GEBZE’DE BİR ÇANKAYA VAR


Yüksel Pekdemir

Yüksel Pekdemir

08 Kasım 2019, 09:40

Sevgili okurlarım, şu güzel Gebze’mizde nice güzel insanlar var. Kimi derviş gönüllü, kimi sevda gönüllü, kimi şiir ve sanat gönüllü.. Aşağıda şiirini okuyacağınız şair dostum, bu güzel sıfatların hepsine sahip... Elindeki “ ÇANLI KAPI “ adlı şiir kitabı muhteşem.  Habire şiir üreten , şiirle birlikte insanlık ve insanlığın en çok ihtiyaç duyduğu sevgiyi üreten bir atölye gibi o kocaman yüreği. Babasına mektup yazmış. Okuyalım bakalım ne yazmış? Mutlaka okumalısınız.

 BABAMA MEKTUP

Hınzır gözyaşlarım

Yanaklarımda oynaşarak düşer bıyıklarıma

Tadını bırakır ağzıma...

İster yala

İster yut, yutabilirsen...

Dur hele!

Son baharımda tomurcuklanmış nazlı gül,

Haziran kavgalarına kan

Eylül akşamlarına şarkı,

Sabrın büütün sınavlarından geçip,

Direncinin emek kokan sofralarına

Beni konuk edebilecek misin?

Ne ben YUNUS

Ne sen dergahımda dervişsin

Kırk yıl dağlarda gezip odun topladım ama;

Odunlarımın içinde eğriler çok.

Nedim’in bahçelerinde gezmediğini biliyorum

Doğruluk bahçelerinden gül toplamışsın ama;

Güllerinin dikenleri çok...

Baba ocağımın dumanı tütmez.

Çanlı kapımızdan giren yok.

Sofralar derlenip toparlanmış

Nar ağaçları kana vurmuş kendini...

Ceviz ağacım kurumuş

Gül ağacıma konan bülbüller susmuş.

Ardıç ağacım tabuta tahta

Kayın ağacım mezara kapak

Evimizin direği babam ölmüş

Anam hasta

Oy oy içim yasta...

Süzül be hınzır yaşlarım gözlerimden

Senin de devrin bitecek.

Dağıldı obamız

Markete düştüayranımız

Ete kesti koyunumuz, kuzumuz

Gezginlere konak yeri yapıldı çadırlarımız

Köpeklerimizin sularına zehirler kondu

Katırlarımız kangal kangal asıldı

Bu kentin vitrinlerine,

Körüklü çizmelere kan doldu,

Hediyemiz olsun bizi bizden koparanlara!

Bu saatte ağlamak zorunda mısın?

Dudak kıvrımlarındaki son gülümdeme

Bitmeden çekip gitme.

Hem ne var bu saatte ağlayacak,

Bak ocağımızın ateşi yanıyor ya...

Umutlarımız toprakla tanışmadan

Hadi söyle şarkımızı

“AYRILIKTAN ZOR BELLEME ÖLÜMÜ”

Yaşdaşlarım aniden yenik düşse de ölüme

Beni teslim almak o kadar kolay değil,

Yaşamak Azrail ile dalga geçmekse

Hey hey!

Ben dalgamı çoktan geçtim.

Üşüyorum canımın içi üşüyorum...

Korkular dağlardan şehrimize mi indi?

Babam ölmüş

Anam hasta

Yüreğim darda... Oy oy...

Sevgili babam rahat uyu

    Oğlun İSMAİL ÇANKAYA  

İsmail Bey, benim mesai arkadaşım. Yüreği hep şiir dolu. Kitabıma almak üzere gönderdiği şiiri bu.. Bir de bu şiiri niçin yazmış, bu şiir nerden doğmuş, onu da bana yazarak gönderdi. Kendi kaleminden aynen aktarıyorum.

“Yitik bir sonbaharda babamı yitirdik. Babamdan kalan  ‘ÇANLI KAPILI’ bir ev... Ölüm hak, miras helal dedik, beş kardeş çanlı kapılı evi paylaşmaya karar verdik. Ablam kura çekti. Evin güzel yanı bana çıktı. Ablam olmaz , dedi. Yeniden kura çektik. Evin en kötü yanı bana çıktı. Ablam, olmaz , dedi. Ben hissemi almak istemiyorum, dedim. Kardeşlerim olmaz, dedi.

Olmazlar sonucunda çanlı kapılı evi paylaşamadık. ÇANLI KAPI kitap oldu. Babama bir mektup yazıp mezarına koydum. O mektup da şiir oldu.”

Haftaya bir başka şiir ve bir başka şairle buluşmak üzere...

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mustafa Batcı - 1 hafta önce
İsmail Çankaya hocamızı daha iyi tanıdık . yazınızdaki ritm İsmail hocamızın şiiriyle kafiyeli olmuş . Yazılarınız konuya uyumlu yani siz hissederek yazıyorsunuz. Bu da okunmayı kolay ve etkili kılıyor.