Anasayfa > Genel  >  Kurban kesmenin önemi!

Kurban kesmenin önemi!


Zilhıcce ayının onuncu, on birinci ve on ikinci günlerinde ibâdet ve Allah'a yakınlık niyeti ile kesilen dört cins hayvana (deve, manda-sığır, koyun ve keçi) Kurban denir.


Zarûrî ve aslî ihtiyaçlarından ve varsa borçlarından başka, nisâb miktarı malı olan her Müslüman’a senede bir kere Kurban Bayramı günlerinden birinde Kurban kesmek vâcibdir.
 
       Dînin şeâirinden (yerine getirilmesi gereken önemli vazifelerden biri) ve kulu Allah’a yaklaştıran önemli bir mâlî ibâdet olan Kurban, yalnızca ümmet-i Muhammed’e mahsûs bir vecîbe de değildir.
        Dînin (hükümlerinin) vâzıı ve (şerîatın) sâhibi  olan Cenâb-ı Hakk (c.c.) bu hususta şöyle buyuruyor.
       “Biz her ümmet için, kendilerine rızık olarak verdiğimiz dört ayaklı hayvanlar üzerine (yalnız) Allah’ın adını anarak Kurban kesmeyi meşrû’ kıldık. (Gönderdiğimiz her Peygaberin (aleyhimüs-selâm) şarîatında  ve  onlara indirdiğimiz hükümler arasında  o Peygamberin ümmetlerinden yapmalarını istediğimiz vazifelerden biri de Kurban kesmeleri olmuştur.)  Sizin (hepinizin) İlâhınız bir tek İlâhtır. O halde hepiniz  O’na teslim (Müslüman) olun.
(Habîbim), Sen mutî’ ve mütevâzî’ olanları (Allahın  hükümlerine, Senin Allah tarafından getirip tebliğ ettiğin emirlerine saygılı  olanları, Dînin hükümleri karşısında teslim olup kibirlenmeyenleri Cennet ile) müjdele.  (El-Hac: 34)
        (Habîbim), Biz Sana, hakîkaten kevseri verdik. O halde Rabbin için Namaz (Kurban Bayramı Namazını) kıl ve Kurban kes!. Doğrusu Sana (ebter diyerek) düşmanlık eden, kendisi ebterdir.(nesli kesilmiştir).  (El-Kevser: 1-3)
 
ALLAH’IN KİTÂBINDA KURBAN İBÂDETİ
         Arab lisânında “Udhıyye”, Farsça ve Urduca’da “Qurbânî”,  Türkçe’de “Kurban” olarak bilinen bu mâlî ibâdet; Allah’ın Kitâbı Kur’ân-ı Azîmüşşân’da; “Hedy”, (Bakara: 196) “Kurban”, El-Mâide: 27, “Nüsük”, (En’âm: 162) “Mensek”, (El-hac: 34, 67), Büdn, (El- Hac: 36) Zibh, (Es-Sâffat: 107), “Karrab”, (Ez-Zârıyât: 27), “Nahr” (El-Kevser: 2) kelimeleri ile zikredilerek ifâde ve beyân buyurulmuştur.
          İnsanlık tarihi boyunca her ümmete emredilmiş olan Kurban; Dînî, ahlâkî, ictimâî bir çok hikmet ve faydalar için emredilmiş büyük bir teslîmiyet, Allah-ü Teâlânın verdiği ni’metlere bir şükür, belâ ve musîbetlere karşı bir kalkan ve Allah yolunda önemli bir fedâkarlıktır.
 
