Gebze’den Hollywood’a!
Gebze’den Hollywood'a uzanan bir hayat... Barbaros Tapan ile Gebze'de buluşarak onun Gebze'de başlayan ve Hollywood'a uzanan hayat hikayesini dinledik.
Gebze’den Amerika’ya uzanan yolu bir de Barbaros Tapan’ın kendi ağzından dinleyelim dedik.
Barbaros Tapan ülkemizi yurtdışında en iyi temsil edenlerden birisi, Onu Kobe Bryant, Sharon Stone, Monica Bellucci, Julia Roberts gibi üst düzey isimlerle yaptığı söyleşilerden takip ediyoruz. Liseyi Gebze Endüstri Meslek Lisesi’nde okuyan, annesi hala Gebze’de oturan, Los Angeles’ın, NBA’in ve Hollywood’un nabzını tutan ve sosyal medya hesapları takipçi rekoru kıran Tapan, Gebze’deki gençlik dönemlerinde amatör kulüplerde futbol da oynamış. Gebzespor’u Amerika’da sosyal medyadan takip eden Barbaros Tapan ile kültür sanat sayfası editörümüz Refik Sıla Güvenç keyifli bir söyleşi gerçekleştirdi.
Gebze’deki yıllarınızdan bahseder misiniz?
Üsküdar’da doğdum. Futbola ilgim vardı, Beşiktaş alt yapısına seçilmiştim hemen ardından ailem Gebze’ye taşındı, Liseyi Gebze Endüstri Meslek Lisesi’nde okudum, güzel senelerdi, Çayspor’da amatör olarak futbol oynuyordum, o süreçte sakatlık yaşadım, babamı da kaybetmemle birlikte futboldan koptum. Otellerde çalışmaya başladım, yeni insanlar ve yeni hayaller diyebiliriz, derken Los Angeles’a eğitim amaçlı gittim.
Gebzespor’u takip ediyor musunuz?
Tabi ki takip ediyorum. Gebze’deki arkadaşlarımla internetten yazışıyorum, Gebzespor hesaplarını takip ediyorum. Yılın belirli zamanları annemi görmek için Gebze’ye geliyorum, eski arkadaşlarımla bir araya geliyor, spor, futbol konuşuyoruz. Söz tabi ki Gebzespor’a da geliyor. Gebze’de futbol seviliyor. Gebzespor’a başarılar diliyorum.
Ünlü isimlerle röportajlarınız var, heyecan oluyor mu yoksa alıştınız mı?
Enerji ve heyecan her zaman var. Her zaman enerjiniz ve heyecanınız olmalı. Amerika’da oyuncu oyuncu, sporcu sporcu, gazeteci gazeteci şeklinde yaşıyor. Hepsi birbirinden ayrı, herkes işini yapıyor. O sistemi o kültürü oluşturmuşlar. Hollywood zor ve çetin bir yol. Star isimler ünlü olana kadar pek çok zorluk görmüş geçirmiş insanlar. Hepsi çok büyük star elbette ama bu sürece kadar geçtikleri zor dönemeçler oluyor.
Türk sineması için neler söylersiniz?
Benim son dönemde en başarılı bulduğum işlerin başında Ayla filmi geliyor. Oskar aday adayı oldu. Bizler de Ayla filminin yurt dışındaki tanınırlığı konusunda elimizden geleni yapmaya çalıştık. Başarılı da olduk bence. Türk sinemasının Eşkıya, İstanbul Kanatlarımın Altında, Ağır Roman gibi cesur işlere ihtiyacı var. Ayla filmi gibi filmlerin devam etmesi gerekir. Yurt dışında pek çok yapım var, bunların arasından sıyrılmak zor. Oskar jürisi yapımın kendi coğrafyasındaki gerçekleri, tarihi cesurca anlatıyor mu buna bakıyor. Cesur işlerin artması gerek.
Amerika’da spora bakış nasıl?
Amerika’da spora ciddi ilgi var. Amerikan Futbolu, Basketbol, Beyzbol ve Futbol Amerikalıların tercihleri. Bir Amerikalı bu branşlarda mutlak bir takım tutar. Sporla ilgilenir ve takip eder. Ama ülkemize göre bir fark var; o da asla kaybedince olay çıkarmaz. Sporu spor olduğu için sever ve destekler kazanmak ya da kaybetmek etkilemez, desteğini sürdürür. Bizim ülkemize göre spora olan bakışları çok daha farklı. Futbola ciddi yatırımlar yapıyorlar. İbrahimoviç transferi buna son örnek.
Gebze’deki gazeteleri takip ediyor musunuz?
Gebze’ye geldiğim zamanlarda yerel basına mutlak göz gezdiririm. Yerel basın kıymetli bence. Yerel basın sahici. Mesela siz benimle geliyorsunuz röportaj yapıyorsunuz, ya da herhangi bir haberi gidip takip ediyor ardından kaleme alıyorsunuz. Büyük gazetelerde durum farklı haber sizin ayağınıza geliyor, fakat yerel basına inanıyorum, önemli bir iş üstleniyorsunuz, haberin peşinden gidiyorsunuz. REFİK SILA GÜVENÇ
Kültür Sanat muhabirimiz Refik Sıla Güvenç, Barbaros Tapan ile Gebze’de buluşarak röportaj gerçekleştirdi;

Barbaros Tapan, Gazete Gebze’yi inceleyerek Gebze gündemini takip etti;

