Yaşamdan Vazgeçiş …
Gün geçmiyor ki yeni bir üzücü haber almayalım. Hayat iyisiyle kötüsüyle, güçlükleriyle veya hoşluklarıyla iç içe bir bütün elbette. Herkesin kendine göre yükleri, acıları, açmazları veyahut yorgunlukları var. Lakin bazı şeyler var ki insanı gerçekten çaresiz hissettiriyor ve derin bir yara açıyor.
Gerek yakın zaman bölgemizde ve gerekse tüm yurtta artan intihar olaylarından bahsediyorum. Haber programlarında seyircisi haline geldiğimiz bu olaylar sadece bir haber olarak mı yer alacak hayatlarımızda ! Adeta normalleşir hale geldi bu tip haberler. Bir insanın kendi yaşamından vazgeçmesi nasıl bir ruh halidir ? Toplumca hepimize bakan bir yönü yok mudur peki ?
Uzmanlara göre intihar düşüncesi yoğun bir acıyla tetikleniyor. Genel olarak sevilen bir kişinin ölümü, özel bir ilişkinin bitmesi, ekonomik kayıplar gibi nedenler gösterilmekle beraber, pek çok faktörün bileşkesi olarak da karşımıza çıkabilmekte. Kişinin sosyal yaşamla gerçek bir ilişkinin ortadan kalktığı bu durumda, kişi kendisini tamamen bir çözümsüzlük ve çaresizlik içinde hissetmektedir. İntihar eylemi planlı olabilmekle beraber, plansız ve ani olarak da açığa çıkabilmektedir.
Depresyon, alkol ya da madde kullanımı, sosyal uyum sorunları ve stres bozuklukları intihar düşüncesi olan bireylerde sık rastlanan durumlardır. Kaygı ve kişilik bozuklukları ve bir takım nörolojik rahatsızlıklar da intihar düşüncesini doğurabilmekte.
İntihar eylemini gerçekleştiren kişinin aile ve yakın çevresi için de bu durum son derece yıkıcı. Pek çok vakada gözlemlenen, yakın çevredeki insanların eylem sonrası yaşadığı şok hali. Bir anlam verememe, mantıklı bir sebebe bağlayamama hali. Ömür boyu tatmin edici bir cevap olmaksızın keşkelerle, belkilerle geçen bir yaşam…
Sevmek, sevilmek ve sosyal bir birey olmak depresyondan uzak kalmak için en iyi ilaç olsa gerek. Bazı uzmanlara göre herhangi bir şey için çaba göstermek, emek vermek yani kişinin kendisini adadığı bir uğraşının olması sağlıklı ruh halinin olmazsa olmazı. Tabiatta hiçbir şey boşluk kabul etmiyor. İnsan da tabiatın ufak bir parçası olarak ruhsal manada doyurucu bir yaşam sürmeli. Bunu derken, her şeyin dört dörtlük yolunda olmasını kastetmiyoruz elbette, dediğimiz gibi hayat her şeyiyle bir bütün. Mesele, bizim bakış açımızda ve hayatın bize sunduklarını nasıl karşıladığımızda.
İnananlar için, İslam dininde intihar yasaklanmıştır. Akıbetini ise Allah bilir. Eğer referansımız din ise, bunu gerçekten şuurlu bir şekilde doğru algılamak lazım. Ruhsal olarak ufak sapmalar olduğu takdirde kişinin dayanak noktası imanı olabilmeli. Yaradan ile ilişkimizi tekrar gözden geçirmeliyiz. Zira günümüzde O’nunla ilişkimiz de ticari zemine oturmuş durumda.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ)’nün verilerine göre intihar vakaları herhangi bir dine inananlar ya da hiçbir dine inanmayanlar arasında parelel dağılmaktadır. Bu veri, üzerinde düşünülmesi gereken bir olgudur.
DSÖ’nün en son 2019 verilerine göre, intihar olaylarının en çok görüldüğü ülke Litvanya (Yüz binde31) iken onu sırasıyla Rusya (Yüz binde 31), Guyana (Yüz binde 29,2 ve Güney Kore (26,9) izlemektedir. Türkiye ise listede 100. sırada yer alıyor.
Üzücü olmakla birlikte oldukça düşündürücü hadiseler oluyor. Her zamankinden daha çok birbirimize kenetlenmeliyiz. Toplumun en küçük yapı taşı olan aile ile başlayan bir çözülme süreci söz konusu. Herkes bir yana savruluyor. Sizin bıraktığınız elleri tutmaya hazır art niyetli o kadar çok insan var ki, ya da sizin ulaşamadığınız kalbe girmek için çabalayan.. ve de bunu başaran.
Verilerde en dikkat çekici nokta, intihar olaylarının daha çok 15-29 yaş aralığında gerçekleşmesi.
Ailelere, yetişkinlere çok büyük sorumluluklar düşüyor. Gerçekten samimi ve kalbe dokunur paylaşımlar olmalı. Ve temel değerler çocuğa erken yaşta verilmeli. Yaşamdaki güçlükler bizleri olgunlaştırmak ve kemale erdirmek için sadece birer vesiledir, tecrübedir. Gereken dersi alıp önümüze bakmalıyız. Ve bilinme ki hiçbir acı sonsuza dek sürmez. Çocuklara her şeyi altın tepside sunmayalım. Sert rüzgarlarla mücadele edebilecek güce ve yeteneğe sahip başaklar misali bireyler yetiştirelim. Eğilip bükülseler de yıkılmasınlar.
Unutmamalı ki, bir intihar sadece bir kişinin ölümü değildir. Tüm insanlığın ölümüdür.
******
Bi’Mola vermek isteyenler için, İbrahim Kalın’dan “Akıl ve Erdem” kitabı okumaya değer.