ÇOCUĞUMU DEĞİL KENDİMİ!



“Çocuklarınızı kendi zamanınıza göre değil,onların yaşayacağı çağa göre yetiştirin. “(Hz.Ali)

“Çocuklarla 7 yaşına kadar oynayın,şakalaşın.7-15 yaş arası arkadaş olun.15 yaşından sonra kararlarınızla ilgili onlara akıl danışın,istişare edin.”(Hz.Ali)

Evlât ne kıymetli nimet,ne özel bir ikramdır Rabbimiz’den.Daha dünyaya gelmeden ,varlığını öğrendiğimiz andan itibaren bahar çiçekleri açtırır yüreğimize.

Mutluluğun yanında,bir de sorumluluğun ve emaneti muhafaza edebilmenin kıvranışları sarar benliğimizi.

Zahmetli diye bahsedilen bebeklik dönemi, en tatlı zamanlarıdır. Bakmayın “uykusuzum,işlerimi nasıl yapacağım?” diye içinizde karmaşa çıkarmaya çalışan o sese.Sarın sinenize yavrunuzu. Emin olun bu duyguyu yaşayabilmek için binbir zahmeti göze alan aileler var.

Gebeliğin küçük rahatsızlıkları,bebeklik döneminin uykusuzlukları, geleceğin en tatlı anıları olacak Allah’ın izniyle.

Gelişini dört gözle beklediğimiz,hayaller kurduğumuz evlatların büyümeye başlamasıyla eğitim maratonu hız kazanır. Daha ilk hissettiğimiz an,bizim ruhsal durumumuzdan,ibadet hayatımızdan,ağzımızdan çıkacak her kelimeden etkileneceğini bilmek muhteşem bir duygu. Annelik merhameti ile artık sadece kendimiz için değil, evlâdımızın selâmeti içindir çabamız.

İnternet çağında büyütüyoruz çocuklarımızı. Ebeveynler ; “çocuğum bilgisayar başından kalkmıyor ” diye serzenişte…Ders ve oyun saatlerini kontrol altına almanın aileleri zorladığı malesef ki gerçek!Korumasız bir alanda evlâtlar hangi görüntülere maruz kalıyor dersiniz?Tıklanma rekorları kıran youtuberların görüntüleri ile zehirlenen körpecik zihinler!

Peki nasıl çocuklarımızı muhafaza edeceğiz?Çözüm yasaklamak mı? Yoksa kendi sınırını bilen,ahlâk sahibi,imanlı gençler olabilmeleri için kapı aralamak mı? Ama nasıl?

Kalbin en kıymetli mücevheri imandır şüphesiz. Çocukluk döneminde sevdirerek verilen din eğitimi,çocuklarda geniş bir ufka vesile olacaktır. Geçtiğimiz günlerde okuduğum bir haber yürek yakan cinstendi.Intihar eden gencin son cümleleri arasında söyle bir bölüm vardı

“Bir ev,bir araba için tüm ömrümü çalışıp yorularak geçirmek istemiyorum. “

Gençlere ebediyet anlatılmazsa,dünyanın bir imtihan süreci olduğu söylenmezse,ufku daralır. Dünyalık için koşmak manasız gelir haklı olarak. Oysa maksat ne evdir ne de araba!İmtihan sürecini kulca,insanca en güzel şekliyle yaşayabilmek ve ebediyete açılacak olan kapıya yüz akıyla ulaşabilmektir hayat denilen şey…

Çocukları geleceğe hazırlarken,dünyanın ebediyete uzanan bir basamak olduğu şuurunu verebilmeli.Bu sebeple de anlatılanlardan ziyade anne/babanın rol model olması gerekir.

Rabbimiz şöyle buyuruyor;

Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. Onun başında, acımasız, güçlü, Allah’ın kendilerine buyurduğuna karşı gelmeyen ve kendilerine emredileni yerine getiren melekler vardır.(Tahrim süresi/6)

Kendimizi,yavrularımızı azaptan korumak…”Allah’ım ne kadar zor!” dedirtiyor. Kendi nefsimize söz geçirmekte zorlanırken,yavrularımızı emanet edildiği temizlikte korumak!

