Ballı-Kaymak yol meselesi!


Kamil Uzunmehmet

Kamil Uzunmehmet

30 Ekim 2018, 17:07

Karayolları Genel Müdürlüğü’nün her bayram kanayan bir yara durumunu alan İstanbul- Ankara arası ulaşım eziyetine bir nebze de olsa son verecek olan, İstanbul- İzmit alternatif yol projesi daha taslak halindeyken bile kamuoyunda yankı buldu.Yolun bir gereklilik hatta zorunluluk olduğunu savunanlar olduğu kadar, yolun özelikle Ballıkayalar Tabiat Parkı’nın yanından geçeceği için zararlı bir proje olduğunu savunanları da görmekteyiz.

Her bayram bu yolun kilometrelerce tıkandığında, “ Trafik sorununu çözemeyen bir hükümet mi olur?” serzenişi içerisinde  tepkide bulunacaksınız, hem de proje geliştirip bu sorunu çözmek isteyen hükümetin projesine karşı duracaksınız? Bu nasıl bir çelişkidir anlamak mümkün değil…

PROJEDE KAMU YARARI VAR

Gebze- Pelitli’de 1200 dönüm araziye  mermerciler gelirken,  bu projenin kamuya hiçbir faydası olmadığını söylediğimizde, bugün konusu edilen Ballıkayalar Tabiat Parkı’na olan zararını da ortaya koymuştuk. Bazı rantçı güruhun değirmenine su taşıyanlar o gün Ballıkayalar’ı hatırlamazken, bugün nasıl oluyor da bir anda Ballıkayalar sevdalısı kesiliyor acaba? Burada söz konusu olan kamu hizmeti. Yani kamuyu yakından ilgilendiriyor. Amaç trafiği rahatlatmak, İstanbul – Ankara arasına 10-15 km. daha kısaltmak. Her bayram memleketine giderken trafik zulmüne yaşayan insanlarımıza alternatif bir hizmet. Üstelik hazırlanan ve kamuya sunulan ÇED raporunda vadiye zarar vermeyeceği teknik raporlarla da ortaya konulmuşken, her bayram memleketine giderken, İzmit yollarında trafik kaosuna yakalanmamak için türlü cambazlıklar yapıp, kendisine alternatif kaçış güzergahı arayan insanımızın sorunlarına çözüm olacak bir projeyi elinin tersi ile etmek ne anlama geliyor acaba?

BÖLGEMİZ ULAŞIMIN MERKEZİ OLACAKTIR

Unutulmaması gereken bir şey vardır ki Gebze ve bu bölge hükümetin son dönemlerde yaptığı devasa projelerle bir ulaşım merkezi halini almıştır. Osmangazi Köprüsü, Kuzey Marmara Otoyolu, Marmaray, Avrasya Tüneli, Yavuz Selim Köprüsü ile başlayan ulaşım hamlesi son olarak önceki gün açılışı yapılan İstanbul Havaalanı ile taçlandırılmıştır. Limanları saymıyorum bile. Bu hizmetlerin bağlantı noktalarından en önemli olan yer de Gebze’dir… Bakınız Osmangazi Köprüsü ile Bursa-İzmir İstanbul’a, Kuzey Marmara Otoyolu ile da Asya ile Avrupa birbirine bağlanıyor. Gebze’den başlayan Marmaray Yenikapı’ya oradan da Avrupa’ya ulaşacak… Sabiha Gökçen Havaalanı hemen burnumuzun dibinde. Cumhuriyet tarihinin en büyük projelerinden olan Bilişim Vadisi’ne bu yollarla tüm Dünya ulaşacak… Bugün çevre gibi en hassas bir konuda hükümetin yaptıkları da ortada. Dikilen ağaçlar, yeşil alan bolluğu, devasa parklar. Sadece Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ‘Millet Bahçesi’ mesajıyla ne kadar alanın yeşil alana dönüştüğünü unuttuk galiba. 17 ilde, içinde yeşil alanların olacağı 28 millet bahçesi yapılıyor bu ülkede. Sadece 750 bin m2 sadece stadyumların millet bahçesine  dönüştürülmesi ile yeşil alan oluştu şu son dönemde. Ama karşı çıkmak, reddetmek bizim toplumun belli bir kesiminin en kolay başvurduğu yoldur.  Biz bu tabloyu daha önce de gördük. Bu ülkede devasa projeler  yapılırken de birileri çıktı, bu projelere çevreyi bahane ederek engel olmaya kalktı. Ama sonuç da ortada…


BALLIKAYALAR ŞİMDİ Mİ AKLA GELDİ?

Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti, Moğolistan’daki Orhun Abideleri’ne ulaşım için, çölün içinden kilometrelerce duble yol yaptı.Sırf buradaki tarihi mirasa tüm Dünya’nın ulaşabilmesi için. Bugüne kadar yapılamaz denilen bir çok proje gerçekleşti Türkiye’de. Bolu dağı, Ovit Tüneli, Karadeniz sahil yolu gibi yıllarca bitmeyen, hayal edilemeyen projeler tamamlandı. Bırakın bunları denizin altından tünel geçirdi bu ülke. Tüm bu işler yapılırken çevreye zarar vermeyen hükümet, bu projeyle mi Ballıkayalar’a zarar verip çevreyi bozacak. Bırakın bu işleri Allah aşkına…Ballıkayalar Vadisi’ni bu tür projeler olunca hatırlayanlar, bu vadinin çöplüğe dönen halini acaba kaç kez dillendirmişler? Bu vadinin yeterince tanıtılmadığı ve üzerine sosyal bir yapı kurulmadığını yolunun dahi olmadığını acaba gündeme getirmişler mi? Bu proje aşamasındaki yeni yolla birlikte Ballıkayalar Vadisi’nin de talihi değişecektir. Çok daha fazla insan buraları görecek, bu vadinin tanıtımı çok daha etkili olacaktır.

Şimdi bu bölgede yaşayan biri olarak “Ballıkayalar Vadisi’ne nasıl gideriz?” sorusuna cevap bile veremiyoruz. Yol tarifi yaparken bile zorlanıyoruz. Oysa bu yeni yolla İstanbul’un her hangi bir yerinde oturan birisi kendi aracıyla navigasyon bile kullanmadan bu bölgeye gelebilecek. Tur firmaları buralara turlar düzenleyebilecek. Bu da Bölgenin dolayısıyla Gebze’nin ekonomik ve kültürel alanda zenginleşmesine vesile olacak. Elma ile armudu birbirine karıştırmamak lazım. Projeyi değerlendirirken faydaları ve zararları yan yana getirilmeli, kamunun ve dolayısıyla vatandaşların yararı gözetilmeli…

Bölge hakkında bilgisi dahi olmayanların, yolun nerelerden geçeceğini bilmeyenlerin, Ballıkayalar Vadisi’ni sadece çay içip derenin kenarında dinlendikleri bir yer olarak bilenlerin klavye başlarında ahkam kesmeleri, yorum yapmaları kuru gürültüden başka bir işe yaramaz…

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.