Vasıflı çelik üretiminde Hasçelik farkı!
Vasıflı çelik üretiminde 55 yıldır sektörün kilometre taşı olan Faydasıçok Holding şirketlerinden Hasçelik, sıcak çelik üretiminde yıllık 300 bin ton; vasıflı parlak çelik üretiminde yıllık 170 bin ton ve krom kaplı mil üretim tesisimizde ise yıllık 20 bin tonluk üretim kapasitesi ile sektörünün parlayan yıldızı durumunda.

Ürettiği mamulleri 67 ülkeye ihraç eden Hasçelik’i Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su Adnan Naci Faydasıçok’la konuştuk; İşte o çarpıcı röportaj;
Sayın Faydasıçok, Hasçelik’in kuruluşu ve yapısı hakkında bilgi verir misiniz?
Hasçelik olarak demir çelik sektörünün nitelikli bir alanı olan vasıflı çelik üretimi yapıyoruz. İSO 500 listesinde ilk 200’deyiz. İhracat 500’de ise yıllardır üst sıralardayız. Odağımız sürdürülebilir bir ekonomi hedefiyle inovatif bir şirket olarak sektörümüzde ilklere imza atmak. Çelik sektöründe 55 yılı geride bırakan bir şirket olarak her zaman katma değerli üretimi savunduk. Yaptığımız tüm yatırımlarda sadece Hasçelik’i değil, ülkemizin kazanımlarını da ön planda tuttuk. Bu anlamda dünyanın farklı bölgelerine ihracat yaparken Türk malı algısının pozitif anlamda yayılmasına ve dünyada Türk şirketlerin iş yapış şekillerindeki yüksek seviyedeki profesyonelliğine dikkat çekmeye çalıştık.
Üretim tesisleriniz ile ilgili bilgi verir misiniz? Yeni yatırım planlarınız olacak mı? İhracatta ne durumdasınız?
Sıcak çelik üretiminde yıllık 300 bin ton; vasıflı parlak çelik üretiminde yıllık 170 bin ton; krom kaplı mil üretim tesisimizde ise yıllık 20 bin tonluk üretim kapasitesine sahibiz. Türkiye’nin en büyük vasıflı parlak çelik üreticisi olarak, 5 üretim tesisi ve 3’ü yurt dışında olmak üzere toplam 12 çelik servis merkeziyle bin 200’e yakın kişiye istihdam sağlıyoruz. İhracat yaptığımız ülke sayısı ise 67’ye çıkmış durumda. Mevcut üretim tesislerimize geçen yıl 2 yeni üretim tesisi daha ekleme amacıyla bir adım attık. Kocaeli’nde yaptığımız krom kaplı mil tesisi yatırımımız, Avrupa’nın bu alanda en modern tesisi oldu. Yatırım bedeli 35 milyon Euro olan bu tesisimize ek olarak Bilecik’te ise 2024’ün son çeyreğinde faaliyete geçecek çelikhane yatırımı için ilk adımı başlattık. Bu üretim tesisimiz için yatırım bedeli ise 150 milyon Euro oldu. Tesisimizle birlikte katma değerli çelik üretimimiz artarken; katma değerli ürünlerin yurt dışı pazarına açılmasıyla beraber Hasçelik’in global bir marka olma yolunda ilerlemesi de hızlanacak. Bu yatırımla birlikte ihracat oranımızın da iki katına çıkmasını öngörüyoruz.
Bir röportajınızda ‘Kotalar bizi yurt dışında yatırımcı yaptı’ açıklamanız oldu. Bu konuyu biraz açar mısınız?
Çin’deki yavaşlama ve Avrupa’daki resesyon bizim için önemli bir imtihan oldu. Çin’de tüketim yüzde 20’ye yakın oranda düştü. Kalan ürünü dünyaya arz edince mal bolluğu yaşandı ve talep azalınca da tüm dünyada çelik fiyatları düşüşe geçti. 2024’ün ikinci çeyreğinden sonra fiyatlarda bir toparlanma bekliyoruz. Son dönemde azalan talep nedeniyle Çin’deki ürünlerin yurt dışı piyasalara sunulması rekabeti çok daha artırdı. Buna bir de kotalar eklenince bizim de çözüm yolları bulma gerekliliğimiz artıyor. Avrupa’nın koruma tedbirleri, kotalar kullanılarak geçilebilir. Pazarımızı çok ucuza açmamalıyız. Biz de gerekirse koruma önlemleri koymalıyız. Bu anlamda en büyük sıkıntımız kotalar ve anti dampingler. Bu sorunları aşabilmek için yurt dışında yatırım yapmaya başladık; kotalar bizi yurt dışında yatırımcı yaptı. İngiltere, Almanya ve Meksika’da depo ve ofislerimiz var. Birkaç yıl içinde yurt dışında üretim yapmak için yeni adımlar da atmak isteriz.
Çelik sektöründe Çin tehdidi sürüyor mu? Dünya çelik piyasasını Çin mi belirliyor? Sektörde koruma önlemleri gerekiyor mu?
