecilik anılarımızı yazıp sizlerle paylaşıyoruz.
25 Mart, merhum Muhsin Yazıcıoğlu’nun vefat yıl dönümü. Bugün bile tartışılan, sözde bir helikopter kazasına kurban giden Muhsin Yazıcıoğlu’nun ölümü üzerindeki sır perdesi bir gün kalkacak, ülkemiz ve insanımız üzerinde oynanan oyunlar tam olarak anlaşılacaktır.
Muhsin Yazıcıoğlu ile ilk kez 1980 li yıllarda tanıştık
1982 yılında vatani görevimi tamamlayıp, Gebze’ye geldik. Sıkıyönetim dönemi, hem gazetecilik yapıyor hem de küçük bir yerde açtığım kitap ve kırtasiye dükkanımda ekmeğimi çıkarmaya çalışıyorum.
1983 yılında Gebze’nin tek gazetesi olan Uyanış Gazetesi’nde köşe yazarlığı yapıyor, diğer taraftan TRT ve Anadolu Ajansı muhabirliği yapıyorum.
Liderlerin Gebze mitingini, TRT Gebze Muhabiri olarak takip edip çektiğim video kasedi otobüsle İstanbul Topkapı Otogarına gönderiyorum, TRT yetkilileri buradan alıp yayınlıyorlardı.
Muhsin Yazıcıoğlu’nun eski bir seçim otobüsü ile Gebze Cumhuriyet Meydanı’ndaki mitingini takip ettim. Otobüsün etrafına 100 kişi toplanmış, merhum Yazıcıoğlu sanki binlerce kişiye hitap ediyormuş gibi heyecanlı. Muhsin Bey’in konuşması ve ülkemizin geleceği ile ilgili düşünceleri beni heyecanlandırmıştı.
Mitingden sonra sohbet ettik. Sıkı yönetim yeni kalkmış, ülke olağanüstü halle yönetiliyor. Demirel ve Ecevit başta olmak üzere siyasi liderler yasaklı, ekonomi bozuk. Muhsin Başkan bunlar geçecek Türkiye çok güzel günler görecek diye bizlere umut veriyordu.
Muhsin Yazıcıoğlu ile daha sonra bir çok görüşmemiz oldu. Helikopterin düştüğü an itibari ile televizyonların canlı yayını, yapılan tutarsız açıklamalar ve gazeteci İsmail Güneş’in 112 acil sağlık ekibi ile yaptığı telefon konuşması ve bizi kurtarın feryadı halen kulaklarımda çınlıyor.
Merhum Muhsin Yazıcıoğlu ve arkadaşlarını vefat yıl dönümünde bir kez daha rahmet ve saygı ile anıyorum ruhları için birlikte Fatiha okuyalım El Fatiha…
İsmail Güneş’in anıları Kocaeli Basın Müzesi’nde yaşıyor
25 Mart 2009 Çarşamba günü, BBP Lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun da içinde bulunduğu helikopter kazasında Büyük Birlik Partisi (BBP) Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindekileri Kahramanmaraş’tan Yozgat’a götüren helikopter, Göksun İlçesi dağlık kesiminde düşmüş ve kazada Yazıcıoğlu ile birlikte BBP Sivas İl Başkanı Erhan Üstündağ, İl Başkan Yardımcısı Yüksel Yancı, Murat Çetinkaya ve pilot Kaya İstektepe ile İHA Muhabiri İsmail Güneş hayatını kaybetmişti. Merhum gazetecinin eşi Yasemin Güneş’de eşine ait kol saati ve basın kartını, Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi’ne bağışladı. Büyük Birlik Partisi İl Başkanı Serhat Duyar’ın da eşlik ettiği Yasemin Güneş, Türkiye’de ilk kez bir müzede eşinin adının ve anılarının yaşayacak olmasının kendisini çok mutlu ettiğini dile getirdi.
İsmail Güneş’in anıları Kocaeli Basın Müzesinde yaşayacak
Kocaeli Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi’nde açıklama yapan Yasemin Güneş, “İsmail’in adı maalesef sadece ABD’de bir müzede yaşıyordu. Maalesef diyorum çünkü Türkiye’de herhangi bir müzede İsmail’in adı geçmiyordu. Amerika’da bir eyalette bir basın müzesinde, görev başında rahmetli olan gazetecilerin isimlerinin yaşatıldığı bir yer var. Orada da Uğur Mumcu’ların olduğu alanda İsmail’in de adı yazıyor. O yüzden Türkiye’de böyle bir müzede İsmail’in adı olması benim için çok mutluluk verici. Bu sayede bir isteğim de yerine getirilmiş oldu” dedi.(kaynak İlhan Haber Ajansı)
Bu Günler Geçecek Güzel Günler Gelecek
Evet anılar çok önemli, hatıraları yazmak ve tarihe bilgi ve belge bırakmak gerekiyor. Yaş itibari ile evde oturma zorunluluğum olmamasına rağmen evden çıkmıyorum. Bir hafta önce perşembe günü kendimi eve kilitledim, zor olsada bu günler geçecek.
İlk kez böyle bir olay yaşıyor, küresel bela ve felakete canlı şahitlik yapıyoruz. Devlet yetkilileri görevlerini yapıyor, sağlıkçılar büyük fedakarlıkla görevlerini sürdürüyor. Devlet yetkilileri ve sağlıkçılara minnet ve şükran borcumuz var, yaşımız ne olursa olsun evden çıkmayalım yetkililere ayak bağı olmayalım sorumluluk duygumuzu ve insani değerleri ön plana çıkaralım.
Tarihe canlı şahitlik yaptığımız bu günlerde yaşadıklarımızı ve duygularımızı yazıp geleceğe bilgi bırakalım, zamana noterlik yapalım.
Bu zor ve sıkıntılı günler geçecek.
Mutlu ve huzurlu günler gelecek.
Bu günleri hatırladığımızda,
Yaşadığımız günlerin kıymetini daha iyi anlayacağız.
Her şeyin başı sağlık…