Duruşumuz … Durumumuzdur …


Arzu Yaman

Arzu Yaman

13 Ocak 2020, 09:10

Yaşamın içinde neyin yanında olduğumuz kadar neyin karşısında olduğumuz da önemlidir. Zira bizim hayat duruşumuzun göstergesi budur.  Onayladığımız, doğru bulduğumuz şeyleri desteklerken, yanlış bulduklarımızı da eleştirir ve reddederiz. Fakat bunu sırf bir taraf olmak adına değil de, gerçekten öyle düşündüğümüz için yaptığımızda anlamlıdır. Yani gerçekçi bir zemine oturtmak lazım tezimizi.

Günümüzde gerek siyaset ve gerekse spor gibi alanlarda fanatik bir saplantıyla taraf olmanın neticelerini gözlemliyoruz. Öyle ki, tek bir noktaya kilitlenip diğer tüm faktörleri göz ardı edebiliyoruz. İyi yapılan işler ya da başarı gösterilmiş çalışmaların olması ancak bizim desteklediklerimiz tarafından hayata geçirildiyse makbuldür, aksi takdirde hükümsüzdür. En acımasız söylemler pervasızca sarf edilebiliyor.

Halbuki meselelere bakışımız kimi zaman olumlu olurken kimi zaman da olumsuz olabilir. Aynı kişi ya da kurumu bir konuda başarılı bulup desteklerken başka bir konuda yetersiz de bulabiliriz.  Fanatiklik, mantığı devre dışı bırakan bir haldir. En önemlisi de kutuplaşmanın tutkalıdır. O yüzden kendimizi sınırlandırmak ne kadar doğru, bir daha düşünmeli !

Tüm bunları bana düşündüren, son dönem ülkemizin yerli otomobil ile ilgili yapmış olduğu çalışmaların yankısı oldu. Sosyal medyada yer alan paylaşımlar, üzüm yemek değil de bağcı dövmenin derdinde olanların paylaşımlarıydı. Niye yapıldığından tutun, kimin yaptığından, kopya çekilmiş tasarım oluşundan vs.. pek çok başlıkta sıralanabilecek paylaşımlar. Konunun teknik kısmı, beğenme beğenmeme vs.. her neyse önemli değil. Önemli değil derken, farklı yorumların olması sorun değil. Lakin böyle bir çalışmaya tümden karşı gelmeyi anlamak mümkün değil. Çalışmayı sırf iktidardaki hükümetle ilişkilendirerek değerlendirmek ne kadar mantıklı ?

Kimin iktidarında böyle bir çalışmanın yapılmış olmasının ne önemi var, önemli olan ülke olarak böylesi milli bir çalışmaya imza atmış olmak değil midir ! Genel olarak sıkıntımız, bütünü görememek. Memleket söz konusu olunca ayrıştırıcı unsurlara takılmamak gerekir.

Olayın teknik kısmına hiç değinmek istemiyorum. Daha iyi olabilirdi, şöyle olabilirdi, böyle olabilirdi vs…  Bunların hepsi tartışılabilir. Fakat tartışacağımız nokta niye yapıldığı olmamalıdır.  Her ne olursa olsun bu konudaki çaba dahi takdire layıktır. Milliyetçilik güzellemeleri söz konusu olduğunda mangalda kül bırakmayanların, konu yerli otomobil olunca göstermiş oldukları tavrı anlamak mümkün değil.

Bir de bazılarında şöyle bir durum gözlemliyorum. Kendi ülkesine böyle bir çalışmayı yakıştıramama hali var. Bir tür aşağılık kompleksi. Alttan alta kendi ülkesini ve yürütülen çabayı aşağılama. “Bizimkiler ancak bunu yapar” diyerek küçümseyici bir tavır. Üzüntü verici elbette. Tarafgirlikten önce kendimizle ve kendi toplumumuzla, kültürümüzle, değerlerimizle barışalım.

Her zaman dediğim gibi, daha iyi olmak adına eleştirimizi yapalım. Yanlış, eksik olan yanlarımızı fotoğraflayalım. Fakat bir gelişim uğruna çabayı önemseyelim ve takdir edelim. Bunu yaptığımızda insanlığımızdan bir şey kaybetmeyiz. Endişelenmeyelim.

Neye itiraz ettiğimiz de bir şuur göstergesidir.

******

Bi’Mola vermek isteyenler için, Aliya İzzetbegoviç’den “ Doğu Batı Arasında İslam ”  kitabı okumaya değer.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.