Büyük şairi unutmayalım
Gebze Köşklüçeşme Mahallesi’ndeki Necip Fazıl Kısakürek Parkı’nda yer alan ve büyük şair Kısakürek’in hayatını anlatan tabelanın eskimiş oluşu gözlerden kaçmıyor.
Vatandaşlar, ünlü şaire yakışır yeni bir tabela istiyor.
ÜNLÜLERİN PARKLARI
Belediye başkanı Adnan Köşker döneminde yapılan parklara kültür ve medeniyet tarihimizde iz bırakan şair, yazar, fikir ve devlet adamının adları verilerek adeta Gebze bir kültür parkı haline getirildi. Gebze parklarına adları verilen ünlüler arasında şair Cengiz Aytmatov ve Gaspıralı İsmail gibi Türk dünyasının da önemli şair ve yazarları yer alıyor. Köşklüçeşme Mahallesinde bulunan Necip Fazıl Kısakürek parkı da bunlardan bir tanesi.
DEĞİŞMESİ GEREK
Necip Fazıl Kısakürek Parkı’nda bulunan ve büyük şair Kısakürek’in hayatını anlatan tabelanın bakımsızlığı gözlerden kaçmıyor. Bazı duyarsız kişilerin zarar verdiği ve kış şartlarının etkisiyle oldukça eskiyen tabelanın değişmesi gerek. Mahalledeki çocuklar ünlü şairin hayatını araştırıp şiirlerini okurken günün büyük çoğunluğunu bu parkta geçirip park adına yetkililere büyük teşekkür ettiklerini ama tabelanın değiştirilmesi gerektiğini söylüyorlar. Refik Sıla GÜVENÇ

NECİP FAZIL KISAKÜREK KİMDİR?
26 Mayıs 1904’te İstanbul’da doğdu. 25 Mayıs 1983’te İstanbul’da yaşamını yitirdi. Çocukluğu büyükbabasının Çemberlitaş’taki konağında geçti. Bahriye Mektebi’nde, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nde öğrenim gördü. Felsefe Bölümü’ndeki öğrenimini yarıda bırakarak 1924’te Paris’e gitti. Bu kez Sarbonne Üniversitesi’nde felsefe eğitimi almaya başladı. 1925’te öğrenimini tekrar yarıda bırakıp yurda döndü. 1926-1939 arasında İstanbul’da çeşitli bankalarda çalıştı.
1939-1943 arasında Ankara Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi, Devlet Konservatuvarı, İstanbul Güzel Sanatlar Akadamesi’nde dersler verdi. Yazarlık, yayıncılık yaptı. Edebi Kişiliği: İlk şiirleri 1922’de “Yeni Mecmua”da yayınlandı. Milli Mecmua, Hayat ve Varlık dergilerinde yayınlanan şiirleriyle tanındı. 14 Mayıs 1929 – Ağustos 1936 arasında 17 sayı Ağaç dergisini yayınladı. 1943-1971 arasında “Büyük Doğu” dergisini çıkardı. Son Posta ve Yeni İstanbul gazetelerinde yazarlık yaptı. “Sabırtaşı” (1940) oyunuyla 1947 CHP Piyes Yarışması’nda birincilik kazandı. 1928’de basılan “Kaldırımlar” adlı şiir kitabı büyük ilgi gördü. Bu kitabın ardından uzun süre “Kaldırımlar Şairi” olarak anıldı.
1930’lardan sonra özgün şiirden koptu. Mistisizmi İslami değerlere bağlayan, dinsel ve toplumsal bir kavga sanatına yöneldi. “Sonsuzluk Kervanı” isimli şiir kitabını uzunca bir aradan sonra 1955’te yayınladı. Şiiri, üstün bir algılama sorunu ve mutlak gerçeği, yani Allah’ı arama yolunda sonsuz bir uğraş olarak gördü. Sağlam bir dil yapısına ve tirajik öğelere dayanan mistik eğilimli şiirlerinde çağdaş insanın bunalımlarını işledi. Türk şiirinde bir gizem rüzgarı estirdi, Fazıl Hüsnü Dağlarca ile Cahit Sıtkı Tarancı’nın da aralarında bulunduğu birçok şair üzerinde etkili oldu. Garip akımının ortaya çıkışıyla şiirden uzaklaştı. Güçlü bir yazım tekniğinin görüldüğü tiyatro oyunlarında ise daha çok korku ve kaygı psikolojisini işledi. Anı, makale, inceleme türü eserlerinde daha çok dinsel ve siyasal konuları ele aldı.