AMAN DİKKAT!


Kamil Uzunmehmet

Kamil Uzunmehmet

10 Haziran 2019, 14:14

Ülke olarak çok zor bir dönemden geçiyoruz. Bir yandan etrafımızdaki sorunlar, bir yandan ülkenin sürekli değişen gündemi…

 ABD’nin İran üzerinden bu coğrafyadaki ülkelere ayar verme girişimleri, ABDA ile olan F35 sürtüşmesi, Rusya’dan alınan S-400’ lerle gelen ABD çıkışlı suni gündem, Irak'ın kuzeyindeki Hakurk bölgesinde süren ve kararlı bir şekilde ilerleyen Pençe Harekatı, Suriyeli sığınmacılar ve yaklaşan İstanbul Büyükşehir Belediye seçimleri;

Her yerde spekülasyon, her yerde algı ve bu sıkıntılı ortamdan kendilerine pirim çıkartmak isteyen guruplar…

Gün geçmiyor ki yeni bir kaos ortamı oluşturulmak istensin, yeni bir algı operasyonu sahnelensin..

Özellikle sosyal medya üzerinden inanılmaz bir yalan-yanlış bilgi akıyor hemen hemen her dakika. Bunları okuyanlar da ortalığı tam anlamışla bir bilgi kirliliği ile sıvıyorlar adeta;

Bu mecraları kullananlar ya feyk hesaplar üzerinden, ya da farklı isimlerle insanın aklıyla bile dalga geçirten paylaşımlar yapıyorlar. Bana göre bu tür paylaşımların bir çoğu da aynı odaklardan çıkmakta ve servis edilmekte.

Sosyal medyayı dikkate alsak, İstanbul belediye seçimlerinin sanki bir ülke seçimiymiş gibi algılamamız gerekecek. Ancak bilerek veya bilmeyerek bu seçimleri bu havaya sokanlar, durumu bu hale getirmişlerdir.

İstanbul Büyükşehir Belediye başkanlık seçiminin YSK tarafından seçimlerde şaibe görüldüğü, suç unsuruna rastlandığı için  iptal edilmesi, 23 Haziran’da yeni seçimlerin yapılacak olması ortalığı toz duman etmiş durumda. Öyle ki adaylar, bayram tatilinde Sivas’ta,Trabzon’da, Gümüşhane’de adaylar İstanbul seçimleri için oy isteme mitingleri yapar oldu.

Eskiden adayları takip eden, peşlerine giden  seçmenleri bilirdik ama şimdi seçmenin peşlerinden memleketlerine kadar giden adayları görüyoruz.

Ey siyaset sen nelere kadirsin!

Bu seçimlerle ilgili yaratılan kaos ortamı, fitne ve fesat üretimi, tartışmalar, polemikler…

Bir siyasetçiye ya da yerel yöneticiye yakışmayan söylemler, tutumlar…

Bu seçimler bizim değil, adayların dahi aklını başından almışa benziyor;

Kendisini İstanbul’u yönetmeye aday gören, bir büyük rüzgarla kendini meydanlarda bulan Millet ittifakı adayı Ekrem İmamoğlu, Ordu Havaalanı’nı birbirine katıp, o ilde  devleti temsil eden bir Valiye ‘ İt’ diyebiliyor…

Bir başkan adayı başka bir şehrin Valisine bu üslupla yaklaşması, bu tür bir polemiğe meydan vermesi acaba hangi siyasi terbiye ya da ahlakla ahlatılabilir ?

Ama burada amaç, Havaalanının VİP Salonuna girmek, orayı kullanmak yerine toplumu kutuplaştırmak veya germek için kaos ortamı yaratmak ise  o da yapıldı maalesef…

Bu ülkede kim ne yaparsa yapsın sonsuza dek kardeşlik, barış ve hoşgörü ile yaşayacağız. Başka türlü yöntemler ve yollar deneyenler 15 Temmuz’da bu millet tarafından verilen cevabı almış olmaları lazım. Bu millet gerekirse ne şekilde karşı koyacağını da bilir ama mutlaka vaktini bekler. BU unutulmasın. O yüzden demokrasi dışı, tertipler ya da kaoslarla bir şey elde ekmenin artık Yeni Türkiye’de olamayacağının bilinmesi gerekir.