Çelik üretiminin yaklaşık yüzde 60’ı Çin’de gerçekleşiyor. Çin’de yaşanan yüzde 10’luk daralma dünyaya arz fazlası olarak yansıyor. Bu durum da fiyatların aşağı çekilmesine neden oluyor. Çin’in etkisi kadar Almanya’nın da yavaşlaması büyük bir etken. Fed ve Avrupa Merkez Bankası tarafında bu yıl beklenen faiz indirimlerinin başlamasıyla sürecin pozitif tarafa doğru döneceğini düşünüyoruz. Türkiye’de demir çelik sektöründe yeterince tecrübe bilgi birikimi de birikmiş durumda. O da büyük bir avantajımız. Onlardan daha esnek çalışabiliyoruz. Çin haricinde artık Arap ülkeleri de yeni yeni demir çelik tesisleri kuruyor. Onlarla rekabet de söz konusu. Bu gelişmelere paralel olarak, demir çelik sektöründe kapasite kullanım oranları geçmiş yıllara göre en zorlu dönemini yaşıyor. Biz de 2023 yılında demir çelik sektöründe net ithalatçı durumuna geldik. 2015 yılından bu yana net ihracatçıydık, ihracatımız ithalatımızdan daha fazlaydı. Bu yıl ilk defa ithalatçı olduk. Sebebi Türkiye’deki üreticiler değil; Çin’deki yavaşlama ve Çin’in kapasitesinin büyüklüğü. Dünya demir çelik kapasitesi 1,8 milyon ton; Çin’in 1,1 milyon ton. Çin’de yüzde 10’luk daralma arz fazlası olarak dünyaya yansıyor ve tüm dengeleri değiştiriyor. Kapasitenin yüzde 55’i Çin’de. Bu da fiyatları aşağı çekiyor. Ancak 2023 bu sürecin en dip seviyesini gördüğümüz bir yıldı. Kapasite kullanım oranlarını yukarı taşıyacak gücümüz de çalışkanlığımız da var.
Enerji maliyetlerini düşürme anlamında üretim tesislerinizde kullanacağınız GES yatırımları ile ilgili hangi noktadasınız? Bu yıl için planlamalarını yapıldı mı? Karbon ayak izi konusunda çalışmalarınız nelerdir?
Yenilenebilir enerji kullanımını artırabilmek adına 2024 yılında kullanacağımız enerjinin tamamını temiz enerji ile üretmeyi hedefliyoruz. Bu anlamda 3 ayrı tesise, 35 megawatt’lık, güneş enerjisi santralı yatırımı yapacağız. Enerji verimliliği ve yenilenebilir enerjiye yatırım yaparak, 2024’te elektrik tüketimimizin yüzde 100’ünü güneş enerjisinden karşılamayı ve 2030 yılına kadar enerji verimliliğimizi yüzde 30 artırmayı planlıyoruz. Uzun vadede, 2050 yılına kadar net sıfır emisyon hedefiyle karbon nötr olmayı hedefliyoruz. Kendi sektörümüzde çevre koruma konusunda da öncü bir rol üstleniyoruz. Karbon ayak izimizi azaltma, atıklarımızı geri dönüştürme ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yatırım yapma gibi adımlarla, daha yeşil bir geleceğe katkıda bulunmak istiyoruz. Ayrıca, tüm iş süreçlerimizde yolsuzlukla mücadele ve şeffaflık ilkelerine sıkı sıkıya bağlıyız. Sektörün karbondan arındırılması, sürdürülebilir üretim stratejimizin en önemli unsurlarından biridir. Bu bağlamda, enerji verimliliğini artırmak, karbon emisyonlarını azaltmak ve atık yönetimi konusunda iyileştirmeler yapmak için çeşitli projeler geliştirdik ve uygulamaya koyduk. Son olarak, değişen dünya şartlarında rekabetçi kalmak için sürekli yenilik ve adaptasyon sürecindeyiz. Teknolojik yenilikleri takip ediyor, süreçlerimizi ve iş modellerimizi bu doğrultuda geliştiriyoruz. Böylece hem küresel trendlere ayak uyduruyor hem de sürdürülebilir bir üretim anlayışını benimsiyoruz.
Sektörde bir akım başlatarak ‘Çeliğe Ulaşmanın En Kolay Yolu’ anlayışı ile e-ticaret alanına girdiniz. Hascelik.com’da hedefinizi tutturabildiniz mi?
Hasçelik bünyesinde 3 yıldır e-ticaret hizmeti veriyoruz. Kendi sektörümüzde e-ticaret satışı yapan ilk şirketiz. Türkiye genelinde toplam 5 bin firmaya geleneksel yöntemlerle hizmet verdiğimiz gibi ürünlerimizi e-ticaret yöntemiyle de müşterilerimize ulaştırıyoruz. Ticarette değişen şartlarla birlikte başlattığımız bu hizmetle ciddi bir teveccüh gördük. Sektörün gücü arttıkça bu alana yapılan yatırımların da hızlanacağını düşünüyoruz. Biz de bu süreçte bu alandaki çalışmalarımızı hızlandırıp, müşterilerimiz için daha kapsamlı ve kolay ulaşabilecekleri çözümler sunmaya devam etmeyi amaçlıyoruz.
