Duygusal zeka, ölümsüzlük ve akıl


Dr. Murat Yürükcü

Dr. Murat Yürükcü

29 Temmuz 2020, 09:12

Değerli dostlarım, merhabalar. Yazılarımla ilgili geri dönüşleriniz çok kıymetli benim için. Hepinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Bugün geri dönüşlerinize kısa kısa cevaplar yazmaya çalışacağım.

Buyurun başlayalım.

Duygusal zeka (EQ)soruluyor. Bilemiyorum duydunuz mu?

Türkçesi olgunluk diyebiliriz.

1995 yılından beri literatürde.

Önceden bilgi önemliydi, davranışlar önemli değildi.

Hani tabiri caizse, okumuş ama adam olamamış denir ya işte o kabilden.

Ahlaki, vicdani gelişimini tamamlayamamış, olgunlaşamamış insanların duygusal zekalarının düşük olduğunu söyleyebiliriz.

 Kısaca dürüstlük, çalışkanlık, temizlik, sevgi, saygı gibi değerler.

***

Duygusal zekası gelişmemiş yetişkin, olgunlaşamaz. Yani yaşının gerektirdiği sorumlulukları alamaz, sabırlı olamaz.

 Ailesini yönetemez. Çünkü çocuklarda görülen omnipotent düşünce dediğimiz yani her şeyi kendine hak görme düşüncesi ancak insan sosyalleştikçe yerini olgunlaşmaya bırakabilir.

Burada sosyalleşmeden kastımız, işte tüm bu ahlaki ve evrensel değerleri kazanarak dünyada kendinden başka 7.78 milyar daha insanın yaşadığını fark edebilmesidir.

Olgunlaşmak, bir yandan gücünü diğer bir yandan acziyetini anlamayı gerektirir.

Her şeyi halledebilecek güç bende, yani ölümsüzlük(omnipotent) düşüncesi, çocukken çok yararlı iken yetişkinlikte duygusal zekanın tamamlanamadığının ölçüsü olabilmekte dostlar.

Allah tüm yetişkinleri olgunlaşabilenlerden eylesin diyeyim.

***

Özgüven, özsaygı daha önceki yazılarımda yazdım.

Soruya yönelik şöyle açıklayayım.

Bir insanın kendine karşı özsaygısının olabilmesi için yetişkinlikte olgunlaşabilmesi gerekir.

Yeterli olgunlaşmayı sağlayamayanın kendine özsaygısı da maalesef olamıyor.

Kendine saygısı olmayanın kendine karşı sevgisi de yeterince olamıyor.

Özgüven problemleri oluşuyor yani. Biliyorsunuz bir sahte özgüven var bir de gerçek özgüven.

Sahte özgüven kabadayılıktır yani.

Cehaletle meydan okumak dünyaya diyebiliriz.

Gerçeklerle örtüşmeyen bir dünyada yaşamaktır.

Gerçek özgüven ise olgun, girişimci, yapıcı tutumları içeriyor.

Örneğin çocuğunuza seçme özgürlüğü verirseniz,

sorumluluk sahibi yapabilirsiniz.

Sorumluluk sahibi olan çocuk, başarılı olmayı tadacağı için beraberinde sağlıklı bir özgüven duygusuna sahip olacaktır.

Sorumluluğu al diyerek sorumluluk sahibi, başarılı ol diyerek başarı sahibi, kendine güven diyerek özgüven sahibi yapamayacağınız kesindir.

Kısaca,

insiyatif alan,

 eğriyi doğruyu bilen,

kendini seven ve yeterli hisseden,

başarma gücünü dışarıdan değil yine kendi iç dünyasından alan çocuklar istiyorsak ya da böyle bir toplum hayalimiz varsa bunlara dikkat edip gerekeni yapmalıyız.

Çok zor değil emin olun!

Bir şeyin doğrusunu yapmak her zaman yanlışını yapmaktan daha kolaydır bildikten sonra.

***

Değerli dostlar, tecrübeyle de öğrenir tabi ki insan.

Zamanla, deneyim kazanarak öğrenmekten bahseden okuyucuma Konfüçyüs gerekeni söylemiş. Benim tekrar düşünmeme gerek yok. Ne demiş?

Bir işi doğru yapmanın üç yolu vardır:

 Birincisi akıl yürüterek ki en saygı değeridir.

İkincisi benzeterek ki en kolayıdır.

Üçüncüsü tecrübeyle ki en acısıdır.

Hoşça kalın.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Tülin - 2 hafta önce
Merakla her hafta yazılarını takip ettiğim sevgili hocam;
Burada belirttiğiniz Hani tabiri caizse, okumuş ama adam olamamış denir ya işte o kabilden.
Ahlaki, vicdani gelişimini tamamlayamamış, olgunlaşamamış insanların duygusal zekalarının düşük olduğunu söyleyebiliriz.
Kısaca dürüstlük, çalışkanlık, temizlik, sevgi, saygı gibi değerler.
Altını çiziyorum çok net ve güzel anlatmışsınız kaleminize sağlık
Avatar
Mustafa Batcı - 2 hafta önce
Kıymetli hocam, bu yazınızın toplumun dinamiğini oluşturan aile ve çocuklarımız için ne kadar değerli olduğunu söylemek isterim. Yazilarinizi itinayla okuyor ve uyguluyoruz. Teşekkür ederim