AŞILI MI? AŞISIZ MI?


Ayşenur Sezer Sever

Ayşenur Sezer Sever

15 Eylül 2021, 09:53

Kimimiz elimizde kolonya şişesiyle,kimimiz dezenfektanla,kimimiz yedek maskeyle okul kapısında "hoşgeldin" dedik yeni döneme.

Çocuklar heyecanlı bir özlemle okul bahçesine yürürken,anneler tedirgindi evlâtları için! Tedirgin olmalı mı dersiniz? Covid hayatımıza yeni bir duygu eklemiş gibi görünse de, diri tutmayı başaramadığımız hadisin yaşanır hâli gibi;

"Bütün zevkleri kökünden yok eden ölümü çokça hatırlayınız. "(Tirmizî)

Covid,her an ölümün yakın olduğunu hatırlattı. Hergün takip edilen vakalar,ölüm sayıları vs...

İnsan doğduğu gün adaydır ölüme. Bu gerçekle yaşarsa,ebediyete "gül" gibi açacak bir "kul" olma şuurunu diri tutma çabasıyla yaşar. Amelini ahiret sermayesi edecek kalitede gerçekleştirmeye uğraşır. Ancak "yaa,ölümden bahsedip tat kaçırma!" mantığı ile dünyaya kapılırsa "inadına tiyatro" yaparak ömrü ziyan eder.Kimi kinin ateşiyle heba eder ömrü,kimi de sonsuzluğun nuruyla aydınlatır ruhunu.

Hatırlamak gereken birşey var ki; ölüm gerçeği covid ile çıkmadı karşımıza.Ölümün adı bazen kanser oldu, bazen trafik kazası,bazen kalp krizi.Bazen de "sapasağlam adamdı,küt diye gitti!" dedirtir.Halay başı olup eğlendiği anda,sırt üstü yığılıp kalan beyefendinin haberi ile "ölüm bir anlık,nerede/nasıl gelir bilemeyiz!" demedik mi? Sayılı nefes tükenince,ecel gelmiş cihane baş ağrısı bahane...

Covidin ilk dönemlerinde uzaktan eğitimle "corona ve kaygı yönetimi" başlıklı bir seminer için ses kayıtları hazırlamıştım. Eğitim çevrimiçi ve interaktif ilerleyecekti.İlginçtir ki; kayıtları hazırlarken covidli olduğumu bilmiyordum.Birkaç gün sonra tat/koku kaybıyla gelen bir misafirim olmuştu. Biz de misafir güzel ağırlanır,misafiri göndereni şikâyetlenerek incitmemeliydi.

İlk iş olarak,ses kayıtlarımı sözüm yerine gelmiş olsun diye (Allah'ın izniyle) kurum müdürümle paylaşmak oldu.Sonu ya şifa ya ecel olan bir virüsle tanışıyorduk sonuçta! Sonra oturup dinledim kendi ses kayıtlarımı.Teknik bilgilerin yanı sıra tasavvuf alt yapılı bir eğitimdi. Henüz yaşamamışken hazırladığım konu,başa gelince de aynı mıydı bakmak gerekti elbet. Dinledim kendimi, şükrettim ve hiç bir cümlesiyle dahi oynamadım.

Yaşanmamış birşeylere dair konuşmak kolaydır. Ama herşeyi kolay hâle getiren bir "kaza,kader,teslimiyet" üçlüsü var ki en kaliteli antidepresan! İnsan ilginç bir âlem.Önünü göremeden yaşıyor. Varmak istediği hedefe yürürken,karşısına neler çıkacağını bilemez elbette.Bununla birlikte nasıl davranmak gerektiğini plânlayabilir.

Amaç ölümden kaçmak değil,mümkün değil zira...Kaçmaya çalışmak panikletir.Yaratıcı'nın hükmüne muhalefettir.Marifet,gelecek sona hazırlanabilmektir.

Üstad Necip Fazıl'ın dizeleri düşüyor zihnime;

"O dem ki;perdeler kalkar,perdeler iner,

Azrail'e hoşgeldin diyebilmektir hüner."

