AŞKIN ZARAFETİ


Ayşenur Sezer Sever

Ayşenur Sezer Sever

08 Eylül 2021, 09:38

Yakın zamanda sokakta iki ayrı çiftin tartışmalarına şahit oldum.İlginçtir ki,herkesin rahatlıkla duyabileceği bir ses tonuyla hakaret içerikli kelimeler havada uçuşuyordu.(Duyulmasa dahi kimseye kullanılamayacak sözleri birbirine hiç acımadan söyleyen eşler!!!)

Sadece eşler arası değil, iletişim kurduğumuz herkese karşı vazgeçilmez tavrımız "saygı" olmalıdır. Herkes farklı fikre sahip olabilir.Bununla birlikte bunu söylemenin yolu hakaret değil nezakettir.

Günlük hayatlarında dillerinden "aşkım,canım,cicim" eksik olmazken,kızgınlık zamanında ilişki kalitesi ortaya çıkıyor ve yapıştırma hitaplar yerini hayasız hitaplara bırakıyor yazık ki!

Mevlânâ Hz. "kalp denizdir,dil kıyı...denizde ne varsa kıyıya o vurur" diyerek, iç âlemin dışa yansımasının dil olduğunu belirtmiştir.

Rahmetli babacığımın evlenirken söylediği cümle hep kulağımda;

-"Hayat bu,olur ya karşına bir aksilik çıkarsa, 'hanımefendiliğin' çözmek için elindeki en güçlü anahtarın cimcimem"...

Ne kadar da haklıydın her zamanki gibi babacığım.Sadece evlilikte değil,sosyal hayatta da insanın nezaket sınırını muhafaza edebilmesi en büyük başarılardan biri.

"Her fikrinizi paylaşabilirsiniz.Tek sınırımız saygı" diyorum gençlere. Bazen de soruyorlar;

-"Hocam evliliğe dair en önemli tavsiyenizi paylaşır mısınız?" diye.

Diyorum ki;

1)Kimseyi "değiştiririm" niyetiyle yola çıkmayın. (İnsanın kendi ile ilgili değişim yaşaması bile kimi zaman çok uzun zaman alabiliyor.)

2)Başkasının yanında konuşmaktan ya da yapmaktan imtina ettiğiniz şeyleri eşinizin yanında da yapmayın.

İkinci madde tam da başta bahsettiğim konu ile ilintili.İyi de,sokakta kimse yokmuşçasına rahatlıkla bağırıp çağıran, rencide eden adama ne denir peki?Başkasının olması ya da olmaması fark eder mi? Kendini kontrol edebilmek için,her an kayıtta olan İlahî kamerayı bilmek yetmez mi insana?Allah dostlarından Mahmud Sami Ramazanoğlu Hz.'nin ilahî kamera hassasiyeti,ömür boyunca ayağını hiç uzatmadan iki büklüm uyuma sebebi olmuştur.

Hadi bu kadar ince kulluk bizim için ulaşılası bir hedef diyelim şimdilik.İyi de ilahî kaydın odağında olduğumuzu sıkça unutuyoruz da,çevreyi de mi umursamıyoruz?"Allah'tan korkmaz,kuldan utanmaz" tabiri, halk arasında bu tarz davrananlar için kullanılır.

Gün içinde sosyal medyada aşk böceği,sevgi pıtırcığı iken,büyüklerin yanında dahi inancımıza/örfümüze aykırı demeden "aşkım,canım,sevgilim" hitapları havada uçuşurken,gelin görün ki en ufak anlaşmazlıkta; "sen ne biçim adamsın?,böyle kadınlık mı olur?" diye başlayan ve hakarete varan söylemler!

Peki soruyorum öyleyse; iletişimin sonunda varılmak istenen nokta "huzur,mutluluk" gibi kavramlarsa bu söylemlerle mümkün olur mu?

İnsan eşine,dostuna,evlâdına incitici bir söz söylemeye nasıl kıyar?Kelimeler ruha,kalbe iz bırakır.Eşine kızdığında kötü bir hitap kullanan adam,sakinleşince "aşkısııı" diye seslense samimi olur mu emin değilim!

Öfkesinde,heyecanında,mutluluğunda,şaşkınlığında,yalnızken,kocaman bir toplulukta,her an saygı sınırını muhafaza eden,saygı ile sevdasını yaşayan insan,evliliğinin temelini sağlam zemine oturtmuş demektir.

Dillere destan gösterilerle kendilerini âşık ilân edenlerin,iki günde sarsıntı geçirmeye başlayan yuvalarının,saygı zemininde hasar var demektir.

Allah Rasulü (S.A.V), veda hutbesinde "kadınlar size Allah'ın emanetidir" buyurmuştur. Ve yine bir başka hadiste,emanete ihaneti münafıklık âlâmetleri arasında saymıştır.

Şu hâlde çoğunluğunun Müslüman olduğu söylenilen (!) ülkemizde, hâlâ kadın cinayetlerinin gündemde olması kocaman bir çelişkidir.

Evlenmeden önce yapılan kan testleri,ciğer filmleri vs.den önce ruh sağlığı testleri ve evlilik okulları yapılsa keşke!

Allah Rasulü (S.A.V),kıymetlisi Hz.Fatîma'yı Hz.Ali'ye gelin ederken; "sen Ali'ye cariye ol ki, o da sana köle olsun" buyurarak tüm Müslüman gençlere en kıymetli çeyizi vermiştir aslında. Yani sen "ol,iyi ol,güzel ol,vefalı ol..." Karşındaki de seninle olur elbet!

Evinin sultanı olmak isteyen kadının,ailesinin koruyucu meleği olmak isteyen erkeğin tarzı/tavrı ne olmalı?Hangi kadın sultandır?Hangi erkek kendini özel hisseder?İçi boş süslü cümlelerle mi,yoksa saygıyla muamele ederek,öfke ânı dahil inceliğini koruyarak davranan eşler mi özeldir?

Bir insanın ruh güzelliği kelimeleriyle süzülür hayatına. Bu sebeple hayatımıza bir şekilde dahil olan,baştacı ettiğimiz ya da bir selâm kadar var olan,dost dediğimiz her kim olursa olsun güzel hitabı,muameleyi, tavrı hakeder.Karşımızdakinden önce,"eşref-i mahlukat" olduğunu bilen insan nasıl davranması gerektiğini bilir zaten. Rabbi'nin her ânına şahit olduğunu bilen "kul", ebediyetinin "kül" değil "gül" olması için çabalar.

Emaneti baştacı eden,zarafeti İslâmca yaşam tarzı benimseyen,kıymet bilen tüm güzel yüreklere selâm olsun.

Bâki hürmet ve dua ile...

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Zeynep Bina - 1 hafta önce
Keleminize yüreğinize sağlık kardeşim herkes nezaketten yana ama hep karşı taraftan beklenir galiba önce kendimize söylememiz gerekir selam ve dua ile