Çocuklara küçük yaşlarda Allah Rasulü’nün iki hadisini nakış gibi işleyerek başlamalı:

1)“İki günü birbirine eşit olan ziyandadır, aldanmıştır.”

el-’Aclûnî, Keşfü’l-Hafâ, II, 323.

2)“Hiç ölmeyeceğini zanneden biri gibi çalış, yarın ölecek biri gibi de tedbirli ol.” (Câmiu’s-Sagîr, II/12, Hadis No:1201)

Dünya için dolu dizgin koşarken,minareden gelen davetle;

“Geldim Allah’ım…Şu koşuşturmanın tamamı sadece senin rızanı kazanmak için.Huzura davet çağrısını duydum ve herşeyi bir kenara bıraktım,sana geldim. ” diyebilmek ne kıymetli bir adımdır.

Her yaptığı işte ebediyete yatırım şuurunu bulabilmeli mü’min.Dünyada yaptığı herşeyi amel-i salih olarak götürecek değerde yapma inceliği taşımalı yürek.

Dünyanın tüm gösterişi,çocukları oyalamaya uğraşırken,bu şuuru oluşturabilmek!!!Öyleyse evlâdın etrafını güzel dostlarla çevrelemeli.

“Salihlerden,sâdıklardan olun ” değil

”Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve doğrularla beraber olun.”(Tevbe süresi/119) buyurur Rabbimiz.Bu sebeple de işe,temiz çevreye vesile olacak faaliyetlere dahil ederek baslayabilriz.

X,Y,Z kuşağı diyoruz. Zamane çocuğu diyoruz. Zaman değişti diyoruz. Zaman su misali akıp geçiyor,pek çok şey değişiyor elbette.Değişen çok şeye rağmen değişmeyen tek şey;

iman ettiğimiz gerçeği!Kur’an ve sünnetin Allah Rasulü’nden emanet olduğu gerçeği!

“Hiçbir baba, çocuğuna güzel ahlaktan daha kıymetli bir miras bırakmamıştır.” (Tirmizî, Birr, 33; İbn Hanbel, IV, 77)

Ayakları yere basan,sağlam karakterli,dünyası ve ahireti için çalışan evlât ister şüphesiz her anne/baba.Sadece istemek yetmez,emek vermek gerek,dua etmek gerek,duanın fiiliyat istediğini unutmamak gerek!

Anne/baba Tv girdabında boğulup,evlâdının yanında haram ilişkilerin sevda diye yutturulduğu sınırsızlığı izliyorsa,çocuğuna nikâhın değerini anlatmakta zorlanır.

Eline bir kitap almıyorsa,namaz vakitlerinde dünyalık her işi kenara itip huzura koşmuyorsa,ciddi bir sebep yokken sıcağı bahane edip oruç tutmuyorsa,”Allah rızası için” diyerek kendine açılan ele sadaka vermekten geri duruyursa,acımasızca dost dediğini,akrabasını çocuğunun yanında çekiştiriyorsa,market rafına el uzatırken damak zevki/kalite değil helâl/haram sorgulaması yapmıyorsa,sadece kendi rahatını önceliyor ,Ümmetin hayrına birşeyler için gayret etmiyorsa,meslek sahibi olmanın/para kazanmanın önemini infak şuuru ile anlatamıyorsa,”haklar benim,sorumluluklar senin” bencilliği ile kul hakkından bîhaberse,gencin gelecek olduğunun idraki ile evlâda bakamıyorsa malesef ki geleceğe hazırlanan bir birey yoktur.

“Çocuklarınızı terbiye etmeye çalışmayınız. Zira zaten size bekleyeceklerdir.Kendinizi terbiye edin yeter.”( İbn Haldun)

Şunu da unutmamak gerekir ki; evlât imtihanı peygamber imtihanıdır. Üzerinize düşeni yaptıktan sonra gerisi Allah’a teslimdir.Rabbimiz , bizleri ve bizlerden ahirete kadar gelecek olan nesilleri dini üzere sabit kılsın,hayırlara vesile eysin inşallah. (Amin)