Belgesel Tadında Malazgirt Zaferi Ruhu


İsmail Kahraman

İsmail Kahraman

27 Ağustos 2020, 09:27

Malazgirt Zaferi’nin 949. Yıl Dönümünde Anadolu’yu ebedi vatan yapan tüm şehitlerimiz başta olmak üzere aziz ecdadımızı rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.

Malazgirt Zaferi’ne Devlet Töreni

Malazgirt Zaferi’nin yıl dönümlerinde, 4 yıldır Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın katılımı ve devlet töreni ile kutlanıyor.

Devletimiz, Malazgirt Zaferi anma toplantılarına büyük önem veriyor. Savaşın yapıldığı Malazgirt bölgesinin, Tarım Orman Bakanlığı tarafından tarihi milli park ilan edilmesi bölgeye verilen önemi gösteriyor.

Cumhurbaşkanı Sn. Erdoğan, Malazgirt Zaferi ile ilgili paylaşımında önemli mesaj verirken Ahlat ve Malazgirt’te tarih yeniden yaşatıldı. Cumhurbaşkanlığı için Ahlat’ta yapılan makam binası, ilk kez 2020 yılında açıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, 25 Ağustos 2020 akşamı Ahlat’ta kaldı, 26 Ağustos sabahında Malazgirt’e geçti.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'DAN MALAZGİRT PAYLAŞIMI

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sosyal medya hesabından Malazgirt Zaferi'nin 949. yıl dönümü dolayısıyla paylaşımda bulundu.

Niyazi Yıldırım Gençosmanoğlu'nun "Malazgirt Marşı" şiirinin bir bölümünü okuyan Erdoğan, "Milletim adına Sultan Alparslan'ı ve onunla birlikte bu gazada yer alan tüm kahramanlarımızı şükranla yad ediyorum." ifadelerini kullandı.

Gebze Gazetesi Canlı Yayın Yaptı

Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın Malazgirt’te yaptığı konuşmayı Gebze Gazetesi www.gebzegazetesi.com olarak, abonesi olduğumuz Anadolu Ajansı’ndan alarak Gebze Gazetesi sosyal medya sayfasından canlı yayınladık.

https://www.facebook.com/107558986022474/posts/2995628100548867/?d=n

Ahlat’tan Malazgirt’e Anadolu Ruhu Belgeseli

Araştırmacı gazeteci ve Devri Alem Belgesel Program Yapımcısı olarak ilk kez Malazgirt’e 2004 yılında giderek çekimler yapmıştık. 2018 ve 2019 yıllarında Ahlat ve Malazgirt’te düzenlenen devlet törenlerine katılıp belgesel çekimleri yapmıştım. Devri Alem Belgesel Programı www.devrialem.tv olarak çektiğimiz ve birçok TV kanalında yayınlanan Ahlat’tan Malazgirt’e Anadolu Ruhu belgeselimizi sizlerle paylaşıyorum.

https://m.youtube.com/watch?v=9GXSeJe7INE

***

1071 Malazgirt Zaferi’nin Yıl Dönümünde Selçuklunun İzinde Devri Alem

1071 Malazgirt Zaferi, tüm Türk dünyası ve İslam âlemi için çok önemli bir dönüm noktasıdır. Cihan anlayışı ile İslamiyet’in Anadolu topraklarına girmesi bu zafer ile gerçekleşmiştir. Anadolu toprakları Türkler için yurt olmuştur. Malazgirt Zaferi’nin 949. yıl dönümü bir kez daha kutlu olsun diyor ve sizleri Malazgirt Muharebesi komutanı Sultan Alp Arslan, amcası Tuğrul Bey ve Büyük Selçuklu Devleti ile ilgili yazdığım bu yazıyla baş başa bırakıyorum.

***

Büyük Selçuklu İmparatorluğu Orta Çağ'da Oğuz Türklerinin Kınık Boyu tarafından kurulan Türk devletler tarihinde önemli bir Sünni Müslüman imparatorluk olarak Anadolu’ya Türklerin kapsını açarak Hindukuş Dağları'ndan Batı Anadolu'ya ve Orta Asya'dan Basra Körfezi'ne kadar uzanan geniş bir alanı kontrol etti, yaklaşık 4 milyon mlik bir coğrafyaya yayıldı.

