Yapay Zeka Stratejisinde Bizde Varız!

Türkiye’nin İlk Ulusal Yapay Zeka Stratejisi , Gebze’de yer alan Teknoloji ve İnovasyon Üssü Bilişim Vadisi’nde tanıtıldı.

Yapay Zeka Stratejisinde Bizde Varız!
24 Ağustos 2021 Salı 14:56

Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanlığı ve Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından düzenlenen Türkiye'nin ilk Ulusal Yapay Zeka Stratejisi  programı, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank’ın katılımı,  Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi Başkanı Dr. Ali Taha Koç’un sunumu ile başladı. Etkinlikte konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, 2025 yılında yapay zeka teknolojilerinin milli hasılaya katkısını yüzde 5’e çıkarmayı hedeflediklerini söyleyerek, Türkiye’nin uluslararası yapay zeka endekslerinde ilk 20 içinde yer almasını amaçladıklarını vurguladı.

EKONOMİK VE SOSYAL HAYATIN VAZGEÇİLMEZİ OLACAK

Yapay zeka teknolojilerinin uygulama alanlarının her geçen gün arttığını vurgulayan Bakan  Varank  “Özellikle kendini tekrarlayan ve yoğun hesaplama gerektiren sektörlerde bu teknolojiler bizlere büyük kolaylıklar sağlıyor. Yapay zeka teknolojilerinin küresel ekonomi üzerinde internet devriminden bile daha büyük bir etki oluşturacağı öngörülüyor. Bildiğiniz üzere, zaten büyük bir hızla yaşanan dijitalleşme süreci, korona virüs salgının etkisiyle daha da hızlandı. Bu süreçte mecburen uygulanan sosyal mesafe kısıtları, iletişim ve yapay zeka uygulamalarının kullanımını kat be kat artırdı. Çok yakın bir gelecekte yapay zekaya sahip teknolojiler ekonomik ve sosyal hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olacak. 2020 yılında dünya genelindeki yapay zeka harcamaları yaklaşık 50 milyar dolar olarak tahmin ediliyor ve önümüzdeki 5 yılda bu teknolojilerin pazar büyüklüğü 2 katına çıkacak. Yapay zekanın 2030 yılına kadar küresel ekonomiye 13 ila 16 trilyon dolar katkı yapması ve yüzde 13 civarında bir büyüme sağlaması bekleniyor” şeklinde konuştu.
 

“TEKNOLOJİK DEĞİŞİME DİRENMEK YERİNE ONU BENİMSEMEK VE YÖNETMEK TEK AKILCI YOLDUR”

Bu teknolojilerin insan hayatına daha yaygın bir şekilde girdikçe bazı işlere ve hizmetlere duyulan ihtiyacın giderek azalacağını dile getiren Bakan Varank, şu ifadeleri kullandı:
"Bu nedenle hemen her ülkede yapay zeka ve robotik teknolojilerinin yaygın bir işsizlik doğuracağı kaygısı hakim. Tabi bu kaygılar, dar bir bakış açısıyla yapılan değerlendirmelerin ürünü. Geçenlerde bir muhalefet milletvekili bana bir soru önergesi göndermiş. Yapay zeka teknolojilerinin kullanımı ile kaç kişinin işsiz kalmasının öngörüldüğünü sormuş. Bu eksik bakış açısı, kaybolan işlerin yerini yenilikçi düşünce ve bilgi gerektiren çok daha fazla işlerin alacağını göz ardı ediyor. Teknoloji ve endüstri tarihini incelediğimizde, kaybolan ve yeni ortaya çıkan işlerin sayısız örneklerinin olduğunu görüyoruz. Gelecekte de bu sürecin aynı şekilde devam edeceği aşikar. Bu yüzden teknolojik değişime direnmek yerine onu benimsemek ve yönetmek tek akılcı yoldur. Çünkü bu yarışta geride kalan ülkeler mevcut ekonomik birikimlerini de kaybetme riskiyle karşı karşıyalar"

