Çocuklar hedef koysun, aileler güvensin!

Gebze’de hizmet veren Nokta Terapi Danışmanlık Merkezi kurucu psikologlarından, Uzman Psikolog Tuğba Demir ve Uzman Psikolog Fatih Canlı, “Eğer akademik anlamda çocukları başarılı olsun istiyorlarsa çocuklarıyla o ayrışmayı sağlasınlar, başarısız olduğu anda çocuğa seçenek sunsunlar ve yardım etsinler, bunu yap demesinler. Çocuklar kendi hedeflerin koysun, aileler onlara güvensin’’ dedi.

16 Ocak 2019 Çarşamba 15:19

Gebze’de üç yılını tamamlayan Nokta Terapi Danışmanlık Merkezi’nde danışmanlık hizmetleri ve çocuklar üzerine sohbet gerçekleştirdik. Nokta Terapi Danışmanlık Merkezi kurucu psikologlarından Uzman Psikolog Tuğba Demir ve Uzman Psikolog Fatih Canlı sorularımızı yanıtlayarak, ebeveynlerin eğitim gören çocuklarına nasıl davranması gerektiği ve neler yapması gerektiğini anlattı.  İlk olarak Nokta Terapi Danışmanlık Merkezi hakkında bilgi veren Uzm. Psikolog Tuğba Demir, ‘’ Nokta Terapi merkezinde genel olarak ruh sağlığı alanında çalışıyoruz. Yaptığımız işlere tanı koymaksızın, ilaçla tedavi olmaksızın, daha çok danışmanlık üzerine psikolojik anlamda eşlik etmekle ilgili rehberlik yapıyoruz’’ dedi.

ÇOCUK DANIŞANLAR ÇOK DAHA FAZLA

Psikolojinin çok geniş bir alan ve bir derya olduğunu Uzman Psikolog Tuğba Demir, ‘’ Artık o tabular yıkıldı, insanlar daha çok başvurur hale geldi. Bizim için çok iyi bir şey çünkü algıdaki kırılmalar sayesinde, psikolojinin aslında bir hastalık olmadığını sağlıklı bir yapılanmaya bürünmek adına, geçmiş hikâyelerimizden arınmamız gerektiğiyle ilgili farkındalık kazandılar. Sağlıklı bir toplum için bu çok iyi bir şey. Ama ağırlıklı olarak kurumumuza çocuk ve çiftler daha yoğun geliyor. Bireysel olarak gelen çok fazla danışanımız var ama çocuk noktasında aileler yemem yediririm mantığında olduğu için çocuk danışanımız çok daha fazla’’ şeklinde konuştu.

‘’GERİ DÖNÜŞLER BİZE HEP REFERANS ÜZERİNDEN OLUYOR’’

Uzman Psikolog Fatih Canlı, danışanlarından aldıkları ger dönüşler hakkında konuştu. Geri dönüşlerin genç, ergen ve daha küçük yaş akademik eğitimine devam ettiren yaş gruplarında çok hızlı etkileşimler halinde oluştuğunu ifade eden Canlı, ‘’Öğretmenleri çoğunlukla tebrik kartları, tebrik mesajları gönderirler öğrencilerle birlikte. Ya da içinde bulundukları sıkıntılı sürecin, daha kolaylaştığı zamanlara denk gelen evrelerde, uzun bir süre sonra denk gelinen birtakım diyaloglara şahit oluyoruz. Çok iyi olmuş gibi geri dönüşleri fazlasıyla alıyoruz. Geri dönüşler bize hep referans üzerinden oluyor. Bu da bizim için en büyük başarı diyebiliriz’’ diye konuştu.

