MOTİVASYON VE AİLE
Değerli okuyucularım, merhabalar.
Hepinize, hayırlı ramazanlar dileyerek başlamak istiyorum.
Önceliği, bugün yine öğrencilere vermek istiyorum.
Malum, biliyorsunuz kimi liseye giriş sınavlarına kimi de üniversite için sınavlara hazırlanıyorlar.
Allah hepsine zihin açıklığı versin diye dua ediyorum. Yarının yetişkinleri olacaklar.
Bu vesileyle bazı öğrenciler, bu sıralarda kendilerini yeterince motive edememekten şikayetçiler.
İnsan kendini nasıl motive eder?
Aslında bu soru bugünlerde küçük büyük herkesi az çok ilgilendiriyor.
Dostlar, kısa yoldan cevap şu olsa gerektir. Korkmayarak!
Peki, nasıl olacak korkmamak?
Mesela, siz köyünüze gittiniz, bir ormana gireceğiniz zaman orada kurtların olduğunu bilseniz korkar
mıydınız?
Yani kurtla karşılaşacak olmak korkutur mu?
Bence korkutacak olan kurta rastlamak değildir.
Onunla mücadele edemeyecek olmak korkutur. Buraya kadar tamamsa devam edeyim.
Bu durumda ne yaparsınız, zorunlu değilseniz ormana girmezsiniz olur biter yani kaçınırsınız
korktuğunuzdan. Ancak ormana girmek zorundaysanız, bu durumda kurtla mücadele edecek
durumda olmalısınız.
Yani gireceğiniz sınav anını ve sınav sonrasını şu anda düşünmezseniz çok iyi olur.
Şu anda yaşamanız gerekeni yaşayın sadece.
Hep söyleriz ne geçmişte yaşamak doğrudur, ne gelecekte.
Doğru olan içinde olduğun anı yaşamaktır.
İçinde olduğu anda her şeye gücü yeter insanın, öğrenebilir neyi isterse.
Oysa geçmişte yaşamak veya gelecekte yaşamak beyhude yüktür.
Hem yorar, hem başarısız yapar.
Belki sınava kadar, daha çok öğrenebileceğiniz dersleriniz vardır.
Siz o güne kadar elinizden geleni yapın.
Yani düşünmeyin olumsuz olumsuz. Olumsuz düşüncelerinize yol verin gitsinler.
Filozof olmayacaksınız.
Sadece öğrenmenize bakın.
Gerisi gelecektir.
Bu hafta en çok gündem buydu.
Öğrenci ve veli cephesinde.
Diğer gündemleri yine değerlendiririz.
Umarım yararlı olmuştur.
Her zaman olduğu gibi öğrencilerden yazınca, mutlaka veliye de yazıyorum biliyorsunuz.
Korona psikolojisinde çocuklara nasıl yardımcı olalım?
Öncelikle biz yetişkinler, bardağın hep boş tarafına değil dolu tarafına da bakalım.
Diyelim baktık, çocuksa somut anlatmasına izin verelim dünyasını. Resimler çizerek, oyun oynatarak
gibi.
12-18 yaşları arasındaysa duygularıyla ifade edebilmeli yani agresif, asi, öfkeli olabilir.
Geçici olduğunu unutmayalım her şeyin.
Anne babalar yani çiftler ne yapsın?
Kestirmeden yazayım hemen.
Halden anla, etkin dinle, olduğu gibi kabul et ve lütfen candan yani samimi ol.
Bak, her şey nasıl güzelleşecek.
Bana ayrılan satırlar biterken, kalın sağlıcakla.
Allah’a emanet olun.