Aşı olan da ölecek!

Olmayan da!

Zengin de ölecek!

Fakir de!

İyi olan da ölecek!

Kötü de!

Teslimiyeti bilen de ölecek!

Bilmeyen de!

Yaşlı da ölecek!

Gençte!

Hasta olan da ölecek!

Olmayan da!

Ne Sultan Süleyman'a,ne Firavun'a kaldı dünya!

4 milyar yıldır vakti gelen dünyaya geldi,vakti dolan göçtü gitti...

Hiç değişmedi bu düzen. Bir geçiş alanı dünya sadece.Iş ki; geçip giderken hayırla yad edilecek ve hayra ulaştıracak işler kalmış olsun ardımızdan...

İnsan yüzleştiği,kabul ettiği ölüm gerçeği ile ölmemeye değil,ölümü güzel karşılamaya çare aramaya başlar.

Rabbimiz bu gerçeği bize Enbiya süresi 35.âyette bildiriyor;

"Her nefis ölümü tadacaktır. Sizi bir imtihan olarak hayır ile de şer ile de deniyoruz. Ancak bize döndürüleceksiniz."

Peki gündemimize gelip oturan aşı gerçeğinin perde arkası nedir dersiniz? Ölmemek mi?Gelince kolay atlatmak mı? Aşıya hayır diyenler peki?Genlerim bozulur kaygısı mı? Küresel güçler teorileri mi? Helâl/haram hassasiyeti mi?

Her birimizin farklı öncelikleri,hassasiyetleri var ve bu da bizim duruşumuzu belirliyor. Kimi manzarayı seyir terasından izliyor,kimi giriş katının kenarındaki pencereden ...Herkesin doğruları var kendince ve buna göre yaşar yaşam masalını.

Aşılının aşısıza,aşısızın aşılıya sınırını aşarak kurduğu ikna cümleleri işe yarıyor mu dersiniz?Allah her insanın zihin yapısını muazzam bir şekilde dizayn etmiş. Saniyede milyarlarca veriyi algılayan beyin,sadece yüz otuzdört tanesini açığa çıkarır ,kalanını bilinçaltına depolar.Ruh hali,dini inanç,yaşam tarzı,eğitim seviyesi,kültürel yapısı,aile yaşantısı gibi sınırsız sayıdaki filtreler bile her insanda farklı! Yani 7.5 milyarlık dünyada, 7.5 milyar filtre var.Bu özel yaratılış dizaynını idrak eden insan,her fikre "eyvallah" demeyi öğrenir.

Aşı olun mu diyeceğim? Hayır! Olmayın mı diyeceğim? Hayır! Eee,lâfı ne uzatıyorsun Ayşenur Hanım diyorsanız elbette benim de bir duruşum var.Ancak demeye çalıştığım şu;

Can emanettir,tedbir alın,sağlığınıza iyi bakın,zira ikramdır.Aşı olup ölen olmadı mı? Oldu?Bak aşı zararlı denildi."Aşı olmadığı için öldü" haberlerini de okuduk.Eni sonu ölüm olan şu dünyanın bir geçiş kapısı olduğunu bilerek, dünya ve ahiret kazancı olacak işlerle meşgul olmalı.Etki alanımız dışında kalıp değiştiremeyeceğimiz şeylere güç harcamak yerine,enerjimizi güzellik tohumları için kullanmalı.

Herkes kendince ölçsün,tartsın ve kalbine sorup versin kararını. Cânım vatanımın değerli yetkilileri de bireysel haklarımıza ve bedenimiz üzerinde karar verme özgürlüğümüze dayatma yapmasın.Her can kendi ve yakını için inandığı adımı atıyor zaten.

Velhâsılı; son nefes teslim edilirken "güzel" olma çabasıyla yaşamalı azizim...Hem bu dünyaya, hem ebediyete hayırla iz bırakabilmeli.

Kalbini Hakka bağlayan,teslimiyeti dilinden kalbine indirebilmiş,feraset sahibi kullar olabilmek duası ile kıymetli dostlar...Hürmetler

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.