Zirvenin gündemi Suriyeli Mülteciler!
Göç, Mültecilik ve İnsanlık temalı Kartepe Zirvesi İki Bakanın katılımıyla başladı
Büyükşehir Belediyesi tarafından organize edilen Kartepe Zirvesi’nde Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu Suriyeliler meselesine değindi. Bakanlar Mülteciler konusunda oluşturulmaya çalışılan algıya ateş püskürdü. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nce “Göç, Mültecilik ve İnsanlık” temasıyla düzenlenen Kartepe Zirvesi, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve çok sayıda davetlinin katılımıyla başladı. İki bakan Çavuşoğlu ve Soylu çok önemli mesajlar verdi. Kartepe Zirvesi’nin açılışında konuşan İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Türkiye’ye yönelik göç baskısının, özellikle Afganistan tarafının da etkisiyle ciddi şekilde arttığını belirtti. Suriyelilerin durumuna değinen Soylu, “Ülkemizdeki Suriyelilerin, suça karışma oranları ise binde 8’dir ve bu oran 2015’te yüzde 1,4’tü. Yani giderek azalıyor. Sürekli aşağıya iniyor. Yine bir rakam daha vereceğim. Bu adam sürekli olarak her Suriyeliyi tacizci, tecavüzcü olarak gösteriyor.”
TOPLUMU BİRBİRİNE DÜŞÜRMEK İSTİYORLAR
Soylu, bu yıl 29 bin 743 cinsel içerikli olayın yaşandığına işaret ederek, sözlerini şöyle sürdürdü: “Bunlar içinde Suriyelilerin karıştığı olay sayısı 749’dur. Üstelik bu rakama taciz mağduru Suriyeliler ve kendi aralarındaki olaylar da dahildir. Şimdi, rakamlar bu şekildeyken acaba yalanlarla bu iki toplumu birbirine düşürme gayretinin asıl amacı nedir, buradan nasıl bir siyasi pozisyon umulmaktadır? Bunu anlamak, vicdanlarımıza izah etmek gerçekten mümkün değildir.”dedi. Türkiye’nin göç meselesinde tecrübesini, vicdanını ve rasyonel bir aklı ortaya koyduğunu vurgulayan Soylu, gelişmiş dünyadan bekledikleri desteğin para değil anlayış desteği olduğunu, aynı anlayışta buluştukları ölçüde 21. yüzyılı daha mutlu bir yüzyıl yapma şanslarının olacağını kaydetti.
GÖÇ DÜŞMANLIĞI’NA DİKKAT
Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise, bugün bölgede ve ötesinde çok ciddi sınamalarla karşı karşıya olduklarını ve bu sınamaların tek başına bir ülkenin ya da herhangi bir uluslararası örgütün çözebileceği düzeyde olmadığını, o nedenle çok ciddi iş birliği gerektiğini söyledi. Çavuşoğlu, göç akınlarının göçmen düşmanlığı ve yabancı düşmanlığı gibi ırkçı akımların yükselmesini tetiklediğini aktararak, “Bu sorunları nasıl çözeceğiz, göç konusunda birlikte hangi adımları atabilmeliyiz, yerinden edilmiş insanları da yeniden evlerine nasıl göndermeliyiz? Keza bizlere sığınan insanlara karşı hangi politikalarda başarılıyız hangi politikalarda yetersiziz? Tüm bunları çok iyi bir şekilde değerlendirmek zorundayız.” diye konuştu.
PAZARDAN MAL SEÇMİYORUZ
Göçmen almak isteyen ülkelerin Suriyeli göçmenler için çok detaylı bilgiler istediğine dikkati çeken Çavuşoğlu, şunları kaydetti:”Kontrollü göçü sağlarken seçicilik yaparsak bir kere bu insani değil, doğru bir strateji de değil. Neden o sorular soruluyor? Çünkü belli sayıda göçmen alarak ‘Ben de bir şeyler yapıyorum.’ deyip, 10 bin 20 bin kişi alıyorlar, bir de ödül alıyorlar uluslararası toplumdan. Biz daha öyle bir ödül alamadık. 33 milyar dolar harcadık ve toplamda 4 milyonun üzerinde mülteciye ev sahipliği yapıyoruz ama bunu yaparken kendisine uygun almak istiyor. Örneğin ağırlıkla hristiyan bir ülkeyse hristiyan olsun, müslüman bir ülkeyse müslüman olsun diyor, yahudiyse yahudi olsun diyor, mühendis olsun diyor, doktor olsun diyor… O insanları almak isteyenleri götürün burada mülakat yaptırın ben şundan çok eminim ‘Aç ağzını kaç tane dişin kaldı?’ onu da soracaktır. Bu insani değil. Pazardan mal seçmiyoruz. Eğer kontrollü göçte samimiysek bu tür ayrımcılıklar entegrasyon politikalarınızda da başarısız olmanıza sebep olur ve sizi başka noktalara götürür.”AA
