Virüs-ü Korona Neler düşündürdü?



Değerli dostlar, Merhabalar.

Sağlık ve sıhhat diliyorum öncelikle hepinize.

 Neler düşündüm neler sizler yokken anlatayım isterseniz sözü uzatmadan.

 Evde kal Türkiye dendi ve toplumun büyük bir çoğunluğu uydu.

Çocuğu, genci, yaşlısı… Teşekkür ederim uyan herkese.

Hayatta ölümün de var olduğunu öğrendik, biliyorsunuz eskiden yoktu!

Virüs salgını bitse de rahatlasak biraz. Kesinlikle doğru.

Nasıl olsa bu salgın bittikten sonra geriye kalanlar artık ölümsüzlüğü tadacaklar.

Eğer bu virüsle ölmezsek yaşadık! Bir daha ölmeyeceğiz yani!

Dışarı çıkabilmek, doğaya karışabilmek, en çok ta denize bakarken Aşık Veysel’i, Reşat Nuri’yi dinlemek bir dosttan ne kadar kıymetliymiş,  ayrıcalıkmış.

Neyse, uzatmadan düşündüğüm şekliyle yazayım. Yormayayım sizi.

Allah’ın gücünün üstünde bir güç olmadığını,

tüm benim dediklerimin aslında benim olmadığını ve olamayacağını,

hepsinin gelip geçici olduğunu, yarın diye bir şeyin olmadığını,

insanların eşit olduğunu ama olamadığını,

önemli olan insanın iç dünyası olduğunu,

dünyanın bazı insanların malı olmadığını,

zamanın aslında herkese yettiğini,

çok paranın her şey demek olmadığını, parasızlığın da beş para etmediğini,

sohbetin, diyaloğun, tatlı dilin, güler yüzün,

ilginin, sevginin, saygının ne kadar önemli olduğunu,

aile olabilmenin, aile kalabilmenin değerini,

sağlığın kıymetini,

üstünlük taslayanların yanıldığını,

içinde bulunduğumuz anı yaşamanın önemini,

yardımlaşma, birlik olma ve dayanışmanın önemini,

huzurun hayatın merkezi olması gerektiğini,

halden anlamanın,

haddini bilmenin önemini,

insan olmanın ve insan kalabilmenin önemini,

basit yaşamakla ne kadar doğru yaptığımı,

yalan söylemeyerek kaybettiklerimin aslında kazanç olduğunu,

evimizin her türlü etkinliğin yapılabileceği bir yer olduğunu,

dünyanın ne kadar korunaksız bir yer olduğunu,

yarın bakarız derken yarına çıkmak için bir senedimin olmadığını,

çocukların melek olduğunu, virüsün etkileyemeyeceğini,

aciz, etten kemikten olduğumu,

zenginliğin fakirliğin geçerli bir ölçüt olmadığını,

tek özgürlüğün ekmek almaya gitmek olabileceğini,

anladım.

Ve…

Bitmiyor, yazmakla.

Eklemek isterseniz sizde yorum bölümünden yazabilirsiniz. Sağlıcakla kalın.

Allah’a emanet olun.