Yerli Markada Global Çözüm; Coşkun Arıtma
Tuna Coşkun Gümüşhane’li bir memleket sevdalısı işadamlarımızdan. 1993 yılından bu yana Çayırova’da yaşıyor. 2004 yılında kurduğu Coşkun Arıtma ile sektöre giriş yapmış, o gün bugün başarılı projeleri hayata geçirerek sektörde öncü firmalar arasına girmiş. Kendisi ile Gebze Sultanorhan Mahallesi Gebze Oto Sanayi karşısında yer alan işyerinde konuştuk. Tuna Coşkun, sektörü, Coşkun Arıtma’nın gelişimini, ihracatlarını ve projelerini Gazete Gebze için anlattı.
Sayın Coşkun, kendinizi ve firmanızı kısaca tanıtırmısınız?
Gümüşhane doğumluyum. 1993 senesinden beri Gebze’deyim. O tarihte Çayırova’da bulunan Kale Radyatör’de ilk iş hayatıma başladım. Daha sonra askerlik görevimi yapmak için ayrıldım. Askerlik sonrası ağabeyimle birlikte çelik konstrüksiyon işleri yapmaya başladık. Ağabeyimin vefatından sonra da, 2004 yılında arıtma sektörüne giriş yaptım. Çayırova’da ikamet ediyorum, iş yerimiz Gebze, Sultanorhan Mahallesi 1181 sokakta. Endüstri meslek lisesi mezunuyum ve halen meslek yüksek okulu makine bölümünde öğrenim görmekteyim. Coşkun Arıtma, özellikle hükümetimizin son dönemde Çevre konusundaki doğru politikaları ve yaptırımları sonrası firmaların arıtma tesisleri kurma zorunluluğundan dolayı bir ihtiyaçtan doğdu. Firmalardan talepler geldi. Çevremizde arıtma firmaları vardı. Bizim çalıştığımız firmalardan da talepler vardı. Bir ortağımla beraber proje bazlı işler yaptık. Bir aile şirketiyiz. Yurt içi ve yurt dışında önemli projeler gerçekleştiriyoruz. Son dönemde özellikle Gebze Ticaret Odası’nın da başlatmış olduğu İhracat eğitimlerinden de faydalanarak ihracat yapıyoruz. Arıtmaya dair hemen hemen her şeyi yapıyoruz. Komple imalat yapıyoruz. Yerel yönetimlerde taşeron olarak, taahhüt hizmet veriyoruz. Halen 15 ülkeye ihracat yapıyoruz. Firmamız sektöründe önemli bir yerde. Halen 25 çalışanımız var. Yurt dışı işlerimizin imalatını burada yapıyoruz, götürüp montaj yapıyoruz. Ürün gamımızda paket arıtmalar, endüstriyel atık su arıtma sistemleri, arıtma tesisleri için mekanik ekipmanlar ve içme suyu arıtma tesisleri var.

İhracat çalışmalarınızı ve şu anki durumunuzu değerlendirirmisiniz? sektörünüzün zorlukları nelerdir? Hedefleriniz var mı? Bahsedermisiniz?
İhracatta iyi bir durumdayız diyebilirim. Irak pazarında iyi bir durumdayız diyebilirim. Kuzey Afrika’da Fas, Cezayir ve Nijerya gibi ülkelerle yeni yeni ticari anlaşmalar yapıyoruz. Bu pazarlarımızı Avrupa’ya kaydırmaya çalışıyorlar. Kuzey Irak’a, ciddi ihracat yapıyoruz. Ancak Kuzey Irak’la geçmişte yaşanan ülkelerarası sıkıntı, bu pazarı bir belirsizliğe itmiş durumda. Ama öncelik ülkemizin çıkarları. Ülke çıkarları varsa, gerekirse biz ihracatımızdan vazgeçer yeni Pazar alanları buluruz. Afrika pazarında yeni yerler, pazarlar bulabiliriz. İhracat konusunda yeterince bir destek bulamıyoruz. Kendi başımıza ve Gebze Ticaret Odasının katkılarıyla bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Özellikle Başkanımız Nail Çiler’ e teşekkür etmek istiyorum. Arıtmacılara ve ihracat yapmak isteyen bizim gibi KOBİ’lere destek oluyor. Zor bir pazarımız olduğunu söyleyebilirim. Bu sektörde hele hele ihracat yapacaksanız sağlam bir ekip ve partnerinizin olması lazım. Paranızı alma konusunda zaman zaman sıkıntılar oluyor. Riskler var ama risk olmadan ticaret olmuyor. Müşterilerimiz internet üzerinden herkes herkese ulaşıyor. Sıkıntı yaşamıyoruz, yaptığımız işler, referanslar belli, Özel bir ağımız yok bu anlamda. Yurt dışını takip ediyoruz, fuarlara gidiyoruz, fuarları takip ediyoruz. Bu yılda bir fuara da katılımcı olacağız. Ziyaretçi olarak yer aldığımız fuarlar da var. Bu fuarlar bizler adına çok önemli. Sektörümüzü, yeni gelişmeleri, yöntemleri tanıma fırsatımız oluyor. Konferanslara da gidiyoruz. E-Ticaret ağına geçmeyi başarmalıyız, bu Dünya pazarında da bizler için önemli. İnternet ortamı artık her yerde var. Bir adım önde oluyorsunuz. Hedeflerimiz elbette var. Ama daha çok ihracat ağırlıklı. Öncelikle kurumsallaşma ve markalaşma çalışmalarımıza devam edip bizlere güvenenleri mahcup etmeyeceğiz. Bu seviyede daha da başarılı olmaya devam edeceğiz. Afrika pazarını önemsiyoruz , burada kendimizi kalıcı yapmak istiyoruz. Hedefimiz her geçen zaman biraz daha üzerine koyarak çıtamızı tepelere doğru yükseltmek.

