Makinecilerde yüzler gülüyor

Makine İhracatçıları Birliği (MAİB) , Mayıs sonu itibarıyla Türkiye’nin serbest bölgeler dâhil toplam makine ihracatı 9,2 milyar dolar olduğunu açıkladı.

Makinecilerde yüzler gülüyor
21 Haziran 2021 Pazartesi 17:20

MAİB Başkanı Kutlu Karavelioğlu, “2019’a göre 1 milyar dolar fazla ihracat yaparak, geçen yılın bütününde uğradığımız kaybı ilk 5 ayda yerine koyduk ve pandeminin makine ihracatına etkilerini tamamen bertaraf etmiş olduk. Son 12 aylık sürede 19,5 milyar dolara ulaşan ihracatımız, sene sonu hedefimizi 21 milyar doların üzerine revize etmemiz için bize cesaret veriyor” dedi.

SEKTÖR OLARAK NORMALLEŞME DÖNEMİNİ İYİ DEĞERLENDİRDİK

Makine imalat sektörünün en fazla ihracat gerçekleştirdiği ve aralarında Almanya, Birleşik Krallık, İtalya, Fransa ve Polonya gibi Avrupa ülkelerinin de bulunduğu 10 pazarda 2019 yılına göre ortalama yüzde 18 artış sağladığı açıklandı. Makine İhracatçıları Birliği Başkanı Kutlu Karavelioğlu ,sadece pandemi sürecini değil, Euro bölgesinin son 21 yılın en yüksek PMI seviyesine ulaştığını, bu hızlı normalleşme dönemini de en iyi değerlendiren sektör olduklarını belirtirken, “İlk çeyrekte yüzde 18’e yakın artan dünya mal ticareti, son iki çeyrekte birden 5 trilyon doların üzerine çıktı. Küresel ihracatın uzun zamandır yılda 18,5 trilyon doları aşamadığı düşünülürse, bu beklenmedik hızdaki iyileşmenin artçı etkileri olması kaçınılmaz. Mal ticaretindeki değer artışının temel sebebi olarak, endişeyle verilen yüksek siparişlerin kapasiteleri zorlaması gösteriliyor ama küresel enflasyonun, lojistikte yaşanan sorunların ve karaborsaya düşen ya da ihracatına sınırlar getirilen bazı hammaddelerin de fiyat artışını körüklediği bir gerçek. Arz yetmeyecek kaygısı, süratle makine teçhizat yatırımlarına yansıyor” dedi.

HEDEFİMİZ 21 MİLYAR DOLAR ÜZERİNE ÇIKMAK

Sürekli yeni makine siparişi aldıklarını belirten Karavelioğlu, “2019’a göre 1 milyar dolar fazla ihracat yaparak, geçen yılın bütününde uğradığımız kaybı ilk 5 ayda yerine koyduk ve pandeminin makine ihracatına etkilerini tamamen bertaraf etmiş olduk. Son 12 aylık sürede 19,5 milyar dolara ulaşan ihracatımız, sene sonu hedefimizi 21 milyar doların üzerine revize etmemiz için bize cesaret veriyor. Öte yandan, ticaretinin yüzde 70’ini kendi aralarında yapan Avrupa ülkelerinin ihracatımızın yüzde 59,7’sini çekiyor olması çok anlamlı bir göstergedir. Makinelerimizin gördüğü rağbet, üretim ve teknoloji alanlarındaki ortaklıklarımızı kolay artırabileceğimizin de ifadesidir” dedi.

PASTADAN KALIN BİR DİLİM KESMEK İSTİYORUZ


Karavelioğlu pandemi sürecinde dahi 360 milyar dolarlık makine ithal eden AB’ye yapılan 12 milyar dolarlık ihracatın Türkiye için yetinilecek bir netice olmadığına dikkat çekerek, “İhracatımızın büyük kısmı yanında makine ithalatımızın da yüzde 55’ini AB’den yapmak, bizi birçok Avrupalıdan daha Avrupalı yapıyor ama biz bu pastadan çok daha kalın bir dilim kesmenin peşindeyiz. AB ve Çin arasındaki ticari kapışmanın artacağına dair işaretler Avrupa Komisyonu’nun güncellenen sanayi stratejisinde yer buldu. Ticaret savaşlarındaki keskinleşme, son 12 ayda 31,5 milyar dolara ulaşan makine ithalatımızda lehimize sonuçlar doğuracaktır. Türk imalatçılar ile Avrupalı ortaklarının oluşmakta olan yeni zemini en iyi şekilde değerlendireceğine inanıyoruz” dedi.

İSTİHDAMIMIZA GÖRE İKİ MİSLİ ÜRETİM YAPMAMIZ GEREKİYOR.

AB makine sektörünün katma değer katsayısı ortalama yüzde 34 iken, Türkiye’nin en katma değerli sanayi dalı olan makine imalatında bu katsayının yüzde 25’te kaldığına dikkat çeken Karavelioğlu sözlerini şöyle tamamladı: “İhracatta yaratılan yerli katma değer oranında OECD beşincisi Almanya ile aynı seviyede olup da katma değer katsayısında düşük kalmak, firmalarımızın iç talepten daha fazla pay alma ve markalaşarak fiyat rekabetinden kurtulma ihtiyacının net bir ifadesi. Diğer taraftan, çalışan başına 150 bin Euro ihracat yapan AB’ye verimlilikte yaklaşabilmek için ise mevcut istihdamımızla iki misli üretim yapmamız gerekiyor. Emekteki fazlalık, niş alanlarda sipariş üzerine özel maksatlı makineler geliştirmek konusunda ısrarlı olduğumuzu da gösteriyor. Bu yapılanma kriz zamanlarında bir avantaj olmakla birlikte, krizde kazanılan mevzilerin korunması için ölçeklerimizin büyümesi, ülkemizdeki işlerin dışarıya değil kendi imalatçımıza verilmesi ve teşvik sisteminin ithalatta haksız rekabet unsuruna dönüşen mevcut yapısından kurtulması zorunlu hale geliyor.” Kamil Uzunmehmet


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.