KURBAN KESİNLİKLE BİR HAYVAN KATLİAMI DEĞİLDİR
         Bazılarının iddia ettiği gibi, Kurban kesinlikle bir hayvan katliâmı olmayıp, şahsın menfeati yerine cemiyet (toplum) menfeatini gözeten ve koruyan bir ictimâî vazîfe ve (maalesef) ihmal edilen önemli bir vecîbe ve mâli ibâdetdir.
İnkar edilemez bir gerçektir ki, dünya üzerinde her gün çok sayıda hayvan kesiliyor. Ancak bunlardan yalnız maddî imkânı olanlar faydalanabiliyor. Kurban Bayramı’ndaki etlerden ise fakirler de istifâde etmektedir.
         Binâenaleyh; kendi zevkleri için her gün çok sayıda hayvanın kesilmesini çok görmeyenlerin, yılda bir kere Allah için ve insanların, özellikle de fakir ve muhtac insanların da faydasına Kurban kesilmesini çok görmeleri, kesinlikle  insaflı ve kabul edilebilir bir tavır değildir.
         Böyle bir tesbiti yaptıktan sonra, altını kalın çizgilerle çizerek ifâde edelim ki; Yüce Allah’ın emrettiği, Hazreti Peygamber’in (s.a.v.) bil-fiil ifâ ettiği bir ibâdet; farz da olsa, vâcib te olsa, sünnet de olsa onu ihmal etmemek lazımdır.
Allah’a ve âhiret gününe inananlara yakışan; Kurban kesmemek için bahâneler aramak yerine, Kurban kesmek için çâreler bulmak ve Bayram günlerinde Allah’a karşı en sevimli ibâdet olan Kurban vazifesini yerine getirmeye çalışmaktır.
         Üzülerek şâhid olmakta bulunduğumuz üzere, bazı İslâm ülkelerinde, hatta güzel vatanımız Türkiye’de de bazı bölgelerde kurban ibâdeti sünnet diye, (farz değil ya, kesilmese de olur! gibi küçümseme ifâde eden düşüncelerele) ihmal ediliyor.
         Allahü â’lem, (gerçek sebep ve hikmetini Yüce Mevlâ bilir  amma) bundan dolayı da oralardaki sıkıntılar bir türlü bitmiyor, oluk oluk Müslüman kanları akıyor, yavrularını karatoprağa veren anaların göz yaşları dinmek bilmiyor!…
         Her ibâdetde olduğu gibi, Kurban ibâdetinin de önemini bihakkın idrâk eden, ârif-i billah, âmil bi ahkâmillah olan İslâm âlimleri buyurmuşlardır ki; Eğer bir insan, hâli vakti müsâit olup da Kurban kesmezse, muhakkak ki o adamın ya kendisinden veya çoluk çocuğundan veyahut da malından, ticaretinden, servetinden ve varlığından mutlaka bir kan (en hafif şekli ile, mutlaka o sene içerisinde Kurban bedelinden çok fazla bir tedâvî ve benzeri masraf ) çıkar.
         Bilmek gerekir ki; Kurbanın maddî ve manevî olmak üzere pek mühim faydaları vardır. Ksaca ifâde etmek gerekirse;
Gazab-ı İlahîyi söndürür.
Rızâ-ı İlahîyi celbeder.
Kurban’da çoluk çocuk ve fakir-fukara için umumi bir maslahat ve mutlak bir menfaat vardır.
Çok kurban kesilen bir memlekette harb olmaz.
Kurban Bayram’ında aff-ı umûmi tecelli eder.
(Kurban kesmeyen) Allahsızların (Allah’a  inanmayanların) sonu intihardır. Kendi kendilerini katlederek ebedî cehenneme yuvarlanır giderler.
        Allah’ın  Rasûlü  Peygamber Efendimiz Muhammed Mustafa (s.a.v.): Kurban kesmekle mükellef yani üzerine borç olduğu halde, Kurbanı önemsemeyerek kesmeyenleri çok şiddetli bir şekilde uyarmış ve  “Kimin için (mal) genişliği olur da kurban kesmezse, sakın bizim namazgâhımıza (Müslümanım diye bizim Cami’lerimize) yaklaşmasın.” buyurmuştur.
         Allah’ın Rasûlü’nün (s.a.v.) bu ifadeleri Kurban kesmesi icabettiği halde, önemsemeyerek kesmeyeneler hakkında gerçekten ağır bir tehdittir ki, Kurban ibâdetinin ne kadar önemli olduğunu da açık olarak göstermektedir.
 


Sıradaki Habere Kaydır