Yeni Dönem …



Zor zamanlardan geçiyoruz. Tüm dünyaya yayılmış olan virüs, ülkemizde de etkisini göstermeye devam ediyor. Milletçe yasaktan ve izolasyondan oldukça bunaldık. Özellikle de yaşlı ve çocuklar için katlanılması zor bir durum çünkü onlar için yasak süreci daha da uzadı. Sevindirici olan ise, vaka ve ölüm sayısının oldukça düşmüş olması. Görünen tablo, virüsten kurtulmamıza az kaldı diyor. Hayırlısıyla bu sıkıntılı dönemin de üstesinden geleceğiz. Sonrasında ise bizi yeni bir dönem bekliyor.

Virüs sebebiyle yaşadığımız bu dönem, dilerim bizlere bir takım şeyleri yeniden düşünme ve değerlendirme fırsatı sunmuştur. İnsanın, hayatındaki insanların önemini sorgulamaktan tutun, sahip olduğu imkanların şükrüne varması az bir şey olmasa gerek. Sahip olduğunu sandığı her şeyi kendinde hak gören insan kişisi aslında durumun hiç de böyle olmadığını idrak etmiş olsa gerek. En basit eylemleri dahi yapabilmek, bugünlerde lüks oldu maalesef.

“Her şeyin başı sağlık” deriz demesine de, ne kadar şuurlu yaşıyoruz bu gerçekle acaba ! Evet sağlık olmayınca, geri kalanların kıymeti de değersizleşiyor. Ölüm de hayat kadar gerçek ve nihai olarak ulaşacağımız son nokta, her an hayatımızın bir parçası, evet üçer beşer birileri hayattan göçüp gidiyor. Fakat bu olguya kolektif bir bakışımız yoktu sanki. Ta ki.. bu virüs olayına kadar. Ölüm, hayatın bir parçası olmaktan çıkıp, kaçıp kurtulunması gereken bir düşmana dönüştü. Topyekün seferberlik ilan ettik, ülke olarak değil sadece, tüm dünya milletleri bu acziyette eşitlendi.

Bu dönem için hijyendir, mesafedir vs gibi durumlara dikkat ediyor olsak da, ne kadar sürecek acaba bu hassasiyet ! Her an elimizden kayıp gidecek gibi olan sevdiklerimize daha duyarlı ve özenli olmaya devam edecek miyiz ? İncir çekirdeğini doldurmayan mevzular, gündemimizde yerini koruyacak mı ? Dilerim bu zor zamanlardan tüm dünya insanları olarak değerler noktasında güzel kazançlarla çıkmış olalım. Dil, din ve ırk ayırmaksızın yardımlaşmanın olduğu, kalplerin birbirine yaklaştığı yeni bir döneme adım atalım.

Korona günlerinde bize verilen önemli bir mesaj var ki, uzun uzun düşünmek ve düşünmekle kalmayıp artık şuurlu adımlar atmamız gereken bir konu. Tabiattan elini çekmek zorunda kalan insanoğlu, güzelliklerin de tekrar geri dönmesine neden oldu. Temizlenen denizler, dereler mi desek, yeşillik börtü böcek mi desek, ne desek az vesselam.. Yunusların körfezdeki görüntüleri bizlere en güzel örnek olsa gerek. İnsanoğlu kendi elleriyle yaşamını, yaşanmaz hale getirmiş tek canlı olarak oturup düşünmeli artık. Neler oluyor bize, ne yapıyoruz böyle, nereye gidiyoruz ? Nasıl bir hoyratlıktır yaptığımız ! İnsan dokunduğu tabiatı acımasızca tahrip ediyor. Çevre kirliliği ile ilgili yasaların daha da ağırlaştırılmaları elzem gözüküyor. Umarım yapıcı adımlar görebiliriz. Organize Sanayi Bölgesi olan bu coğrafyada bu konuda yapılacak çok iş var. Gerek hava, gerek atık su kirliliği gibi konular mercek altına alınmalı. Vekillerimizden bu konuya dikkat çekmelerini ve somut çözümler üretmelerini bekliyoruz. Hepimiz aynı gemideyiz, öyle değil mi !

******

Salgının başladığı ilk dönemden bu yana özverili bir şekilde görevlerini yerine getirmeye çalışan sağlık çalışanlarının hakkını teslim etmek lazım. Bu dönem bize, gerek sağlık sistemi ve gerekse sağlık personeli olarak ne kadar başarılı olduğumuzu gösterdi. Tüm dünya ile karşılaştırdığımızda, gerçekten takdirlik bir tablo. Eksikler, yanlışlar yok mudur ? Vardır elbet. Neticede bu işin malzemesi insan. Bu salgından, eksik ve yanlışları da iyi tahlil etmiş olarak daha güçlü çıkacağımıza inanıyorum.

Sağlık çalışanları deyince sadece hastanelerde çalışan sağlık personelini anlamamak gerekiyor. Onların yanı sıra bu dönemde özverili çalışmalarıyla teşekkürü hak eden birileri daha var ki, değinmeden geçemeyeceğim. Bana göre onlar da bir sağlık çalışanı. Yaptıkları iş Veteriner işleri Müdürlüğü çatısı altında ifade ediliyor olsa da, toplum sağlığının diğer bir boyutu söz konusu. Veteriner hekimlerimiz de birer sağlık çalışanıdır ve toplum sağlığı için önemli bir yere sahiplerdir. Mesela; zoonoz dediğimiz hayvandan insana bulaşan hastalık için özenle mücadele edilmektedir. Bugüne kadar sokak hayvanı kısırlaştırma, belli noktalarda besleme yapmak gibi çalışmalarıyla bildiğimiz müdürlük, salgın sürecinde besleme noktalarını arttırmış ve haftanın yedi günü hastaneler, marketler, kamu kurumları, pazar yerleri gibi daha pek çok yerde (-ki liste oldukça uzun) ilaçlama ve dezenfektasyon çalışmaları yürütmektedir. Sokağa çıkma yasağının olduğu günlerde besleme yapan hayvanseverler için izin belgeleri düzenleyerek onların çalışmalarına katkı sağlamıştır. Gebze Belediyesi Veteriner İşleri Müdürlüğü olarak, başta Veteriner Müdür sayın Cevat Altıntaş olmak üzere, çalışan veteriner hekimlerimize ve yardımcı personeline bu zorlu süreçteki özverili çalışmalarından ötürü teşekkür eder, kolaylıklar dilerim.

******

Bi’Mola vermek isteyenler için; Hasan Ali Toptaş’dan “ Heba ” okumaya değer.