Biz eskiden böyle değildik?


Samet Kahraman

Samet Kahraman

24 Aralık 2018, 09:50

“Siyaset defterini 2011’de kapattım. Defteri çelik kasaya koydum. Anahtarını da denizin ortasına attım.” diyen eski bakan.

Kocaeli siyasetine damga vuran, 1995 seçimlerinde Fazilet Partisi’nden Kocaeli Milletvekili seçilerek meclise girmişti. 1999 yılında yeniden Fazilet Partisi’nden milletvekili oldu.

AK Parti’ye katıldı ve 2002 seçimlerinde yine milletvekili seçildi.

Abdullah Gül tarafından 58. Hükümette Orman Bakanı olarak görev aldı.

Abdullah Gül’ün istifa etmesiyle birlikte Recep Tayyip Erdoğan tarafından kurulan 59. Hükümette Çevre ve Orman Bakanı olarak görev yaptı.

2007 yılında yeniden meclise girerek milletvekilliği yaptı.

Tecrübeli bir siyasetçi. 25 yıl civarında aktif siyasetin içerisinde yer aldı ve AK Parti’nin kuruluşunun mihenk taşlarından biri.

90’lı yıllardan 2011 yılına kadar Kocaeli siyasetinde isminden en sık söz ettiren, siyaset denilince akla gelen bir isim.

Kendisinin tabiriyle ‘siyaset defterini çelik kasaya kilitleyip, anahtarını denizin ortasına atınca’ ismi kamuoyunda çok sık deklare edilmemeye, hafızalardan silinmeye başlandı.

‘Beni eskiler tanır’ tabirinin en uygun olduğu siyasi profil.

Şimdi tam da yerel seçim öncesi, Osman Pepe’yi kaleme almak nereden çıktı sorusunu sorduğunuzu duyar gibiyim.

Geçtiğimiz gün AK Parti Kocaeli istişare kurulu toplantısı düzenledi. Bu toplantı istişareden daha çok vefa programını andırdı. Siyaseten kamuoyundan uzak olan birçok eski isim programdaydı. Partinin kuruluşunda etkin rol alan isimler bir araya geldi.

Programda eski Bakan Osman Pepe bir konuşma gerçekleştirdi. Konuşması oldukça derin ve mesaj içerikli…

“Siyasetçiler konuşur da konuşur. Sever konuşmayı. Siyaset erbabı çok konuşur. Az dinler çok konuşur. Bazen de hiç dinlemez. Halbuki siyasetçinin çok dinleyip, istişare yapıp az konuşması lazım. Aslında bizim az konuşup yerini bulacak şeyler söyleyebilmemiz lazım.” dedi mesela…

Başka,

“Burada benim gibi bir çok eski siyasi isim var. Bahçeye bir gül diktiyseniz müsterih olun. Makamlar kimseye tapulu değil. Ben aktif 28 buçuk sene siyaset yaptım. Siyaset defterini 2011’de kapattım. Defteri çelik kasaya koydum. Anahtarını da denizin ortasına attım. Bitti” ifadelerini kurdu.

Oldukça önemli sözler.

Bugün partinin birçok etkili ve eski isminin dilinde Abdurrahman Dilipak’ın kaleme aldığı, “İktidarı suçlamak” başlıklı makalesi var.

‘Neydikkk, Ne olduk diyorlar?’

‘Biz böyle değildik eskiden’ yorumları yapıyorlar.

Hemen hemen hepsi, ‘Bugün bu noktaya geldik. Bunun muhasebesini yapmamız gerekiyor’ ifadelerini kullanıyorlar.

Sayın Pepe’nin sözleri de bu mesajı içeriyor. ‘Az konuşun, çok iş yapın’ mesajı veriyor.

31 Mart seçimlerine giderken hem Abdurrahman Dilipak’ın hem de eski Bakan Osman Pepe’nin sözleri oldukça dolu ve dikkat çekici.

AK Parti’nin kadrolarıyla birlikte o eski ruha kavuşması gerekiyor.

Ekonomik gelişmeler, ülke siyasetindeki etkiler vs. 24 Haziran’da yaşanan ve önümüzdeki süreçte yaşanabilecek oy düşüşünün sorumlusu olmaz, olamaz.

Millet, AK Parti’nin 2002 yılında sergilediği o samimi ruhu arıyor!

Velhasıl kelam, ilçe belediye başkanlıklarında, önümüzdeki günlerde atanacak ilçe başkanlıklarında ve daha sonra oluşturulacak kadrolarda bu ruhu oluşturan isimlerle yol yürünmeli.

Gündelik kavgalar, ekip siyaseti, az olsun benim olsun mantığı ortadan kalkmalı.

Kabaran nefisler inerek, 2002’ye dönülmeli. Bedenen olmasa da ruhen bu şart!

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.