Saltaş; Amacımız öğrencilerimize dillerini sevdirmek

Kirazpınar’da bulunan Gebze Bilim ve Sanat Merkezi’nde (BİLSEM) sınıf öğretmeni olarak görev yapan Neslihan Saltaş bu haftaki ‘Kadın Kadına’nın bu haftaki konuğu oldu. 

19 Temmuz 2021 Pazartesi 13:19

Gebze BİLSEM’de öğretmenlik yapan Meral Zengin’le birlikte  Gazete Gebze’ye konuk olan Saltaş, Gebze BİLSEM’in öğrenci kabul aşamalarını ve verilen eğitimleri okurlarımız için  anlattı. Gebze BİLSEM’in ortağı olduğu ‘Sular Seller Gibi Sınıfçae twinning projesi hakkında da bilgiler veren Saltaş, Projede 120’ye yakın öğrenci ile çalıştıklarını, öğrencilerin bir dilin oluşum süreçlerini yaparak ve yaşayarak öğrenmelerini sağlayıcı etkinlikler yaptıklarını ve dil oyunları vasıtası ile kendi sınıf dillerini tasarladıklarını anlattı.

Kısaca sizi tanıyalım, Neslihan Saltaş kimdir?

Gebze Bilim ve Sanat Merkezi’nde (BİLSEM) sınıf öğretmeni olarak görev yapmaktayım. Gebze BİLSEM’de 2. yılımı tamamladım. Bundan önceki dönemde de çeşitli ilkokullarda sınıf öğretmeni olarak çalıştım. Meslekteki 16. yılım, Gebze BİLSEM’de çalışmadan önce kültürel çalışmalarda bulundum ve kitaplarım çıktı. Türk Mitolojisi üzerine çalışmalar yaptım ve Eğitim Bilimlerinde yüksek lisansımı tamamladım. Kitaplarımda, Türk Mitolojisini çekirdekten başlayarak çocuklar için baştan sona anlatan  ‘Talihsiz İsimler Dizisi’ isimli bir kitap serisi yaptım. Bildiğiniz gibi Türk Mitolojisinde isimler çok önemli. Bu yüzden kitabımı isim almaya çalışan garip bir kahraman üzerinde kurguladım. Gebze BİLSEM benim için bambaşka bir deneyim oldu, çünkü BİLSEM’ler harika deneyimler sunuyor hem öğrenciler için hem de öğretmenler için. Gebze BİLSEM olarak, Sular Seller Gibi Sınıfça e twinning projesinin kurucu ortaklarından olduk ve dil üzerine çalışmalar yaptık.

BİLSEM’de öğrenciler hangi eğitimleri alıyor? Kısaca bahsedermisinz?

Türkiye’de uzun zamandır faaliyet gösteren Bilim ve Sanat Merkezlerine öğrenciler özel yetenek sınavları ile kabul ediliyorlar. Sınav 2 aşamadan oluşuyor. Birinci aşamada öğrencilere genel yetenek testi uygulanıyor. Bu yetenek testi tabletler aracılığı ile yapılıyor. Daha sonra belirlenen öğrenciler, özel uzmanlar tarafından yüz yüze ikinci bir teste tabii tutuluyor ve başarılı olan öğrenciler BİLSEM’e kabul ediliyor. BİLSEM’de öğrenciler iki farklı alanda eğitim görebiliyor. Birincisi genel yetenek alanı yani zeka testinden belirli bir puan alan öğrenciler gelmiş oluyor ve genel yeteneklerini geliştirici etkinlikler yapılıyor bu öğrencilere. BİLSEM’de ilkokul 2. sınıftan itibaren eğitim vermeye başlıyoruz ve öğrenciler liseden mezun olana kadar BİLSEM’lere devam ediyorlar. Liseden mezun olduktan sonra da öğrencileri bırakmıyoruz, yine çeşitli faaliyetler ve etkinlikler ile öğrencilerimizi takip ediyoruz. Sanat alanı içinde yine aynı süreç işliyor. Genel yetenek testinden belirli bir puan alınması lazım sanat alanı için de daha sonra ikinci aşamada sanat ile ilgili başka bir sınava tabii tutuluyorlar. Müzik ve resim alanında yeteneğini kanıtlamış olan öğrenciler BİLSEM’de eğitim görmeye hak kazanıyorlar. İlk aşamada genel sanat eğitimi veriliyor daha sonra hangi aşamada çocuk başarılı ise o alanda uzmanlaşması sağlanıyor.

