TÜBİTAK, Bakan Özlü’nün radarında!
TÜBİTAK AR-GE’NİN İLK ADRESİ OLACAK
Değişen koşullara, taleplere, ihtiyaçlara göre TÜBİTAK’ın yeniden yapılandırılmasını gündeme aldıklarını ifade eden Özlü, “TÜBİTAK’ın bütün birikimini, 2023 hedeflerimize bizi ulaştıracak olan ‘teknoloji atılımı’ için seferber edeceğiz. Tüm bunları yaparken, TÜBİTAK’ın özerk yapısını koruyacağız. TÜBİTAK’ı, kamu kurumlarının tüm Ar-Ge projelerinin, en temel paydaşı olarak tasarlayacağız. TÜBİTAK, Ar-Ge’nin, araştırmacıların ve bilim insanlarının ilk adresi olacak. Sadece TÜBİTAK’tan değil, üniversitelerden, teknoloji geliştirme bölgelerinden ve özel sektörden büyük beklentilerimiz vardır çünkü, bizi geleceğe taşıyacak olan en önemli enstrümanın, bilim ve teknoloji olduğunu biliyoruz. Ülkemize; bilim ve teknoloji alanında sıçrama yaptıracak olan bütün kurumlarımızın, uyum içinde hareket etmesini istiyoruz.” dedi.
PAROLA 7/24 BİLİM VE TEKNOLOJİ
Özlü, Türkiye’nin büyük hedefleri ve idealleri bulunan bir ülke olduğunu, bu nedenle her türlü gücün temelini oluşturan bilgiyi çöpe atamayacaklarını belirterek, “Böyle bir tercihimiz, böyle bir lüksümüz, tembellik yapmak, ağırdan almak, zamana yaymak gibi bir lüksümüz yoktur, olamaz. Özellikle bilimde ve teknolojide elimizi çabuk tutmak, hızlı davranmak ve sonuç odaklı hamleler yapmak zorundayız çünkü hepimiz biliyoruz ki bilim, tembelliği affetmez. Bilimsel üretimin ve teknolojik gelişimin, hafta sonu tatili olmaz. Bu nedenle mesai saatleriyle sınırlı bir bilimsel çalışma anlayışını, elimizin tersiyle iteceğiz. Parolamız, 7/24 bilim, 7/24 teknoloji olacak. Daha az bürokrasi, daha çok bilim anlayışına, dört elle sarılacağız.” şeklinde konuştu.
AR-GE Vİ İNOVASYONDAN KAÇAMAYIZ
Ar-Ge ve inovasyonun sanayinin beyni olduğunu, bugün uluslararası piyasalarda rekabet edebilme gücünün en önemli göstergesinin Ar-Ge yatırımları olduğuna işaret etti. Bugün ülkemizde bin 37 Ar-Ge ve tasarım merkezi, 76 teknoloji geliştirme bölgesi olduğunu da sözlerine ekleyen Özlü, konuşmasını şöyle sürdürdü:
“Dünyada söz sahibi olan birçok firma, satış gelirlerinin yüzde 5 ile 15’i arasındaki kısmını, Ar-Ge harcamalarına ayırmaktadır. Dolayısıyla Ar-Ge’den, tasarımdan ve inovasyondan kaçamayız. Aksine, tüm bu kavramları kucaklamak zorundayız. Türkiye, dış ticaret açığını daha çok Ar-Ge, daha çok inovasyon, daha çok tasarım ve daha çok markalaşma ile kapatacak potansiyele sahiptir. Ar-Ge ve inovasyon yatırımlarımızı artıracak, bunları dünya standartlarına çıkaracağız. Hiçbir surette teknolojiye, bilişime, yazılıma, Ar-Ge’ye, inovasyona, tasarıma yatırım yapmaktan geri durmayacağız.”