Sosyal Medyaya Ayar …
Gündem belirleme söz konusu olduğunda sosyal medya mecraları oldukça hararetli tartışmalara sahne oluyor. Algı yönetiminin yapıldığı bu mecralarda herkes alabildiğine at koşturabilmekte. Normal şartlarda iki kelimeyi yan yana getiremeyen pek çok kişi bile burada klavye fatihi olabiliyor. Bilgi paylaşımı söz konusu olduğunda çok önemli bir platform olduğunu düşündüğüm bu alanlarda maalesef ciddi manada bilgi kirliliğine de maruz kalıyoruz. Doğru ile yanlışı ayırt edebilmek ise araştırmayı ve bolca okumayı gerektiriyor. Bu alanları güvenilir kabul etmek, doğru olmasa gerek !
Tam da buradan hareketle, gündemde sosyal medya platformlarının denetimi veyahut sınırlandırılmasıyla ilgili paylaşımlar yer almakta. Belli başlı sınırlamaların ve denetimlerin olması elzem gözüküyor..
Ülkemizde yaklaşık 55 milyon kullanıcısı olan sosyal ağ platformlarının güvenliği ile ilgili ciddi açıklar var. Mevcut platformlar ülkemizle herhangi bir hukuki ve mali muhataplık kurmamakta. Amaç, öncelikli olarak bu platformların ülkemizde çalışma ofisi açması ve devlet ile hukuki, ticari ilişki içinde olmasıdır. Kullanıcılarla ilgili bilgileri ABD’de tutan platformlardan bu bilgileri Türkiye’de tutmasını ve paylaşıma açık olmaması bekleniyor. Yapılmak istenen, bir yasaklama değil düzenlemedir. Yalan, iftira, hakaret, özel hayatın dokunulmazlığı ve kişisel verilerin ifşası gibi konularda önemli yasal düzenlemelerin yapılması gerekiyor. Toplum üzerinde olumsuz etkileri olabileceği düşünülen yayınlara müdahale edilmeli. Bu duruma örnek, konunun öncülüğünü yapan Almanya ve Fransa örnek verilebilir. Sosyal medya devlerine ciddi ceza yaptırımlarını hayata geçiren Fransa, 24 saat içerisinde nefret içeriğini kaldırmayanlara ağır cezalar uygulamıştır. Aynı şekilde ABD merkezli internet alışveriş devi Amazon’un çalışanlarından Çinli şirket ByteDance’e ait TikTok uygulamasını, güvenlik gerekçesiyle telefonlarından silmelerini istediği belirtildi.
Sosyal medya mecralarındaki düzenlemelerin vatandaşların haklarını korumaya yönelik olmasına rağmen, genç jenerasyon çoğunlukta olmak üzere belli bir kesim tarafından özgürlüklere müdahale olarak yorumlanması ve farklı bir tartışma zeminine çekilmesi ise iyi niyetten uzak bir yaklaşım. Hangi özgürlük !
Kavramlarla ilgili karmaşıklığımız bu konuda da açığa çıkıyor. Zira özgürlük, her istediğinizi, istediğiniz zamanda ve şekilde yapabilmek demek değildir. Sizin özgürlüğünüzün sınırı bir başkasının özgürlüğünün söz konusu olduğu noktaya kadardır. Ve özgürlük dediğimiz hak, yasal bir zemine oturmak zorundadır. Aksi takdirde herkes kendi hukukunu kendi gerçekleştirmek isteyecektir. Toplumsal yaşam dediğimiz olgu ancak böyle bir zemin üzerinde sağlıklı var olacaktır.
Konunun çerçevesiyle ilgili en çok kaygılananlar ve dolayısıyla tepkili olanlar, bu mecralarda gerek algı yönetimi olsun, bilgi dezenformasyonu ya da ticari getiri olsun belli bir menfaat devşirenler.
Konuyla alakalı yasal düzenlemelerin en kısa sürede yapılmasını umuyoruz.
******
Bi’Mola vermek isteyenler için; Stendhal’dan “Kırmızı ve Siyah” okumaya değer.