Aral Gölü yakınındaki memleketlerinde güç kazandıktan sonra ilk olarak İran’ın doğusunda Horasan bölgesini ele geçiren Selçuklular, buradan İran içlerine doğru ilerledi ve ardından Anadolu'daki şehirleri kontrol altına alarak İstanbul Boğazı’na kadar geldiler.

***

Selçuklu Devleti’nin Başkentleri

Nişabur (1037–1043)

Rey (1043–1051)

İsfahan (1051–1118)

Hamedan, Batı başkenti (1118–1194)

Merv, Doğu başkenti (1118–1153)

***

Büyük Selçuklu İmparatorluğu, Tuğrul Bey (1016–63) tarafından 1037'de kuruldu. Tuğrul'u büyüten dedesi ve Oğuz Yabgu Devleti'nde yüksek makam sahibi olan Selçuk Bey, adını hem ülkeyi yöneten hanedana hem de imparatorluğa verdi. Devlet kurulduktan kısa süre sonra İslam dünyasının merkezi otoriteden yoksun, parçalanmış siyasi haritasını birleştirdi ve daha sonra Haçlı Seferleri’nin birinci ve ikincisinde kilit rol oynadı.

Türk boylarının ele geçirilen yerlerinde devlet otoritesini artırmak gibi siyasi amaçlar doğrultusunda devlet yöneticileri tarafından ülkenin kuzeybatısına yerleştirilmesi ile bu bölgelerde Türkleştirme süreci başladı.

***

1071 Malazgirt Meydan Muharebesi Fatih’in dönüm noktası oldu. Sultan Alp Arslan Malazgirt Muharebesi’nde Bizans Ordusu’na karşı babası Çağrı Bey’den öğrendiği bozkurt taktiğini uyguladı. Bu taktik ile ana Selçuklu kuvvetleri saldırıya geçti ve ağır ağır geriye çekilerek bozguna uğramış havası verdi.  Alp Arslan’ın ordusu, düşmanı kendi hatlarına kadar çekti ve tepelik bölgelerin arkalarına saklanmış olan oklu süvariler sağ ve sol kanattan ani bir saldırı yaptı. Kıran kırana bir mücadele ile Bizans Ordusu bozguna uğratıldı. Bizans İmparatoru Romen Diyojen elleri arkadan bağlanarak esir alındı ve Alp Arslan’ın huzuruna çıkarıldı. Alp Arslan, Diyojen’in ellerinin çözülmesini ve karşısına oturtulmasını emretti.  Kendisinin esir değil misafir olduğunu söyledi. Romen Diyojen’e, ‘Beni esir almış olsaydın bana ne yapardın?’ diye sordu. Diyojen ‘İşkence yapar ve öldürürdüm’ cevabını verdi. Alp Arslan ise Romen Diyojen’i öldürmeyeceğini, kurtuluş akçesi vermesi karşılığında salıvereceğini söyledi. Ecdadımız, fethettiği topraklara hiçbir zaman zulmü ve şiddeti götürmedi. Birlikteliği, barışı, huzuru götürerek fethettiği topraklar üzerindeki halk tarafından da sevildi.

Anadolu’ya Türklerin kapısını sonuna kadar açan Sultan Alp Arslan’ın Malazgirt Zaferi’nden sonra Türk akınları, Marmara Denizi sahillerine kadar uzandı ve fethedilen Anadolu, Türk yurdu oldu.  Anadolu’nun Türkleşip, İslamlaşması için gerekli bütün tedbirler alındı. Malazgirt Meydan Muharebesi Alp Arslan ve Türk dünyası için zaferle sonuçlandığında Sultan Alp Arslan, çıktığı Mâverâünnehir seferinde, esir alınan bir kale kumandanı tarafından şehit edildi. Türk tarihinin büyük sultanlarından olan Alp Arslan, enerjisi, disiplini, yiğitliği ve adaleti ile temayüz etmiş önemli bir devlet adamıydı.

