BİRAZ DA YUNUS EMRE DİYELİM


Yüksel Pekdemir

Yüksel Pekdemir

10 Ocak 2020, 09:23

Kıymetli okurlarım,

Mevlana’ya aşk nedir diye sormuşlar:

Mevlana:” Ben ol da bil.” Demiş ve devam etmiş:

“-Kimin elbisesi aşktan yırtıldı, harap olduysa o kimse hırslardan ve ayıplardan tamamiyle temizlenmiştir. “

“- Kimin aşka meyli yoksa o kanatsız bir kuş gibidir.

Vah ona.” der.

İşte Yunus da aşk elbisesi giymiş, aşka meyletmiş, aşka meyletmekle kalmamış aşk potasında erimiş erenlerden biri…

Aşkın aldı benden beni

Bana seni gerek sen

 Ben yanarım dün ü günü

Bana seni gerek esni

     ………

  Ben yürürüm yana yana

   Aşk boyadı beni kana

  Ne akılem ne divane

  Gel gör beni aşk neyledi.

Yunus un  gönül pınarlarından, damıtılarak diline gelen bu dörtlükler ancak ve ancak aşk derdine düşenlerce söylenebilir.

Karşılıksz, çıkarsız istekler, arzular aşk diliyle söylenebilir. Aşk diliyle söylenen sözler gönüllerde taht kurar. Kralların, padişahların tahları yerle bir olur da gönül tahtına oturanlar  gönül köşkünü ededi yurt edinirler. Gönül yurdunda sevgiden ve aşktan beslenirler de gün be gün büyürler. Acıkmazlar, susamazlar, yaşlanmazlar, ölmezler, aşk pınarının sevgi selinde beslenip baki kalırlar.

Yunusdaki aşk, Allah aşkı; bitmez , tükenmez en büyük kaynak… Mecnun’u Leyla’sından vazgeçirten bu aşk değil miydi?  Mevlana’nın “şeb-i aruz” dediği ölüm, sevgiliye , gerçek sevgiliye gerçek aşka  kavuşmak değil miydi?

Leyla çöllere düşmüş Mecnun’u arayıp buldu… Ey Mecnun işte ben geldim, dediğinde ; Mecnun:

“-Sen de kimsin?” dedi.

Leyla: “- Ben işte, senin Leylan…” diye cevap verdi.

Mecnun:” –Sen Leyla isen ben kimim?” diyerek cevap verdi. Bu cevap belki de Leyla’nın hoşuna gitmemiştir fakat; aslında bir güzelliğin peşinden , bir aşkın ardından iz sürüp koşanlar, aşkı ve güzelliği kovalayanlar, bunları kendi içlerinde bulunca öncekileri unurlar..

Yunus’un şu dizelerine bakın hele… aradığı, peşinden koştuğu sevgili için:

Bad-ı sabaya sorsunlar

Canan illeri kandedür

Görenlerler haber versinler

Canan illeri kandedür

Ya sonra aradığını kendi içinde, kendi özünde bulunca:

Canlar canını buldum

Ballar balını buldum

Bu canım yağma olsun

Kovanım yağma olsun…der.

Önceki sevgililer bir yana dursun, kendi canının da yağmalanmasını  istiyor. Canan için canından geçmeyi gönüllü olarak istiyor ve nihayet, “- Bir ben var bende benden içerü…” der.

Aslında Yunus da tâ  13.yüzyılda Asım’ın neslinde olması gerekenleri söylemiş. Allah sevgisi, sevgilerin kaynağı ve en yücesi… Onu sevmekle başlar her şey… Yüreğinde azıcık da olsa bu aşkı, bu sevgiyi taşımayanlara aynen Mevlan’a gibi ben de “ vah onlara” diyorum. Asım’ın nesli de yürekten sever Mevla’yı…Ona yürekten inanır… Hiçbir sevgi onun yerini alamaz.. Onu yüreğinin içinde yaptığı en güzel köşklerde oturtur.

O sebepledir ki Yunus:

Bir kez gönül yıktın ise

Bu kıldığın namaz değil

Yetmiş iki millet dahi

Elin yüzün yumaz değil

Bir gönül yaptın ise

Er eteğin tuttun ise

Bir kez hayır ettin ise

Binde bir ise az değil

Yol odur ki doğru vara

Göz odur ki Hakk’ı gore

Er odur alçakta dura

Yüceden bakan göz değil

Erden sana nazar ola

İçin dışın pür nur ola

Beli kurtulmuştan ola

Şol kişi kim gammaz ola

Yunus bu sözleri çatar

Sanki balı yağa katar

Halka matahların satar

Yükü gevherdir tuz değil.

Gönül Allahın tahtıdır. O yıkılmmamalı.. Ona kem söz söylenmemeli… Gönül yıkmak marifet değil, gönül yapmak en güzel iş…

Allah sevgisi bütün sevgilerin,  tıpkı bütün ışıkların kaynağının güneş olması gibi, kaynağıdır, dedik. Allahı sevmek, dedik…

Haftaya da Yunus Emre diyeceğim.  Hayırlı cumalar....

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.