Kurucu ortağı olduğunuz E-twinning projenizi anlatırmısınız?

BİLSEM’de bu yıl bir e twinning projesi gerçekleştirdik. Gebze BİLSEM bu projesinin kurucu ortaklarından biriydi. E twinning projemizde, daha önce yapılmamış bir işi gerçekleştirdik ve dil üzerine çalışmayı seçtik. Dil felsefesi ile ilgili çalışmalar çok nadir yapılıyor. Bence dil önemli bir şey çünkü biz hayatımızı onunla idame ettiriyoruz. İletişimde dil çok önemli. Peki sadece kelimeler mi diye biz yola çıktık. Bizi ifade eden şey kelimeler mi, eğer kelimeyse ilk nasıl ortaya çıktı? Dilin kökenine inmeye çalıştığımız bir e twinning projesi yürüttük ve öğrenciler bir dilin oluşum süreçlerini deneyimlediler bu projede. Daha sonra da ismi Türkçe olmayan bazı nesnelere isim vermelerini istedik ama bu isimler rastgele verilmedi. Öğrenciler Türkçedeki kelime oluşturma yol ve yöntemlerini öğrenerek daha sonra bunlara uygun bir şekilde yeni kelimeler önerdiler. Bizim projemizin bir sosyal sorumluluk alanı vardı, o alanda yeni ortaya çıkardığımız kelimeleri Türk Dil Kurumu’nun (TDK) kelime önerme sayfasında, önermelerini sağladık böylece ürettiğimiz kelimeleri yaygınlaştırdık. Daha sonra yazıyı da deneyimlemek istedik. Çeşitli medeniyetlerin yazı sistemlerini inceledik, yazı ve rakamsal çalışmalar yaptık ve kendi sınıfımıza ait daha önce hiç olmayan bir alfabe ürettik. Biz bunu çocuklara bir oyunmuş gibi yaptırdık ve öğrenciler bunu yaparken çok hevesliydiler. Velilerden de güzel dönüşler aldık. Proje kapsamında biz ailelerden geri dönüş alacağımız bir sayfa açtık ve veliler oraya geri dönüşlerini yazdılar. Çocuklarının mutlu olduklarını, eğlendiklerini ve ürettiklerini gördükçe çok mutlu olduklarını belirttiler ve teşekkür ettiler.

Projenin uluslararası boyutunu anlatabilir misiniz? Partner ülkeleriniz var mı?

Projemizde 7 farklı okul vardı. Bunların 6 tanesi Türkiye’den bir tanesi de Ürdün’dendi. Ürdünlü ortağımız aslında bizim için çok büyük bir zenginlik kaynağıydı. Çünkü biz proje kapsamında, Müzeler Haftası’nda Ürdün’de bir sanal müze gezisi yaptık. Müzede bizi şaşırtan bir şeyle karşılaştık, müzenin bir bölümünde bütün dünya dillerinin kökenine ve ailesine ait bir alan mevcuttu ve biz o alanı gezerken projede öğrendiğimiz her şeyi yeniden deneyimlemiş olduk. Projemizi haziran ayında sonuçlandırdık. E twinning projelerinde bir Kalite Etiketi süreci oluyor ve şu anda kalite etiketi sürecindeyiz. Ulusal Ajans bizim projemizi inceleyip, beğendiğinde kaliteli okul etiketi veriyor bizlere. İnşallah Kalite Etiketini alacağımızı umuyoruz.

Projeniz kapsamında öğrencilerin kazanımları neler oldu?

Projemizdeki asıl amacımız, öğrencilerin dillerini sevmesiydi, çünkü diller bir milleti millet yapan en önemli değerlerden bir tanesi. Dilimiz olmazsa biz neyiz? Ülke miyiz, millet miyiz, devlet miyiz belli olmaz. Ben çocukların dillerini sevmeyi öğrendiğini düşünüyorum. Bu projedeki en büyük kazanım, Türkçeyi çok sevmeleri oldu. Projemiz kapsamında Yusuf Dursun hocayı davet etmiştik. Bununla ilgili de yine sohbetlerimiz olmuştu, online buluşma gerçekleştirdik. Bu buluşmaya 100’den fazla öğrencimiz katıldı ve yine Ürdün’den de misafirlerimiz katıldı. Buda çok güzel bir paylaşım oldu proje için. Ceyda ÖZER- Selvi GEÇAL- Ayşe KAHRAMAN


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.