Bu seçimlerle ilgili kararı veren yine bu ülkenin en büyük yargı kurumlarından birisi olan YSK olmuştur. Onun kararlarını sorgulamak. Bu kararından dolayı kurumu yok saymak, çıkan kararı hakarete , kin ve nefrete dönen söylemlerle reddetmek hiçbir siyasi parti ya da lidere yakışmaz. YSK bu tür kararları sadece bugün mü veriyor? Geriye dönüp bakıldığında bu tür kararları onlarca vermiş ve uygulamış bir kurum. Söz konusu İstanbul olunca yargı kuralları farklı mı işleyecek? Olan bir suç ve yanlış uygulama yok mu sayılacak? Unutulmasın ki bugün tu kaka ilan ettikleri o YSK ve o hakimler, gün gelir kendilerine de lazım olur…

Son günlerde bir başka konu da Suriyeliler meselesi…

Bu insanların bazı bölgelerde sanki ayarlanmış gibi ard arda münferit suçlarla anılır olmaya başladı. Mahallelerde kadınlara kızlara sarkıntılık, kavga ortamları ve bir çeteleşme havası gibi bir durum söz konusu. Bu olayların doğru olup olmadığını ya da bir provokasyon olup olmadığını şu an kestirmek zor. Ama, İstanbul seçimlerine kimsenin aklına gelmeyecek tertipler hazırlayan ve uygulatan üst akıl, zaten Türkiye’de ki varlıkları tahammül sınırlarını aşmış Suriyeliler üzerinden bir başka tertip düzenlemek istemiş olamaz mı?  Bunun örneklerini yakın zamanda, ard arda  kaçırılan küçük çocuklar, sokak ortasında katledilen sokak hayvanları gibi toplumu sarsacak ve infiale yol açacak olaylarda yaşamadık mı?  

Ticareti ve ekonomiyi baltalamak için Soğan patates stokları ile, borsada ve dolar üzerindeki oyunları ile akla gelecek her yolu denemediler mi? Peki o sarıldıkları soğan patates şimdi ne oldu?

Böylesine basit bir mesele için ortamı germek, bunlar üzerinden politika yapmak  mı gerekirdi?

Ama bu yapılanlar tamamen bir tertip ve öyle oynanması gerekiyordu? Tıpkı diğer tertipler ve oyunlar gibi…

Peki amaçları ne?

Elbette kaos ortamı çıkarmak, halkı sokaklara ve etnik kavga ortamlarına sürüklemek. Bizim de bu durumlar karşısında uyanık olmamız gerekiyor. Bizi o mecralara çekmek isteyenlerin, toplumsal kavgalara taşımak isteyenlerin yanında olmamak, sağduyulu davranmak lazım…

Bu demek değildir ki , ortada münferit bir suç işleniyorsa göz yumulsun. Adli yollar kullanılıp, polisi savcıyı devreye sokarak bu tür hareketlere müdahale edilebilir. Ama yapanları linç etmek, cezasını kendimizi vermek gibi yollar bu akımın istediği yollardır, unutulmasın;

Hazır söz Suriyelilerden açılmışken, Darıca Belediye başkanı Muzaffer Bıyık’ın yasakladığını söylediği Arapça tabelalar ile ilgili bir aksiyon alıp almadığını da merak etmiyor değilim.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın  bu konudaki çıkışı da, bu açıklamanın  hemen ardından gelmesi ile uygulama şansı bulamamış olduğunu düşünüyorum.

Aynı benzer çağrıyı sayın Bıyık’a yapmak istiyorum;

Siz bari bu değirmene su taşımayın;

Bu insanlar bu ülkede mülteci durumunda; Onlara o gözle bakın. Ticaret yapacaklarsa ticaretlerini engellemek yerine önlerini açın. Tıpkı bir Hristiyan’a, bir Rum’a  da Yahudi’ye yapılan gibi…

Onların bu topraklarda ticaret yapması, esnaflık yapması normal, Suriyelilerin anormal öyle mi?

Elinizi vicdanınıza koyup bir daha düşünün…

Bu konunun sadece bir tabeladan ibaret olmadığını anlayın artık…

Aman dikkat!

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.