ÇOCUĞUN BİREYSEL HEDEFLERİ OLSUN

Ebeveynlerin bir yerden sonra geçmişteki kaygılarını bastırmak adına daha çok mükemmeliyetçi davrandıklarını, akademik anlamda kendi başarısızlıklarını ya da kendi gelemedikleri noktaları çocukların üzerinden uzantısıymış gibi devam ettirme beklentileri olduğunu belirten Uzman Psikolog Tuğba Demir, “Diyoruz ki siz başkasınız çocuğunuz başka. Çocuğunuzu o boyutta devam ettirmek gibi bir düşünceniz olmasın. Ne yapabiliyorsa ona bakın ve mutlu bir çocuk olması için izin verin. Ebeveynler hala çocuklarını kendileriyle bir sanıyorlar. Doğdukları andan 2 yaşına kadar güvenli bağlamda, 2 yaşından sonrada güvenli ayrılık diyoruz. Yani ailelerin çocuğun artık kendi başına bir şeyleri yapabilecekleri noktasında telkin vermelerini istiyoruz. Ama geleneksel yapımızın içerisinde fazlasıyla ayrışmadan kaygılandığımız için tek başına bir şeyleri yapabilme duygusunu vermek isterken bir taraftan da acaba etrafta nasıl problemlerle karşılaşabiliriz endişesinden dolayı bunu da kısıtlar hale geliyoruz. Mesela hala ebeveynler çocuklarıyla birlikte uyuyorlar. Burada çocuk hala erişmiş değil ki başarı sağlayabilsin. Akademik noktada başarıya gelebilmesi için çocuğun bireysel hedeflerinin, isteklerinin olması gerekiyor. Eğer akademik anlamda çocukları başarılı olsun istiyorlarsa çocuklarıyla o ayrışmayı sağlasınlar, başarısız olduğu anda çocuğa seçenek sunsunlar ve yardım etsinler, bunu yap demesinler. Çocuklar kendi hedeflerin koysun, aileler onlara güvensin’’ dedi.

‘’EBEVEYNLER AYRIŞMA SÜRECİNİ YAŞAYAMIYORLAR’’

Uzman Psikolog Fatih Canlı teknolojik bir çağın içinde bulunduğumuzu ve çocukların oynadıkları oyunların okulda gösterilen akademik takvimin içeriğinden çok daha zor olduğunu belirtti. Canlı ‘’ Ebeveyn bu kadar karmaşık şeyleri yapabilirken neden basit bir dersi yapamıyor, niye notları düşük sorularının cevabı, eğer bir şey öz benliğinde kendine ait bir sorumluluğa dönüşürse, ben bunun üzerinden gelebiliriz, baskı altında hissetmeden, birileri zorlamadan kendi içsel dünyamda bunu yapmalıyım bu benim hedefim düşüncesiyle sahiplik hissetmediğinde onun üstesinden gelmek yerine onu size mecbur kılan kişiyle mücadeleye girersiniz. Aileler çocukları için, ödev yaparken uzun sürüyor, aslında çok zeki ama yapmak istemiyor, konu oyun olunca çok istekle yapar diyor. Çocuk kendini hep eğlenmek zorunda olduğunu hisseder. Fakat ebeveyn çocuğuna senin bir sorumluluğun daha var gelecekte iyi olabilmek, senin bir gücün daha var zeki olduğun için başarılı olabilmek gibi düşünceleri tamamen kendi yapamadıklarını çocuk üzerinden uzantılı olarak sağlamaya çalıştıkları için çocuk bunu öğüt vermek düsturu içerisinde duyuyor. O yüzden bu içsel manada bir karşıt görüş oluşturuyor. İşte bizim en çok uğraştığımız şey, ebeveynleri bu hususta bilgilendirmek. Çünkü o ayrışma sürecini yaşayamıyorlar, çocuk hala onların bir parçası kalıyor, karne notu aldıklarında aslında düşündükleri şey çocuğun başarısızlığından ziyade kendi başarısızlıklarıdır. Kendi başarısızlıklarının tekrarlanması durumu ailelerde kaygı uyandırıyor’’ diye konuştu.

