Bir tokat ve halife Me’mun
Merhabalar, sevgi ve saygılarımı iletiyorum.
Değerli dostlarım ailede disiplin konusunda çok şeyler paylaştık.
Disiplinin olmazsa olmaz olduğunu ama bu konuyla ilgili çok fazla yanlış yapıldığını anlatmaya çalıştım.
Disiplin denince şiddetin akla gelmesinin çocuk eğitiminde kişiliğe, aileye ve topluma verdiği zararı paylaştık.
Eğitimde bir yöntem olamayacağını anlattık. Ancak bazen öyle bir zamanda, öyle bir anda kullanılır ki bakın nasıl öğretici olabilir birlikte değerlendirelim.
Annelerin terlik fırlatmasına ne dersiniz?
Her ne kadar artık suç sayılsa da aslında sevginin de bir parçası mıdır?
Mesela fırlatılan ilk terliği, ilk tokadı hiç unutmadım ben.
Sanki şiddet olarak gelmezdi bize.
Çünkü büyüklerimize, öğretmenlerimize saygıda sınır yoktu.
Ama hatırlamışken unutamadığım ve hep nefret ettiğim bir şeyi de yazayım.
Hani hiç suçun olmadığı halde sıra dayağı diye bir şey vardı.
El parmak uçlarınızı birleştirip cetvelle vurulunca, tırnaklardaki acıyı unutmak mümkün mü?
Şimdiki gençler bilmez de. Bilenler iyi bilir.
Nefret ederdim. Çok aşağılayıcıydı.
Sıkarsa hele gel de evde anlat.
Bir dayakta evde yersin, kim bilir ne yaptın diye.
Güven esastı eğitimcilere.
Bir şey yapmasaydın öğretmen asla dövmezdi…
***
Kalbini, gönlünü kazanmışsan karşıdaki insan yaptığın davranıştaki hikmeti arıyor sadece.
Kazanamamışsan gönlünü, zaten ne yaptığın önemli olmuyor.
Hani derler ya kırk gün taşı, bir gün bırak senden kötüsü yok diye.
Aynen öyle.
***
Şöyle tarihte Abbasiler dönemine doğru götüreyim sizi.
Biliyorsunuz saraylarda özel hocalardan ders alarak yetiştiriliyor o dönemde halife adayları.
Bakalım Me’mun efendinin başına ne gelmiş?
Hem de sarayda. Özel(!) derste.
Harun Reşid’in oğlu Me’mun henüz çocukken, hocası sebepsiz yere ona tokat vurmuştu.
Me’mun, hocasına “Neden bana vurdun?” diye sordu.
Hocası ona sadece: “Sus!” dedi.
Biraz konuştular. Me’mun tekrar sordu:
“Neden bana vurdun?”
Hocası yine ciddi bir sesle:
“Sus!” dedi ve konu kapandı. Aradan 20 yıl geçti.
Me’mun halife olunca, ilk iş olarak hocasını çağırttı ve dedi ki:
“Bana neden sebepsiz yere vurmuştun?” diye sordu.
Hocası tebessüm ederek:
“Onu hâlâ unutmadın mı?” dedi.
Halife Me’mun:
“Asla unutmadım” dedi.
Hocası tarihe ibret olarak not düşülecek şu sözleri söyledi:
O tokadı bugünler için vurdum.
Zulme uğrayanın asla unutmayacağını öğrenesin ve kimseye zulmetmeyesin diye yaptım.
Sakın kimseye zulmetme!
Gördüğün gibi zulüm, yıllar geçse de kalpte sönmeyen bir ateştir.
***
Neden böyle yazdım?
Galiba disiplin uygulamalarında geçmişle bugünü karşılaştırmak istedim.
Unutmadan şiddet yok. Sevgi, saygı, disiplin ve huzur var.
Kalın sağlıcakla.