Kastamonu Entegre 50 yaşında!


Gebze Tavşanlı Köyü’nde de üretim tesisi bulunan, bu yıl 50.yılını kutlayan ahşap sektörünün Dünya devi Kastamonu Entegre CEO’su Haluk Yıldız’la çarpıcı bir röportaj yaptık. Yıldız, Kastamonu Entegre’nin sektördeki konumunu, gelecek yatırımlarını ve ihracatlarını Gazete Gebze’ye anlattı.


Kastamonu Entegre 50 yaşında!

Kastamonu Entegre olarak bu yıl 50’nci yılınızı kutluyorsunuz. Firmanızın başarı yolculuğu ne zaman ve nasıl başladı? Şirketinizden kısaca bahsederek, 2019 hedefleriniz ve projelerinize değinir misiniz?

Bu yıl şirketimiz için oldukça anlamlı bir yıl. Hayat Holding’in global ölçekte faaliyet gösteren iki büyük grubundan biri olan %100 yerli sermayeli şirketimiz bu yıl, kuruluşunun 50. yılını kutluyor. Şirketimiz, bundan tam 50 yıl önce, ağaç bazlı panel sektöründe hizmet vermek üzere İstanbul’da kuruldu. Yarım asırlık bu süreçte, sektöre yönelik gerçekleştirdiğimiz stratejik yatırımlarla girişimci ruhumuzu koruyarak, Türkiye’nin ve dünyanın üretici gücü olmaya devam ediyoruz. İlk üretim tesisimizi Kastamonu’da faaliyete geçirerek yonga levha üretmeye başladık. Ardından yurt içinde 6 lokasyondaki tesislerimizi faaliyete geçirdik. Türkiye’de belli bir pazar büyüklüğüne ulaşarak bölgesel lider olmak amacıyla yirmi yıl önce ilk yurt dışı yatırımı Romanya’da gerçekleştirdik. Yirmi yıl önce Romanya ile başladığımız yurt dışı yatırımlarına, 2017 yılında Gruppo Trombini’yi satın alarak İtalya’yı ekledik. Böylelikle Romanya, Bulgaristan, Bosna Hersek, Rusya ve İtalya olmak üzere toplamda 6 ülkeye yayılan bir üretim haritasına eriştik. ABD’de ise odun yongası tedarik ve lojistik süreçlerini yürüttüğümüz bir şirketimiz bulunuyor. Bu tesislerimiz toplamda 5,5 milyon m³/yıl ağaç bazlı panel üretim kapasitesine sahip. Bu rakamlar sektörümüzde bizi, dünyanın yedinci, Avrupa’nın ise dördüncü büyük üreticisi haline getiriyor. Yurt içi ve yurt dışı üretim tesis ve ofislerimizde yaklaşık 6.300 kişiye istihdam sağlıyoruz.

2019 yılının en önemli gelişmelerinden biri, İtalya’nın en büyük Türk yatırımcısı olarak, buradaki üretim tesislerimizin ilkinin devreye alınması oldu. İlk etapta 180 milyon USD tutarında yatırım yaptığımız bu tesislerde %100 geri dönüşümlü hammadde kullanarak, İtalya mobilya sektörüne yönelik ham ve melamin kaplı yonga levha üretimi yapmaya başladık. İkinci etap tamamlandıktan sonra toplamda 800 bin m3/yıl kapasiteye sahip tüm tesislerimiz devreye girdiğinde İtalya’da %20 pazar payına sahip olacağız.

Bir diğer önemli gelişme, geçtiğimiz yıl satın aldığımız ve Bulgaristan’daki mevcut yonga levha tesisine taşıdığımız, 500 bin m3/yıl kapasiteli yonga levha üretim hattının bu yıl devreye alınacak olmasıdır. Bu hattın toplam yatırım bedeli yaklaşık 130 milyon USD’dır. İtalya ve Bulgaristan’daki bu yatırımlarımızla ve Romanya’daki üretim tesisimizle birlikte Balkanlar ve Orta Avrupa’daki pazar payımızı ve gücümüzü artırmayı hedefliyoruz.

Öte yandan bu yıl katılacağımız uluslararası fuarlarda ülkemizi temsil etmeye, konferans ve zirvelerde öncü projelerimizi, hem kalite hem estetik hem de ekonomik alanlarda yenilik kazandıran ürünlerimizi dünyanın dört bir yanında gelen sektör profesyonelleri ve müşterilerle paylaşmaya devam edeceğiz.