"ÜLKEMİZİN ULUSLARARASI YAPAY ZEKA ENDEKSLERİNDE İLK 20 İÇİNDE YER ALMASINI AMAÇLIYORUZ"

Bu belgeyle birlikte Türkiye’nin, yapay zeka alanında strateji yayımlayan sayılı ülkeler arasında yerini aldığını vurgulayan Bakan Varank, "Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu ile hazırladığımız Sanayi ve Teknoloji Stratejimizde yıkıcı teknolojilerin gelişimi için özel başlıkları zaten belirlemiştik. Ülkemizi kritik teknolojilerin pazarı değil, üreticisi konumuna getirecek kapsamlı politikaları bu anlayış çerçevesinde uyguluyoruz. Şimdi yapay zeka stratejimiz ile bunu daha da ileri taşıyacak adımları atacağız. 2025 yılında yapay zeka teknolojilerinin milli hasılamıza katkısını yüzde 5'e çıkarmayı hedefliyoruz. Bunun yanında ülkemizin uluslararası yapay zeka endekslerinde ilk 20 içinde yer almasını amaçlıyoruz. Buna yönelik hamlelerimizi yapacağız. Tabi bu hedefleri gerçekleştirebilmenin birinci şartı, yapay zeka teknolojilerine yön verecek nitelikli insan kaynağına sahip olmaktan geçiyor. 2025 yılında bu alandaki istihdamın en az 50 bine ulaşmasını istiyoruz. Bu nedenle nitelikli insan kaynağının yetişmesi için çok önemli tedbirler belirledik" diye konuştu.

"TEKNOLOJİ GELİŞTİRME BÖLGELERİNİN SAYISINI 5’TEN 88’E ÇIKARDIK"

Ar-Ge konusunda gerek altyapı, gerekse proje bazlı destekleriyle özel sektörün yatırım yapmasını teşvik ettiklerini aktaran Bakan Varank, sözlerini şöyle noktaladı: "Teknoloji geliştirme bölgelerinin sayısını 5’ten 88’e çıkardık. Yerinde Ar-Ge ve tasarım merkezleri uygulamasını başlattık. Bugün itibarıyla bin 593 Ar-Ge ve tasarım merkezimiz bulunuyor. Bu altyapılarla, araştırmacılar, girişimciler, işletmeler, yatırımcılar ve üniversiteler arasında ciddi bir sinerji oluşturuyoruz. Bunun yanında, TÜBİTAK, KOSGEB ve kalkınma ajanslarımız vasıtasıyla çok çeşitli programlar uyguluyor, işletmelerimizin Ar-Ge odaklı projelerini destekliyoruz. Yapay zeka kullanımının hızlanarak devam edeceği bilinse de, bu sürecin sosyal ve ekonomik etkilerinin nasıl şekilleneceği hususu hala belirsiz. Bu nedenle stratejimizde deneyen, keşfeden, öğrenen ve bu doğrultuda kendisini sürekli güncelleyen bir ekosistemin oluşturulmasını hedefledik. Bu dönüşüm sürecinden sosyo-ekonomik yapımızın olumsuz etkilenmemesi gerektiğinin farkındayız. Uygulama süreçlerini de bu hassasiyetleri göz önünde bulunduracak şekilde tasarladık. Katılımcı bir yaklaşımla hazırladığımız Ulusal Yapay Zeka stratejimize ilgili tüm tarafların fikir ve önerilerini dahil etmeye önem gösterdik. Bunun yanında, uygulamayı koordine edecek, tüm süreci ve etkilerini takip edecek, gerektiğinde düzeltici önlemler alacak kapsamlı bir yönetişim mekanizması tasarladık. İnşallah bu strateji sayesinde, önümüzdeki dönemde yapay zeka uygulamalarıyla ülkemizde veriden daha fazla değer üretildiğine hep birlikte şahit olacağız. Ben stratejinin ülkemizin yapay zeka ekosistemini geliştireceğine ve küresel rekabetçiliğimize büyük katkılar yapacağına inanıyorum"


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.