En Büyük Zenginlik



Değerli dostlar merhabalar.

Herkese sağlık, sıhhat, mutluluk ve huzur diliyorum.

Bir önceki yazımda ailedeki olumlu olumsuz tutumları ele aldık ve sevdiğimiz sevmediğimiz insanların uzaydan gelmediğini böylece ortaya koymuş olduk.

Ne ekersen onu biçersin dedik.

Bu yazımda sizin yaptığınız geri dönüşlere yönelik yazmaya ve özetlediğim konuyu biraz daha açmaya çalışacağım..

Efendim tutarlı olmak kısmına takılanlar çok olmuş.

Önemli mi ? Tabi ki yoksa niye yazayım.

Hatırlayacağınız üzere çocuklar, anne babalarından, büyüklerinden, öğretmenlerinden, eğitimcilerden tutarlı olmalarını beklerler, çelişkili davranmalarını değil.

Annenin yapma dediğine baba yap derse çocuk hangisini yapacak?

Hangisi işine gelirse onu yapacak tabiki.

Tekrar yazıyorum ama bu durumda aslında ne yapmış oluyoruz?

Sınırlarını bilemeyen, eğriyi doğruyu birbirinden ayıramayan, kendine özgü kişiliğini oluşturamayan, bağımsız olamayan, kişilik bozukluğu yaşayabilecek bir sonuca doğru gideriz.

Biliyorsunuz bir şeyi zorlaştırmak kolaydır önemli olan kolaylaştırmaktır.

Tutarsızlık durumunda eşler arasında anlaşmazlık var demektir. Anlaşmazlıkların olması da normaldir.

Hepimiz isteriz evde çiftler arasında sesler yükselmesin.

Bağırış, çağırış olmasın.

Huzursuzluk olmasın.

Ama mutlaka olur ve çiftler zaman zaman seslerini yükseltirler birbirlerine.

Peki ne yapmalısınız durumu çözmek için?

Bu durumda çözülmesi gereken bir problemle karşılaştığınızı düşünün.

Eğer sinir katsayınızın yükseldiğini de fark ederseniz bekleyin.

Eşinize gerildiğinizi söyleyin.

Konuşacak durumda olmadığınızı söyleyin.

Kısacası öfkeliyken, gerginken, sinirliyken en güzeli susmak ve konuşmayı ertelemek gerek.

Peki böyle bir durumda durdunuz ve sakinleştiniz.

Sakinleşince her şeyi daha iyi anlarsın ve sakince ifade edersin. Eşinle konuşurken ses tonun karşıdakinin duyabileceği kadar olmalı.

Bağırmak iletişim kurmak değildir çünkü unutmayalım.

Soruyorsunuz ya tutarlı bir insan nasıl olurum diye. İşte önce kendi konuşmanı düzeltmelisin.

Sonuç mu diyorsunuz söyleyim.

Çiftlerin bazıları emin olun konuşmayı bilmiyor ve nice aileler konuşmayı bilmeyen çiftler yüzünden yıkılıyor.

Çocuklar neler yaşıyor…

Tabi ki ekonomik, sosyal, kültürel bir çok neden olabilir çiftlerin anlaşamamaları için.

Çünkü bir defa cinsiyetleri, aileleri, belki kültürleri, eğitimleri, farklı da farklı…

Ne çok farklılık var. Ancak iletişim yoksa dayanmıyor aile fazla. Boşanmalar artıyor. Çünkü hepimiz biliyoruz ki insanlar konuşarak anlaşır.

Konuşmayı bilmiyorsa anlaşamaz.

Eğer konuşmayı öğrenirsen birbirini dinlersin.

Dinlersen anlarsın. Anlarsan ortak bir karar alır, çocuğun gözünde tutarsız olmazsın.

Böylece tutarsız ortamlardan yetişen kafası karma karışık insanlar yetiştirmezsin.

Aile bağların güçlü olur, huzurlu olursun.

Kaliteli bir aileye sahip olmak dünyadaki en büyük hazdır, en büyük zenginliktir.

Her şeyi satın alırsın paran varsa ama kaliteli bir aileyi satın alamazsın.

Çünkü iyi bir aile olmak, sevgiyi saygıyı tatmak, çok az insana kısmet olur bu hayatta. Çok emek ister, çok fedakarlık ister, çok sabır ister.

Bunlar her insanın bilebileceği ve yapabileceği özellikler maalesef değildir.

Sohbet eder gibi yazdım umarım anlatabilmişimdir.

Teşekkür ederim buraya kadar sabırla okuduğun için.

Sevgi ve saygılarımla.

Hoşça kalın.