Hinginar, İMSAD’da panel yönetti
Dilovası GEBKİM’de üretimlerine başlayan Türk Ytong yönetim kurulu başkanı aynı zamanda, Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (İMSAD) geçmiş dönem başkanı , Fethi Hinginar, Türkiye İMSAD’ın geleneksel hale getirdiği, 2019’un ilk ‘Gündem Buluşmaları’ panelinde moderatörlük yaptı.
‘Fırtınalı Havada Dümende Olmak’ başlıklı oturumun açılış konuşmasını Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi Erdoğan yaptı. Panelde konuşmacı olarak yer alan TİM Genel Sekreteri Prof. Dr. Kerem Alkin ile Türkiye İMSAD Ekonomi Danışmanı Dr. Can Fuat Gürlesel, ekonomi ve sektöre ilişkin değerlendirmelerini aktardı. ‘Fırtınalı Havada Dümende Olmak’ başlıklı oturumun konuk konuşmacısı ise Sabancı Holding CEO’su Mehmet Göçmen oldu.
KUR BÜTÜN DENGELERİ BOZDU
İnşaat malzemesi sanayicileri ve iş dünyasından isimlerin büyük ilgi gösterdiği Gündem Buluşmaları’nda, sektördeki son gelişmeleri aktaran Türkiye İMSAD Yönetim Kurulu Başkanı Ferdi Erdoğan, 2018 yılında üretim, yatırım ve istihdamda yaşanan düşüşlerin en önemli nedeninin kur artışı olduğunu belirterek, “Arz dengesinin bir tarafında kur, diğer taraflarında maliyet ve fiyat var. Kurlar Ağustos 2018’den itibaren çok artınca girdi maliyetleri arttı. Maliyetler fiyatları yükseltti. Sonuç olarak, yükselen fiyatlar enflasyonu, enflasyon faizleri artırdı. Faizlerin artması talebi, üretimi ve yatırımı düşürdü. Yatırımın düşmesi de işsizliği artırdı. Bir anda yüzde 14,5’lere çıkan bir işsizlik oranı oldu” diye konuştu.
YAPILMASI GEREKEN KONSOLİDASYON
Katılımcılarla deneyim ve görüşlerini paylaşan konuk konuşmacı Sabancı Holding CEO’su Mehmet Göçmen, Türkiye ekonomisinin makro-ekonomik gerekçeler ve enerjide dışa bağımlılık, düşük katma değer üretimi gibi yapısal sıkıntılar nedeniyle zorlu dönemler yaşadığını belirterek, işletmelerin bu zorlu dönemden çıkabilmesi için birleşmesi gerektiğini vurguladı. Mehmet Göçmen, şunları söyledi: “Bütün sektörlerde, özellikle inşaat malzemeleri sektöründe bence yapılması gereken şey konsolidasyon… Birleşerek daha büyük güçler yaratıp bunları fonlamaya çalışmak, kısa vadede daha doğru hareket olur. Orta ve uzun vadede dünyanın bu yeni kutuplaşmasını okumak lazım. Dünyadaki ticari kutuplaşmanın Türkiye’ye sağlayacağı çok fazla avantaj var. Nasıl Sabancı Holding, rahmetli Sakıp Bey zamanında Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne girmesiyle bir sürü Japon şirketini Türkiye’ye çekip ortak yatırım yapıp onların Avrupa’ya girmesini kolaylaştırdıysa, buna benzer proaktif planlamalar yapabiliriz. Ben ona ‘know-how, know-who ortaklığı’ diyorum. Biz ortaya ‘know-who’yu koyduk, yani kimi tanıdığımızı koyduk. Onlar da işi biliyorlardı. Bu ikisini bir araya getirdik bir sürü başarılı ortaklıklar yaptık. Bunların bir kısmı hala devam ediyor.”