Eleman bulma konusunda sıkıntı yaşıyormusunuz? Sektörünüzde ara eleman ihtiyacı oluyor mu?
İstihdam konusu herkes gibi bizim de derdimiz. Halen Coşkun Arıtma olarak 25 kişilik bir personelimiz var. Hükümetimizin, istihdam arttırma konusunda şu anda yaptığı çalışmalar var. Teknik liseler , istihdam arttırıcı tedbirler, mesleki kurslar v.s. . Bu okullar mezun verdikçe bu sıkıntılar azalacaktır. Çalışan anlamında özellikle açık liselerden gelenler sıkıntı. İşi kavrama, adapte olma zorluğu yaşıyorlar. Bu anlamda ciddi önlemler alınmalı. Üretim olmazsa olmaz. Nüfus yüksek, gençlik var, ama gençlerimiz maalesef tembeller. İşsizlik olduğuna inanmıyorum, işsizlik yok bence, iş beğenmiyoruz. Sokak temizleyen de helalinden para kazanıyor, iş var, yeter ki çalışmak iste. Biz, az kadroyla büyük işler yapmak amacındayız. Sektörümüzde sorunlar elbette var. Herkes kendi sektörüyle, ilişkisi olduğu işleriyle maalesef ilgilenmiyor. Rekabet ortamı yok. Pazara yeni giren firmalar, henüz bu sektörü tanımadan, fiyatlar ve iş konularında mevcut ortamı bozabiliyor. Devletin denetleme ayağının biraz daha güçlü olması gerekiyor. Bir başka sıkıntı, Hükümetin aldığı yerli malı kullanmayı teşvik için çıkartılan genelgeleri İller bankası pek desteklemiyor, sözde kalıyor her şey. Devlet ihalelerinde bizim gibi öz ve öz yerli firmalara öncelik verilmesi, yerli ürün kullanma talimatları maalesef uygulanmıyor. Bunu daha önce de gündeme getirdim ama ne yazık ki, bir sonuç alınamadı. Bu durum rekabet gücümüzü kırıyor. Daha rekabet edebilmemiz için özellikle yerli malı noktasında firmalar desteklenmeli. Yerli malların desteklemesi öne çıkarılması şart. Destek olunması halinde Avrupa ile rekabet edebiliriz.

Sizce Türk girişimcileri ile Avrupalılar arasında belirgin bir fark varmı? Sizin gibi genç ve başarılı olmak isteyen girişimcilere neler söylemek istersiniz?
Yıllardır Dünya ve Avrupa pazarlarını gerek ihracatımız gerekse katıldığım fuarlarda takip etme imkanım oldu. Bana göre biz Türkler onlardan bir çok konuda daha iyiyiz. Onlar sadece işlerini ve ürünlerini iyi pazarlıyorlar. Lobileri var, kendi aralarında birbirlerine çok bağlılar. Bizim bu arenada olabilmemiz için Türk mallarını ve Türk firmalarını öne çıkarmamız lazım. Bu desteklenmeyi gerçekleştirmeliyiz. Türk firmalarının Avrupa’dan farkı ya da aşağı kalır yanı yok, yeter ki fırsat bulunsun. Sektöre yeni girenler ya da başka iş kollarında üretim yapmak isteyenlere öncelikle ülkesine güvensinler derim. Kendilerine güvensinler ve kimselerden aşağı kalır bir yönümüz olmadığına inansınlar. Bugün üretim sektöründe KOBİ’lerimize şöyle bir baksınlar. Çin’le dahi rekabet edebilen KOBİ’lerimiz var. Üreten, buluş yapan, Ar-Ge ve İnovasyon alanlarında Dünya’nın gıpta ettiği girişimcilerimiz var. Neden onlardan biri olmayasınız. Bizim insanımız her anlamda başarılıdır. Her sektörde sloganımız “Türk insanı başarır” olmalıdır. Belki bu işler zamanla çok daha iyi olacak.
