Anasayfa > Ekonomi  >  İŞVERENLERİN TAZMİNAT VE SİGORTA HİLELERİ MAHKEMEDEN DÖNÜYOR

İŞVERENLERİN TAZMİNAT VE SİGORTA HİLELERİ MAHKEMEDEN DÖNÜYOR



İŞÇİLERE KRİTİK UYARI!
Türkiye’de çalışma hayatının en büyük sorunları arasında yer alan işveren hileleri, yargı engeline takılmaya devam ediyor. Özellikle sanayi ve üretimin kalbi konumundaki Kocaeli Gebze bölgesi gibi yoğun işçi nüfusunun barındığı havzalarda sıkça rastlanan; sigorta primlerinin düşük gösterilmesi, girdi-çıktı yapılarak kıdem tazminatının sıfırlanması ve işe girişte boş kağıda istifa imzası attırılması gibi yöntemler mahkemeler tarafından geçersiz sayılıyor. Hukukçular, baskı altında alınan hiçbir kararın yasal zeminde karşılığı olmadığını belirterek, işçilerin haklarını aramaktan çekinmemesi gerektiği konusunda uyarılarda bulunuyor.
SİGORTA VE KIDEM OYUNLARI
Çalışma hayatında işçilerin emeğini ve yasal haklarını gasp etmek amacıyla en sık başvurulan yöntemlerin başında maliyetleri düşürme uyanıklığı geliyor. İşverenler, çalışanların asgari ücretten yüksek maaş almasına rağmen sigorta primlerini resmi kayıtlarda asgari ücret üzerinden göstererek hem vergi kaçırıyor hem de işçinin gelecekteki emeklilik maaşını baltalıyor.
Bir diğer yaygın usulsüzlük ise “girdi-çıktı” olarak bilinen yöntemle yapılıyor. İşçinin kıdem tazminatı hakkı kazanmasını engellemek veya biriken tazminat yükünden kurtulmak amacıyla, kağıt üzerinde iş sözleşmesi feshedilip kısa süre sonra yeniden işe alım yapılıyor. Hukukçular, Yargıtay’ın bu konuda net kararları olduğunu ve aynı işyerinde fasılalarla yapılan çalışmaların bir bütün olarak kabul edilerek kıdem süresinin hesaplandığını vurguluyor.
BOŞ İSTİFA DİLEKÇELERİ GEÇERSİZ
İş sözleşmesinin feshi sürecinde işçilerin en çok mağdur edildiği alanlardan biri de zorla imzalatılan istifa dilekçeleri oluyor. İşe girişte veya işten çıkarma tehdidiyle boş kağıda ya da matbu istifa metinlerine attırılan imzalar, mahkeme salonlarında delil niteliğini kaybediyor.
Hukukçulardan İşçilere Güvence: “İşçilerimizin gönlü rahat olsun; baskı, tehdit veya işini kaybetme korkusu altında alınan istifa dilekçeleri hukuk karşısında tamamen geçersizdir. Yargı, işçinin hayatın olağan akışına aykırı şekilde, tüm haklarından vazgeçerek kendi isteğiyle istifa etmeyeceğini kabul eder. Bu tür durumlarda irade fesadı (baskı) olduğu kararına varılır.”
İş mahkemelerinde görülen davalarda, işverenlerin sunduğu yazılı belgelerin tek başına yeterli olmadığı, mahkemelerin “işçinin korunması ilkesi” çerçevesinde hareket ettiği belirtiliyor. Sigortası düşük gösterilen bir işçinin gerçek maaşı; emsal ücret araştırmaları, banka kayıtları, işyeri içi yazışmalar ve tanık beyanları ile ispatlanabiliyor.
Aynı şekilde, işçiye tazminat ödenmeksizin imzalatılan “İbraname” (haklarımı aldım belgesi) ve istifa dilekçelerinin arkasındaki gerçek durum, uzman bilirkişiler ve mahkeme heyeti tarafından titizlikle inceleniyor. İşçinin haklılığı kanıtlandığı takdirde, geriye dönük tüm kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve eksik yatırılan sigorta primleri işverenden yasal faiziyle birlikte tahsil ediliyor.
HUKUKİ YOL HARİTASI
Milyonlarca işçinin istihdam edildiği Gebze ve çevresindeki organize sanayi bölgelerinde hak kaybına uğrayan işçilerin izlemesi gereken hukuki adımlar şu şekilde sıralanıyor: Baskı Altında İmza Atmayın: İşten çıkarılma tehdidi olsa dahi içeriğini okumadığınız veya gerçeği yansıtmayan hiçbir belgeyi, ibranameyi ya da boş kağıdı imzalamayın. Delil Toplayın: Gerçek maaşınızı kanıtlayan banka dekontları, prim zarfları, iş mesajlaşmaları veya işyeri kimlik kartı gibi materyalleri mutlaka saklayın. Arabuluculuk ve Dava Sürecini Başlatın: Haklarınızın gasp edildiğini düşündüğünüzde, yasal süreleri kaçırmadan bir hukukçu desteğiyle önce arabulucuya, uzlaşma sağlanamaması halinde ise İş Mahkemesi’ne başvurun.
Hatice Yiyit


Sıradaki Habere Kaydır