Bu yıl, Ar-Ge merkezimizi Teknopark’a taşıyarak ağaç bazlı panel sektöründe bir ilki gerçekleştirdik. Ayrıca, üniversite-sanayi işbirliğine yönelik çalışmalarımıza hız kazandırmak amacıyla, TÜBİTAK’ın 2244. Sanayi Doktora Programı’na katılım göstererek, sektörde ihtiyaç duyulan yüksek nitelikli insan kaynağını yetiştirmeye öncülük etmeye hazırlanıyoruz. Proje kapsamında, Sabancı Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Bursa Teknik Üniversitesi ile birlikte 12 doktora öğrencisine ev sahipliği yaparak, sektörde bir ilki gerçekleştireceğiz. Dört yıl sürecek proje kapsamında, 12 doktora öğrencisi, eğitim süreçleri boyunca hem şirketimizi hem de sektörü daha yakından tanıyacak ve sektörün ihtiyaçlarına cevap verecek şekilde doktoralarını tamamlayacak. Bu ekip ile Teknopark-İstanbul’daki yerimizde yeni teknolojiler geliştirmeye ve ürünlerin kalitesini artırmaya yönelik çalışmalar yapacağız. Mezuniyet sonrasında da doktora yaptıkları alanda istihdam fırsatı yakalayacaklar. Ayrıca, geri dönüşüm yüzdesini arttıracak ürün tasarımı ve üretimi, tersine lojistik zincirlerinin kurulması, atık akışlarının daha iyi yönetilmesi ve izlenmesi hedefiyle oluşturulmuş, 12 farklı ülkenin yer aldığı “ECOBULK” Projesine, üretici rolümüzle Avrupa ve Türkiye’den sektörün tek çözüm ortağı olarak seçildik. Bu projeyle belirlenen kalite standartlarını yakalayabilen ve geri dönüşümü kolaylaştıran tutkal formülasyonları kullanarak geri dönüşüm prosesi kolaylaştırılmış levha üretimi gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.

Kastamonu Entegre 50 yaşında!2018 yılına yönelik değerlendirme yapar mısınız? Kastamonu Entegre’nin yurt içi ve yurt dışında yeni yatırım planları var mı?

2018 yılının ilk yedi ayında üretim ve satış rakamlarımızı bütçelerimiz doğrultusunda gerçekleştirdik. Ağustos ayında ülkemizde yaşanan finansal hareketlilik ve piyasalarda oluşan tedirginlik nedeniyle satış hacminde bir düşüş yaşanmasına rağmen bu daralmayı ihracat artışıyla dengelemeye çalıştık. Bu atakla 2018 yılı sonunda ihracat rakamlarımızı bir önceki yıla göre %33 artışla 180 milyon USD’a çıkardık. 2018 yılında yeni pazarlara yönelik yatırımlarımız ve mevcut tesislere yönelik kapasite artırımlarımız oldu; ayrıca sektörümüzde öncü konumlanan Ar-Ge ve inovatif çalışmalarımıza hız kazandırdık. Bildiğiniz gibi dünyada mobilya sektörünün tasarım merkezi, trendlerin belirleyicisi ve dünyanın en büyük üçüncü mobilya üreticisi ve ihracatçısı olan İtalya’da yatırım yaparak üretim coğrafyamızı genişlettik. İtalya’daki bu tesislerde %100 geri dönüşümlü hammadde kullanarak, başta İtalya olmak üzere Avrupa mobilya sektörüne yönelik ham ve melamin kaplı yonga levha üretimi yapmaya başladık. Bu tesislere ilk etapta 180 milyon USD tutarında yatırım yaptık. Gerçekleştirdiğimiz bu yatırımla İtalya’daki en büyük Türk yatırımcısı olduğumuzu ve İtalyan Ticaret Odası tarafından ödüllendirildiğimizi ayrıca vurgulamak isterim. İkinci etap tamamlandıktan sonra toplamda 800 bin m3/yıl kapasiteye sahip tesislerimiz devreye girdiğinde İtalya’da %20 pazar payına ulaşmayı hedefliyoruz. Ayrıca yine geçtiğimiz yıl, Fransa’da Darbo şirketine ait 500 bin m3/yıl kapasiteli yonga levha üretim hattını satın alarak, Bulgaristan’daki mevcut yonga levha tesisine taşıdık. Bu hattı modernizasyon ve bakım çalışmalarından sonra 2019 yılında devreye alacağız. Bu hattın toplam yatırım bedeli 130 milyon USD olacak. İtalya ve Bulgaristan’daki tesisler devreye alındığında Romanya ile birlikte Balkanlar ve Orta Avrupa’daki gücümüzü artıracağız. 2018 yılındaki önemli gelişmelerden biri de, “Floorpan” ve “Artfloor” markaları ile laminat parke üreten Gebze, Kastamonu, Adana ve Tataristan fabrikalarımızın, üretimde kullanılan girdilerin sağlığa zararlı olmadığını belgeleyen Blue Angel (Mavi Melek) sertifikası almaya hak kazanmasıdır.  Bu sertifikayı laminat parke ürünlerinde kullanma hakkını elde eden ilk Türk üreticisi olmanın gururunu yaşıyoruz. 2018 yılında ayrıca, üretimin tüm aşamalarında kalite sisteminin etkin bir şekilde uygulanmasına yönelik çalışmalarımıza hız kazandırdık. Bu kapsamda şirket bünyesinde gönüllü kurulan kalite çemberleri ekiplerimiz başarılı projeler gerçekleştirdi. Türkiye Kalite Derneği (KalDer) tarafından düzenlenen 21. Kalite Çemberleri Paylaşım Konferansı’nda sunum yapan üç ekibimizden ikisi Kalite Çemberleri kategorisinde büyük ödülün sahibi oldu. Geçtiğimiz yıl açıklanan ve 2017 verilerinin değerlendirildiği pek çok araştırma raporunda yükselen bir ivme gösterdik. Türkiye’nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırma Raporu’nda (ISO 500) Türkiye’nin en büyük 40. sanayi kuruluşu olduk. Ayrıca Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) tarafından hazırlanan “İlk 1000 İhracatçı Araştırması” sonuçlarına göre Türkiye’nin en çok ihracat gerçekleştiren 131. firma olmanın gururunu yaşadık.

