Dini Nikahı Yenilemek Caiz mi? İşte Bilmeniz Gerekenler


Dini nikâhın zamanla geçerliliğini yitirip yitirmediği ve evli çiftlerin nikâh tazelemesi gerekip gerekmediği gibi sorulara İslam fıkhı ışık tutuyor.


Dini Nikahı Yenilemek Caiz mi? İşte Bilmeniz Gerekenler

İslam dininde evlilik, kadın ve erkeğin karşılıklı hak ve sorumluluklarını belirleyen kutsal bir akit olarak kabul edilir. Kur’an-ı Kerim’de teşvik edilen ve Peygamber Efendimiz (s.a.v.) tarafından tavsiye edilen bu müessese, birçok vatandaş tarafından merak edilen dini nikâhın şartları ve tazelenmesi gibi konuları gündeme getiriyor. Özellikle “Dini nikâh zamanla geçerliliğini kaybeder mi?” ve “Evli çiftlerin belirli aralıklarla nikâh tazelemesi gerekir mi?” gibi sorular, dini çevrelerde sıkça sorulan konular arasında yer alıyor.

Bu soruların cevapları, İslam fıkhındaki evlilik hükümlerine göre açıklığa kavuşuyor. İşte dini nikâhın mahiyeti, şartları ve tazelenmesiyle ilgili merak edilenler.

DİNİ NİKAHIN TEMEL ŞARTLARI NELERDİR?

İslam hukukunda nikâh, son derece önemli ve ciddi bir sözleşmedir. Bu sözleşme, sadece iki insanın bir araya gelmesi değil, aynı zamanda eşlerin birbirlerine karşı dini ve hukuki sorumluluklar üstlendiği bir taahhüttür.

Nikâhın geçerli olabilmesi için temel şartların başında tarafların karşılıklı rızası ve evlenme iradelerini açıkça beyan etmeleri gelir. Fıkıh dilinde buna “icap ve kabul” denir. Ayrıca nikâhta şahitlik de vazgeçilmez bir unsurdur. Hanefî mezhebine göre iki erkek veya bir erkekle iki kadının şahitliği yeterli kabul edilir. Diğer mezheplerde ise şahitlik ve velinin (vasinin) nikâhtaki rolü konusunda farklı görüşler bulunmaktadır. Örneğin, Hanefî mezhebinde akıllı ve ergin bir kadının belirli şartlarla kendi nikâhını yapabileceği kabul edilirken, Şafiî mezhebinde velinin bulunması nikâhın geçerlilik şartlarından biridir. Bu nedenle, nikâhın şartları konusunda mezheplerin görüşlerini dikkate almak önem taşır.

GEÇERLİ BİR DİNİ NİKAHIN TAZELEMESİ GEREKLİ MİDİR?

Geçerli bir şekilde kurulmuş ve devam eden bir evlilikte nikâhın belirli aralıklarla yenilenmesi zorunlu değildir. Zira nikâh, zaman geçtikçe eskiyen veya kendiliğinden geçerliliğini kaybeden bir akit değildir. Bir çiftin on yıl, yirmi yıl veya elli yıl evli kalması, nikâhlarının yeniden kıyılmasını gerektirmez. İslam fıkhına göre, bir kez usulüne uygun olarak kıyılan nikâh, boşanma gibi geçerliliğini ortadan kaldıran bir durum yaşanmadığı sürece devam eder. Bununla birlikte, eşlerin manevi bir rahatlama veya gönül huzuru için ihtiyaten (tedbir amaçlı) nikâhlarını yenilemeleri, gerekli şartlara uygun biçimde yapıldığı takdirde caiz görülebilir. Ancak bu durum, dinin zorunlu kıldığı bir uygulama olarak algılanmamalı ve bu şekilde lanse edilmemelidir.

CAMİLERDEKİ TOPLU NİKAH TAZELEME UYGULAMASI GEÇERLİ Mİ?

Bazı camilerde namazların ardından cemaatle birlikte “nikâh tazeleme duaları” yapıldığı görülmektedir. Bu uygulamanın iki ayrı açıdan değerlendirilmesi gerekir. Birincisi, yapılan şeyin yalnızca bir dua ve Allah’tan bağışlanma dileme niteliğinde olması durumudur. Bu durumda, yapılan dua yeni bir nikâh akdi anlamına gelmez. İkincisi, gerçekten yeni bir nikâh akdi yapılması gerekiyorsa, bunun ilgili tarafların karşılıklı irade beyanı (icap ve kabul) ve şahitlik gibi temel şartlara uygun olarak gerçekleştirilmesi şarttır. Dolayısıyla, cemaatin topluca el açarak dua etmesi, şartları eksik olan veya sona ermiş bir evliliği kendiliğinden yeniden kurmaz; zira nikâh, açık bir irade beyanı ve şahitlerle yapılan resmi bir sözleşmedir.

DİNİ NİKAH HANGİ DURUMLARDA YENİDEN KIYILIR?

Nikâhın yenilenmesinin gündeme geldiği önemli durumlardan biri, boşanmanın (talâkın) gerçekleşmiş olmasıdır. Ancak burada boşanmanın türü ve sayısı son derece önemlidir. Örneğin, birinci veya ikinci ric‘î (dönüşlü) talâk sonrasında, iddet süresi içerisinde eşlerin yeniden bir araya gelmesi belirli şartlarla yeni nikâh yapılmadan mümkün olabilir. Ancak iddet süresi sona ermişse veya bâin (kesin) talâk söz konusuysa, eşlerin yeniden evlenmesinin mümkün olduğu durumlarda yeni bir nikâh akdi kıymaları gerekebilir.

Özellikle üç boşama hükmünün gerçekleştiği (büyük bain talâk) durumlarda ise, eşlerin yalnızca yeniden nikâh kıydırarak evliliklerine dönmeleri mümkün değildir. Bu durumun kendine özgü ayrı fıkhi hükümleri bulunmaktadır. Bu nedenle, ‘Boşanma sözü söylendiyse hemen nikâh tazeleyelim, mesele çözülsün’ gibi bir anlayış, İslam fıkhına göre doğru ve yeterli değildir. Her durumun kendi özelinde, dini ilimlere vakıf kişilerden bilgi alınarak değerlendirilmesi gerekmektedir.