Hünkar’a Okmeydanı akıbeti mi?


Bir çok kişi İstanbul’da ki Okmeydanı’nı sadece meydan olarak bilir. Oysa ki Fatih’in mirası olan Okmeydanı tarih içinde kimliğini kaybetti. Bu yüzden Hünkâr Çayırı’da Okmeydanı’nın uğradığı akıbete uğramamalı.


Hünkar’a Okmeydanı akıbeti mi?

Fatih Sultan Mehmet’in yadigarı tarihi Hünkar Çayırı’nın Erzincanlılar Vakfı’na devredilecek olmasıyla başlayan tartışmalar, bu alanın talan edilip yok olma tehlikesini de beraberinde getirdi.  Tarihçiler başta olmak üzere şehir plancıları gidişatın İstanbul’un şu an gözde kentlerinden olan Okmeydanı’nın tarihteki acı akıbetine benzer şekilde bir son beklediğini belirtirken, bu arazinin bir tarih ve kültür alanı olarak kullanılması gerektiğini belirtiyorlar.

OKMEYDANI’NDA NE OLMUŞTU

Fatih Sultan Mehmed Han’ın İstanbul’da Kurduğu İlk eser olan Okmeydanı,

meydân-ı âdap, yani edep meydanı olarak biliniyordu. Bu yüzdendir ki semte o dönemler abdestli olarak ve besmeleyle girilirdi. İstanbul muhasarası esnasında, gemiler Haliç ,e indirilirken, Fatih Sultan Mehmed Han’ın otağı bir müddet Kasımpaşa sırtlarında kurulmuştu. Sultan, fetihten hemen sonra, askerlerin savaş hazırlıklarının sürdüğü ve teşkilatlandığı bir yer olması sebebiyle, buraya büyük bir ok meydanı yapılmasını istemiş. Bugün, Okmeydanı ismiyle bilinen bu büyük arazi, asırlar boyunca usta kemankeşlerin (okçuların), namdar pehlivanların yetiştiği önemli bir talim sahası olmuştu.Sınır taşlarıyla belirlenen Okmeydanı’na herhangi bir tecavüzde bulunulması; su yolu, mezarlık, bağ- bahçe yapılması bizzat Fatih Sultan Mehmed Han tarafından yasaklanmıştı. Bu yasağa uymayanlar Galata kadısı tarafından cezalandırılmıştı. Okmeydanı’nın bu kaideleri asırlar boyunca devam etmiş ve birçok menzil ve nişan taşları dikilen meydan, İstanbul’un da ilk düzenli eğitim kompleksi olmuştu.

FATİH’İN MİRASI İMAR TALANINA UĞRADI

Okmeydanı, Fatih Sultan Mehmet ‘in İstanbul’u kuşattığında ”karargâh alanı” olarak kullandığı, sonra da ”okçuluğun gelişmesi” için okçulara vakfettiği, yüzlerce yıl da oklarını en az 1200 adıma atan sultanların ve sporcuların anısına dikilen tarihi ”menzil taşlarıyla” donatılan bir alan…Her biri ayrı ayrı kültür ve tarih mirası ”anıt” değeri taşıyan bu menzil taşlarının 1950’lere kadar 132 adedi gelmişti… O gün bugün yapılaşma ve imar oyunları ile tahribata uğrayıp bugün 55 tanesi ayakta kalabilmiş. Bunların çoğu da kaçak yapıların aralarına ya da arka bahçelerine sıkışmış durumdalar. Bazıları ise aynı binaların ”taşıyıcı dikmeleri” ya da ”çamaşır ipi direği” işlevi görüyorlar.

HÜNKAR ÇAYIRINI AYNI SON MU BEKLİYOR?

Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethettiğinde fetih merkezi, Okmeydanı’nın olduğu alandır. Fatih Sultan Mehmet Vakfı’nın kurulduğu merkez de Okmeydanı’dır.

Burada bulunan milyonlarca metrekarelik vakıf arazileri maalesef elden çıkartılmıştır.Tarihi değeri olan vakıf arazileri, rant uğruna yapılaşma, imar, sosyal donatı adı altında elden çıkartıldı. Okmeydanı’ndaki vakfa ait araziler, özel şahıslara tapu verilerek dağıtıldı. Fatih Sultan Mehmet’in mirası Okmeydanı’nı,  yüksek plazalar ve iş merkezleri ile  siluetini bozup, bu kenti talan ettiler.1987 yılında yapılan imar değişikliği ile Okmeydanı ve çevresi yeni sanayi sitelerinin merkezi durumuna getirildi. Tarihi alanlar bu tarihten sonra talan edildi. 50 bine yakın esnaf Okmeydanı ve bölgeye yerleştirildi. Şimdi, bu ”tarihi yutan” yapılaşma  vakıf arazileri ve şahısların üzerine tapulanan anıt eserler, aynı pazarlamada hem vakfın hem de ”devletin” elinden çıkıp gitmiş oldu. Şimdi Çayırova’da bulunan tarihi Hünkar Çayırı’nın elden çıkartılması sonrası aynı son burası için de geçerli olup olmayacağı merak konusu.

Hünkar Çayırı ile ilgili görüş belirten bir çok mimar, şehir plancısı ve tarihçi buradaki toplam 1.5 milyon arazinin zaman içerisinde fabrika alanı, liman işletmesi ve vakıf üniversitesi adı altında elden çıkartılacağı ve bu arazilerin rant projeleri ile elden çıkartılacağını belirtiyorlar.

Hünkar’a Okmeydanı akıbeti mi?Hünkar’a Okmeydanı akıbeti mi?