Ürün ve hizmet alanlarında müşterilerine ilkler sunan şirketimiz, ürün gruplarında sunduğu farklı yüzey ve dekor seçenekleriyle, mobilya tasarımlarına yeni bir boyut kazandırıyor. 2018 yılında da

pek çok yenilikçi ürünü pazara sunduk. Bunlar arasında Floorpan ve Artfloor markaları altında üç yeni parke serisi Stone, Deluxe ve Elite; melamin kaplı MDF ve yonga levha için tasarladığımız ve yedi farklı dekordan oluşan Natura; tüm dekorasyon alanları ve tüm modüler ürünler için kullanıma uygun ekstra parlak ve ekstra mat ürünlerimiz Glossmax Pro ve Mattplus bulunuyor. Bu yeni ürünlerimizi yurt içi ve yurt dışında katıldığımız, sektörün önde gelen fuarlarında sektör profesyonelleriyle buluşturduk.

2019 yılında AR-GE ve inovasyon alanında daha fazla yatırım, daha fazla üretim, istihdam ve ihracat için aynı azim ve kararlılıkla çalışmalarımızı sürdürmeye devam edeceğiz. Çalışmalarımızla Türkiye’nin ve dünyanın üretici gücü olurken istihdama katkı sağlamaya, her yıl katlanan ihracat başarılarımız ile de ülke ekonomisine destek vermeye devam edeceğiz. Ayrıca sektöre yeni ürünler kazandırmak, bu ürünleri yurt dışı pazarlarda tanıtmak üzere çalışmalarımız devam edecek. Bu yıl özellikle de dış pazarda büyümeye odaklanacağız.  2019 yılında önceliğimiz daralan iç piyasayı dengelemek için yurtdışı pazarlardan elde ettiğimiz ciroyu artırmak olacak. Bu noktada Türkiye’de yaptığımız üretimin %25- 30’unu ihraç etmeyi hedefliyoruz. Global olarak da toplam satış gelirlerimizin %60’ının yurtdışı operasyonlardan ve Türkiye’den yaptığımız ihracattan gelmesini bekliyoruz. 2019 ihracat hedefimizi 220 milyon USD olarak belirledik. 

Ar-Ge çalışmalarınızla öne çıkıyorsunuz, önümüzdeki dönemde bu alanda ne tür çalışmalar yürüteceksiniz?

Şirketimiz bünyesindeki Ar-Ge çalışmalarına oldukça önem veriyoruz. Çalışmalarımızın odağını ürün ve süreç geliştirme, verimlilik artırma, etkin kaynak kullanımı ve çevre teknolojileri alanları oluşturuyor. Bu yıl geleceğin teknolojilerini geliştirmek üzere Ar-Ge merkezimizi Teknopark İstanbul’a taşıdık. Ulusal ağaç bazlı panel sektöründe ilk defa bizim kullandığımız bir teknolojiye sahip “Atık Biyokütlelerin Gazlaştırılması ve Yenilenebilir Temiz Enerji Üretimi” projesi ile daha az yatırım maliyeti ile hem yüksek enerji verimi sağlanıp hem de atık yönetimi daha etkin bir şekilde gerçekleştiriyoruz. TÜBİTAK- TEYDEB desteği ve Gebze Teknik Üniversitesi işbirliği ile geliştirdiğimiz bu proje, 2018 ICCI Enerji Ödülleri kapsamında verilen “Biyokütle ve Atık” kategorisinde ödüle ve 13. Teknoloji Ödülleri kapsamında “Üniversite-Sanayi İş Birlikleri” kategorisinde ödüle layık görüldü. Bu projeyle gazlaştırma teknolojisinin en büyük endüstriyel uygulamasını hayata geçirdik.