Sultan Alp Arslan vefat ettiğinde, devlet toprakları, doğuda Yaşgar’dan, batıda Ege kıyıları ve İstanbul boğazına, kuzeyde Hazar-Aral arasından, güneyde Yemen’e kadar olan büyük bir bölgeye yayılmış Türk İslam tarihine Büyük Selçuklu Devleti olarak geçmişti.

Alp Arslan’ın yerine oğlu ve veliahdı Melikşah, Büyük Selçuklu Devleti sultanı oldu. Melikşah döneminde devlet sınırları genişledi.

Selçuklu kumandanları, Bizans’ın Türklere karşı kurduğu ölmezler adlı askerî birlikleri mağlup etti. Artuk Bey, Bizans kuvvetlerini Malazgirt Meydan Muharebesi’nden sadece üç yıl sonra 1074'te Sapanca çevresinde mağlup ederek, yüz binden fazla Türk aileyi Osmanlı’dan 160 yıl önce İzmit’ten Üsküdar’a kadar olan sahaya yerleştirdi. Bugün Kocaeli Kandıra’dan Şile bölgesine kadar olan birçok köy Manav Türkmen Köyü Selçuklular döneminde kuruldu. Bölgenin Türkleşmesi Osmanlı’dan yüz yıllar öncesine dayanmakta.

Büyük Selçuklu komutanı Kutalmışoğlu Süleyman Şah, güneydoğu harekâtıyla, Adana dolaylarını fethetmekle meşguldü. Fırat’ı geçerek Çukurova, Maraş, Tarsus, Antep ve Urfa’ya dağılan Ermeni ve ücretli frank askerlerini Antakya’da, Gümüştiğin de Nizip, Âmid ve Urfa civarında Bizans kuvvetlerini mağlûb ettiler. Artuk Bey, Sultan Melikşâh’ın emriyle Doğu harekâtını idare etti. 1074-1077 seneleri arasında Sivas, Tokat, Çorum havalisini, Yeşilırmak ve Kelkit havzalarını ele geçirdi. Artuk Bey’den sonra yerine Danişmend Gazi geçerek, Amasya ve civarı ile Doğu ve Orta Karadeniz bölgesinde birçok il Osmanlı’dan yüz yıllar öncesi Türk İslam medeniyeti ile şekillendi. Ünlü Selçuklu komutanı Danişmend Gazi’nin torunları Hacıemiroğulları Beyliği 1301 yılında Ordu Mesudiye’de kurulup Trabzon Pontos’a akınlar düzenlemesi kültür ve medeniyet tarihimiz açısından çok önemli.

Bir başka Selçuklu komutanı Mengücük Gazi, Şarkî Karahisar, Erzincan ve Divriği havalisini; Ebü’l-Kâsım da, Erzurum ve Çoruh bölgesini fethetti. Orta, Kuzeybatı ve Batı harekâtını Süleyman Şah idare edip, Bizanslılar ile mücadele ve onların asi kumandanları ile ittifak yaptı. Bizanslılar, Balkanlar’daki iktidar mücadelesi ve iç hâdiseler üzerine Selçuklulardan yardım istediler. Yardım talepleri Selçuklular’ın menfaatleri doğrultusunda karşılandı. Süleyman Şah, İznik’e yerleşerek, bu şehri Türkiye Selçukluları Devleti’nin merkezi ve başkenti yaptı.

Selçuklular, Anadolu’da sahil şehirleri dışında Toroslar ve Çukurova’dan Üsküdar’a kadar bütün bölgeye yerleştiler. Bu durum karşısında Avrupalılar Çin’e elçilik heyeti göndererek, Selçukluların doğudan tazyik edilmesini istediler. Ancak müracaatları neticesiz kaldı. Süleyman Şah, 1082-1083 senelerinde Bizanslıların elinde olan Adana ile Tarsus, Misis, Anazarba ve bölgedeki diğer yerleri zapt etti. 1085'te Suriye’nin kilit şehri Antakya’yı bir baskınla fethetti. Antakya’nın en büyük kilisesini camiye çevirip, fetih şükrânesi olarak yüz yirmi müezzinin okuduğu ezandan sonra cuma namazını burada kıldı.