GELECEK İÇİN KAYGILANMAYA GEREK YOK

Değişen sınav sistemlerinin gençler üzerindeki etkileri hakkında konuşan Uzm. Psikolog Tuğba Demir, ‘’Her gün yeni sistem, her gün yeni bir mantıklı olmasını bekledikleri bir çalışma sisteminin içerisine dâhil olmaya çalışıyorlar. Bu sisteme uyum sağlanması bekleniyor. Çocuk orada aslında ne kadar bocalasa da, ne kadar farkında olmaya çalışsa da bir yerden sonra istemsiz bir şekilde kaygıları ve korkuları başlıyor. Çünkü ne yapılacağı ile ilgili bir fikri yok. Kaygı noktasında şunu çok net söyleyebilirim. Yapabildiklerinden ziyade çocukların aslında anlayabilme durumları, yani sınav mantığından ziyade öğrendikleri bilgileri en iyi şekilde öğrenmeleri. Mesela Bakırköy’de danışanımla ilgili bir çalışmam vardı, planların ne dediğimde çok uzun vadede planlarını anlattı. Şu an ne yapabildiğini sordum ve şu an yaptıklarının en iyisini yapmasını söyledim. An da kalmasını ve şu an öğrendiklerini en iyi şekilde yaparak çözmeye çalış dedim. Gelecek gelmediği için, gelecek için kaygılanmaya gerek yok. An da kalsınlar’’ ifadelerini kullandı.

‘’ORTADA GERÇEK BİR ÖĞRENİM VARSA BUNUN KARŞILIĞINI MUTLAKA ALIRSINIZ’’

Değişen sınav sistemleri ile ilgili Uzman Psikolog Fatih Canlı’da görüşlerini belirtti. Bilinmezliğin aslında en kötü şey olduğunu ifade eden Canlı, ‘’Bir sonraki adımda ne ile karşı karşıya kalabilecekleri ile ilgili çok net bir bilgi yok ortada. Değişkenler, hâkimiyet altına alınmadığında kişide güvensizlik duygusunu oluştururlar. Korkmasınlar, güvensizlik hissetmelerine gerek yok çünkü bildikleri bir şey varsa eğer başarılı olabildikleri ile ilgili ders yaparken ya da soru çözerken girdikleri sınavlarla ilgili verdikleri cevaplar eğer tutarlı ve doğruysa başarılı olacaklar. Sistem ne kadar değişirse değişsin, ortada eğer gerçek bir öğrenim ve gerçek bir başarı varsa bunun karşılığını mutlaka alacaksınız’’ şeklinde konuştu.

‘’DENEMEKTEN VAZGEÇMESİNLER’’

Son olarak bireysel danışmanlık almak isteyen ve danışmanlık almak isteyen ailelere mesajlarını ileten Uzman Psikolog Tuğba Demir, ‘’Bir problem çözemediklerinde bugün halledemediyseler, 10 yıl sonra halledebilirler. Vazgeçmesinler tekrar tekrar denemekten, bu en önemli şey’’ dedi.

“ÖTELEMEK ÇÖZÜM DEĞİL”

Uzman Psikolog Fatih Canlı ise mesajında şu ifadelere yer verdi: ‘’Bir şeyleri ötelemek çözüm değil. Bir şeylerin üzerini kapatmaksa aslında hiç değil. Bunu yapmaya devam etmesinler çünkü aşağıya gömüp bıraktıkları, o anda bilinç üstünde unuttuklarını düşündükleri var olmamışçasına yaşamlarını sürdürdükleri şeyler bir süre sonra huzursuzluk vermeye başlayacak. İnsan zihni hiçbir şeyi unutmaz ve orada hiçbir şey kaybolmaz. Sağlıklı olmaya çalışsınlar, Vücut sağlığımız kadar, zihinsel sağlığımız ve mental becerilerimizde önemli. Çünkü bizi var eden şey bu. Ve kendileri ne kadar sağlıklı olurlarsa, onların bakıp büyüttükleri, onların eğitim verdikleri, onların öğretmenlik yaptıkları ve onların yaptıkları evlerde oturanlar onlarla etkileşim halinde kaldıkları herkeste onlar sayesinde o kadar iyi olacaklar. Dünyayı değiştirmek için öncelikle kendinizi değiştirmek lazım.’’  Çağla Yılmaz-  Kübra Oğurlu


İlgili Galeriler
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.