Enerji verimliliği sağlamak adına tesislerimizdeki motorin yakıtlı forkliftlerden elektrikli forklifte dönüşümü konusunda çalışmalar yürütüyoruz. Adana Fabrikamıza kurduğumuz Güneş Enerji Santrali ile de elektrik enerjisi yenilebilir kaynaklardan sağlıyoruz. Geri dönüşüm yüzdesini arttıracak ürün tasarım ve üretimi, tersine lojistik zincirlerinin kurulması, atık akışlarının daha iyi yönetilmesi ve izlenmesi hedefiyle oluşturulmuş, 11 farklı ülkenin yer aldığı “ECOBULK” Projesine, üretici rolümüzle Türkiye’den tek çözüm ortağı olarak seçildik. Adana Tesislerinde deneme çalışmalarına başladığımız bu projeyle, belirlenen kalite standartlarını yakalayabilen ve geri dönüşümü kolaylaştıran tutkal formülasyonları kullanarak geri dönüşüm prosesi kolaylaştırılmış levha üretimi gerçekleştirmeyi hedefliyoruz.  TİM (Türkiye İhracatçılar Meclisi) ve Sabancı Üniversitesi iş birliği ile yürütülen “INOSUIT-İnovasyon Odaklı Mentorluk” projesine, sektörün ilk ve tek markası olarak katılmaya hak kazandık. Kurumsal inovasyon kapasitesimizin geliştirilmesine yönelik bu proje kapsamında, alanında uzman mentörler eşliğinde kurumsal inovasyon sistemi oluşturulmasına yönelik bir yol haritası tasarlayarak, bütüncül bir inovasyon sistemi oluşturduk.Kastamonu Entegre 50 yaşında!

Çalışanlarımızın inovasyon süreçlerine dahil olabilmeleri ve inovatif önerilerini paylaşabilmeleri için “Fikir Platformu”nu kurduk. Değer yaratma, fikri denklik ve kolektif zeka ilkeleri etrafında oluşturduğumuz bu platformla,  yenilikçi projelerin uygulamaya geçmesi için sağlam bir temel oluşturduk. Projelerin hayata geçirilmesine yönelik  “İnovasyon Projeleri için Kuluçka Programı” başlattık.  Öte yandan üniversite ve sanayi işbirliğinin önemine inanarak, kolektif çalışma prensibiyle sektörde örnek projeler oluşturuyor, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı’nın ve TÜBİTAK’ın desteklerini büyük bir motivasyon kaynağı olarak görüyoruz. Bu sene, TÜBİTAK’ın yürüttüğü 2244. Sanayi Doktora Programı kapsamında yer alarak, sektörde ihtiyaç duyulan yüksek nitelikli insan kaynağını yetiştirmeye öncülük edeceğiz. Program kapsamında Sabancı Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Bursa Teknik Üniversitesi ile birlikte 12 doktora öğrencisine ev sahipliği yaparak, sektöründe bir ilki gerçekleştireceğiz.

Sosyal sorumluluk projelerinizden bahseder misiniz? 50 yılınıza özel bir projeniz olacak mı?

Şirketimiz, kurulduğu 1969 yılından bu yana çalışmalarının odağına “topluma faydalı olma” ilkesini yerleştiriyor. İnsan ve toplum ekseninde şekillendirdiğimiz tüm çalışmalarımızı, vizyon, misyon, değerler ve tüm operasyonlara entegre ediyoruz. Bu noktada gelecek nesillere daha yaşanır bir dünya bırakmak üzere, küresel standartlara uygun ve sürdürülebilir bir üretim gerçekleştiriyor, çevresel etkiyi azaltarak, iş sağlığı ve güvenliği kültürünün yaygınlaştırılması faaliyetlerini sürdürüyoruz. Öte yandan da yaşadığımız çevreye katma değer sağlayacak projelere imza atıyoruz.

Toplumsal gelişim doğrultusunda faaliyetlerimizi eğitim, sağlık, çevre ve kültür-sanat alanlarında gerçekleştiriyoruz ve bu faaliyetlere tesis çalışanları, aileleri ve kentte yaşayanları da dahil ediyoruz.

Öte yandan 50. yılımızda, ilk tesislerimizi barındıran Kastamonu iline özel önemli bir projeyi hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Proje ile, tesislerde değerlendirilen endüstriyel atıklardan oluşturulan, birbirinden renkli bank ve masaları içeren oturma gruplarını 50 köy okuluna bağışlamayı hedefledik. Böylelikle atıkların değerlendirilmesi ve tekrar kullanıma özendirilmesi konusunda öncülük ederken, en önemlisi çocuklarımızın okul bahçelerinde, seveceği, kullanmaktan ve görmekten keyif alacağı renkli ve yaratıcı alanlar, geri dönüşüm bahçeleri oluşturuyoruz.