***

Selçuklu Başkenti Rey’e Gidiyoruz

İran… Toprakları üzerinde birçok medeniyete ev sahipliği yapmış bir ülke. İran hakkında ilk yazılı bilgilere milâttan önce IX. yüzyıla ait Asur kaynaklarında rastlanıyor. Çeşitli prensliklerin, imparatorlukların kurulduğu İran yüzyıllardan beri misafir ettiği devletlerin sanatıyla, kültürü ile bezenmiş ve günümüzde kendine has bir sosyo-kültürel yapıyı özümsemiştir.

Buram buram tarih kokan, zengin kültürel yapıyı barındıran İran, tarih severler tarafından mutlaka ziyaret edilmeli. Ülkemizden İran’a gitmek için vize şartı bulunmuyor. Ve Türkiye ile İran arası uçakla sadece 3,5 saat.

İran’ın başkenti Tahran, ülkenin en kalabalık yerlerinden biri olup ekonomi, kültür ve sanayi merkezi konumundadır. Tahran’ın başkent olması, Rey kenti ile yakından ilişkilidir. Rey şehri, Büyük Selçuklu Devletine başkentlik yapması açısından büyük tarihi öneme sahiptir. Doğu’da Bağdat’tan sonra en büyük şehir olarak anılan Rey şehri 1042 yılında Tuğrul Bey tarafından başkent yapılmıştır. Tahran bir zamanlar küçük bir köyken ülkenin en zengin şehri konumuna gelmiştir. Bunda İran’daki petrol yataklarının keşfedilmesinin rolü büyüktür.

Rey şehrinin sultanı Tuğrul Bey 1043 yılında halen türbesininde bulunduğu İran'ın Rey kentinde otağını kurmuştur ve  beylerin Anadolu'ya seferler düzenlemelerini emretmiştir. Tuğrul Bey'in Türbesi Güneşin doğumundan sonra kuzeye doğru kapısından sola doğru sayılırsa güneş ışınlarının düştüğü sütun sayı saatin kaç olduğunu gösteren bir ilmi yaklaşımla inşa edilmiştir. Tuğrul Bey ordusu ile Doğu Anadolu'ya girerek Bayburt, Gümüşhane, Trabzon'a kadar akınlar düzenledi. Alparslan 1063 yılında amcası Tuğrul Bey ölünce yerine geçti. Anadolu'ya akınlar düzenledi. 1071 yılında Malazgirt Zaferi ile Türklere yurt oldu. Tarihi kaynaklara göre, Kunbed-i Tuğrulî içinde, Tuğrul Bey, Çağrı Bey ve Alparslan’ın mezarları bulunmaktadır. Aynı kaynaklara göre yapı Tuğrul Bey’in eşi tarafından yaptırılmıştır. Yapı gerek içinde bulundurduğu sultan mezarları gerekse mimari yapısı ile Büyük Selçuklu tarih ve sanatında önemli bir yer tutmaktadır. Yapı beş karışımın bir araya gelmesiyle oluşmuştur.

Yumurtanın beyazı, taşın tozu, kireç, kömür, deve ya da keçi tüyü karışımı ile tuğlalar birbirine yapıştırılmıştır. Eserin yıllara dayanıklılığının nedeni de budur. (KASIM GAMBERİ/TÜRBEDAR), Kulenin yüksekliği 20 metredir. Duvarlarının kalınlığı ise 1,75 ile 2,75 m arasında değişmektedir.  Bir mühendislik harikası olan türbenin merkezinde durulduğu zaman ses dışarıya kadar ulaşıyor. Giriş kapısı İran geleneklerine göre tasarlanmıştır. Kapıya asılı iki tokmak bulunmaktadır. İnce ses çıkaran tokmağı kadınlar, kalın sesli olanı ise erkekler çalıyor. Böylece gelenin erkek mi kadın mı olduğu biliniyor.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.